Bir grup Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) öğrencisi, geçici öğretmenlerin kadro sorununa çözüm arayışlarının yeni mağduriyetler yaratmadan, akademik standartları ve mesleki niteliği koruyacak şekilde yürütülmesini istedi.
Öğrenciler, Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararın bu çerçevede değerlendirilmesi ve eğitim camiasındaki tüm paydaşların karara saygı göstermesinin önemli olduğunu belirtti.
Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan bir grup AÖA öğrencisi, uzun bir çalışma sürecinin ardından sınav ve mülakatla girdikleri akademiden mezun olduktan sonra yeniden sınava girerek kadrolandıklarına işaret edilerek, "Nitelikli bir öğretmen yetiştirmeyi amaçlayan bu uzun ve kapsamlı eğitimin, kısa süreli pedagojik programlar ya da sertifika uygulamalarıyla karşılaştırılmasının sağlıklı olmadığı" ifade edildi.
Açıklamada, öğretmen adaylarının, akademik yaşamları boyunca yoğun bir eğitim programına tabi tutuldukları, ikinci sınıftan itibaren ilköğretimde sınıf içi gözlem ve uygulamalar yaptıkları, ayrıca sınıf içi ve sınıf dışı görevler üstlendikleri, projeler ürettikleri ve tez hazırladıkları belirtildi.
Akademi çıkışlı öğretmenlerin mesleğe başlamadan önce sınıf yönetimi, ölçme-değerlendirme ve öğrenci yaklaşımı gibi alanlarda donanımlı şekilde yetiştirildiği, geçici öğretmenlik yapan birçok kişinin ise bu deneyimleri görev sırasında edinmek zorunda kaldığı kaydedildi.
Atatürk Öğretmen Akademisi mezunu olmayan kişilerin, Akademi mezunları ve halen Akademide eğitim alan öğretmen adaylarıyla aynı statüde değerlendirilmesinin, AÖA öğrencileri açısından soru işaretleri yarattığı ifade edilen açıklamada, çözüm arayışlarının yeni mağduriyetler yaratmadan, akademik standartları ve mesleki niteliği koruyacak şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararın bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, eğitim camiasındaki tüm paydaşların karara saygı göstermesinin sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli olduğu kaydedildi.






