Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, fiber altyapı projesi etrafında büyüyen tartışmaları “bir kaşık suda fırtına koparma” sözleriyle değerlendirdi. Eleştirilerin büyük bölümünün “işin gerçeği bilinmeden” yapıldığını savunan Arıklı, muhalefetin konuyu hükümete ve Türkiye’ye karşı siyasi bir araç haline getirdiğini ileri sürdü.
Kıbrıs Postası TV’de Gökhan Altıner’in sorularını yanıtlayan Arıklı, Türkiye ile imzalanan fiber optik protokolüne ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
“Neyi peşkeş çektik?”
Projeyi üstlenecek şirketin, Telekomünikasyon Dairesi’nin mevcut altyapısını kuran ve KKTC’yi dünyaya bağlayan Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir şirket olduğunu belirten Arıklı, Türk Telekom’un 1993’ten bu yana verdiği hizmetler karşılığında 48 milyon dolar alacağı bulunduğunu, buna rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme talebinde bulunmadığını söyledi.
“Neyi peşkeş çektik?” diye soran Arıklı, Telekomünikasyon Dairesi’nin mevcut görev ve gelirlerinin devam edeceğini, şirketin ise halihazırda bulunmayan fiber altyapıyı kurarak 25 yıl işleteceğini, sürenin sonunda altyapının devlete devredileceğini kaydetti.
“KKTC’ye çivi çakılmasın istiyorlar”
Fiber teknolojisinin öneminin yeterince bilinmediğini savunan Arıklı, Güney Kıbrıs’ın fiber projesini beş yıl önce tamamladığını, bilişim sektöründe 15 bin gencin istihdam edildiğini ve 2024 yılında yaklaşık 3 milyar dolarlık gelir elde edildiğini ifade etti.
KKTC’nin 2025 yılı toplam ihracatının 180 milyon dolar seviyesinde kaldığını belirten Arıklı, üç gencin geliştirdiği bir yazılım oyununu 1 milyar dolara satabildiğini örnek göstererek bilişim sektörünün potansiyeline dikkat çekti.
Dünya genelinde bilişim sektörünün 2025’te 750 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını, 2033’te ise 1,5 trilyon dolara çıkmasının öngörüldüğünü kaydeden Arıklı, “Fiber Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğidir” dedi.
“Anayasaya aykırıysa kararı Mahkeme versin”
Projeye yönelik “anayasaya aykırılık” iddialarına da değinen Arıklı, hukukçular arasında görüş ayrılığı bulunduğunu söyledi. Nihai kararı Anayasa Mahkemesi’nin vereceğini belirten Arıklı, protokolün yürürlüğe girdiğini, Cumhurbaşkanı’nın imzasının ardından Resmi Gazete’de yayımlanacağını aktardı.
Ek protokol için Türk Telekom yetkililerinin birkaç gün içinde adaya geleceğini ifade eden Arıklı, metindeki muğlak ifadelerin netleştirileceğini kaydetti.
“Muhaberesiz muharebe olmaz”
İhaleye çıkılmaması yönündeki eleştirilere yanıt veren Arıklı, haberleşmenin stratejik bir alan olduğunu ve yabancı şirketlere bırakılamayacağını savundu. KKTC’nin ateşkes düzeni üzerine kurulu bir devlet olduğunu dile getiren Arıklı, iletişim altyapısının devlet kontrolünde kalması gerektiğini söyledi.
Uluslararası ihaleye çıkılması halinde stratejik risk doğabileceğini öne süren Arıklı, Türk Telekom’un mevcut internet altyapısını sağladığını ve projeye Cumhurbaşkanı talimatıyla dahil edildiğini belirtti.
Fiberin eve kadar ulaştırılmasında ısrarcı olduklarını dile getiren Arıklı, ana omurganın Telekomünikasyon Dairesi’nin kontrolünde kalacağını, Türk Telekom’un bu omurgaya 27 ila 30 milyon dolar yatırım yapacağını açıkladı.
“Bir yılda tamamlamak istiyoruz”
Yerli firmalarla konsorsiyum oluşturma girişiminde bulunduklarını ancak süre ve finansman konusunda anlaşma sağlanamadığını belirten Arıklı, projenin bir ila bir buçuk yıl içinde tamamlanmasını hedeflediklerini, yerli girişimin ise yedi yıllık bir takvim önerdiğini söyledi.
Ana omurga yatırımı için gerekli yaklaşık 30 milyon doların devlet tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını ifade eden Arıklı, Türk Telekom’un ayda 300 bin haneye fiber ulaştırdığını ve projeyi kısa sürede tamamlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu sözlerine ekledi.