Bağımsız Milletvekili Hasan Tosunoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran savaşı ve bölgedeki gerilimin ülke üzerindeki etkileri üzerinden hükümete ve Meclis kararlarına eleştiriler yöneltti.
Tosunoğlu, uzun süredir Orta Doğu’da devam eden gerilim ve İran merkezli savaşın ekonomik ve toplumsal sonuçlarının gündemde olduğunu hatırlatarak, hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düzenlemenin de resmi gerekçesinin bu savaş olarak açıklandığını vurguladı.
“Büyük bir çelişki var”
Açıklamasında Meclis çalışmalarının Danışma Kurulu kararıyla askıya alınmasını eleştiren Tosunoğlu, bu durumu “büyük bir çelişki” olarak nitelendirdi. Savaş gerekçesiyle bazı düzenlemelerin gündeme getirildiğini ancak uzlaşı sağlanamayınca Meclis’in devre dışı bırakılmasının samimiyet tartışmalarını beraberinde getirdiğini ifade etti.
“Savaş varsa Meclis daha çok çalışmalı”
Tosunoğlu, “Eğer savaş ülkemizi etkiliyorsa, böyle bir zamanda Meclis kapatılabilir mi?” diyerek şu görüşleri dile getirdi:
Savaşın sadece hayat pahalılığıyla sınırlı bir etkisi olmadığını,
Toplumsal ve ekonomik sorunların geniş kapsamlı ele alınması gerektiğini,
Bu süreçte Cumhuriyet Meclisi’nin aktif şekilde çalışmasının zorunlu olduğunu belirtti.
“Siyasete güven zedelenir”
Siyasetin sorunları çözmek yerine ertelemesinin toplumsal güveni zayıflatacağını ifade eden Tosunoğlu, bu yaklaşımın halkın siyasete olan inancını daha da sarsacağını söyledi.
Ateşkes vurgusu: “Fırsat olabilir”
Açıklamada, İran savaşının ateşkes sürecine girme ihtimaline de dikkat çekilerek, bunun politikaların yeniden gözden geçirilmesi için bir fırsat yaratabileceği belirtildi. Tosunoğlu, savaşın askıya alınması durumunda mevcut yasa tasarılarının gerekçelerinin ortadan kalkabileceğini ifade etti.
“Tek uzlaşı Meclis’i kapatmak olmamalı”
Tosunoğlu, iktidar ve muhalefetin ortak sorumluluk taşıdığını vurgulayarak, şu ifadelerle açıklamasını tamamladı:
“Böylesine bir ortamda, tek uzlaşının ‘Meclis’i kapatmak’ olması siyasetin büyük bir ayıbıdır.”
Tosunoğlu, toplumsal tansiyonun düşürülmesi için uzlaşı, diyalog ve yapıcı adımların öncelik olması gerektiğini kaydetti.






