Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, Kanal T’de yayımlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programında gündemi değerlendirdi.
Baybars, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde attığı adımların Kuzey Kıbrıs ekonomisine ve özellikle gayrimenkul sektörüne darbe vurmayı hedeflediğini söyledi.
Güney’de 2005 yılından beri yürürlükte bulunan, taşınmaz malların sahibinin izni dışında kullanılması veya satılmasını suç sayan düzenlemenin, Kuzey’de gayrimenkul piyasasının büyümesinin ardından siyasi bir araç haline getirildiğini belirtti.
Fransa’da verilen iade kararı ile Europol üzerinden tutuklama emirlerinin uygulanabilmesinin, sektörde çalışan yabancılar ve Avrupalı yatırımcılar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Baybars, Kuzey’de de Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin çalıştırılması konusunda gecikmeler yaşandığını kaydetti.
Başvuruların hızla sonuçlandırılması, ödemelerin zamanında yapılması ve takas gibi yöntemlerle malların statüsünün netleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güney’deki sistemin, Kıbrıslı Türklerin bıraktıkları mallar üzerindeki haklarını kullanmalarını zorlaştırdığını söyleyen Baybars; Baf, Larnaka ve Limasol’daki Türk mallarının kamulaştırıldığını, bedellerinin ödenmediğini veya başka yöntemlerle dağıtıldığını belirtti.
Bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdindeki hak arayışının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Konunun Meclis, Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından koordineli şekilde ele alınması gerektiğini belirten Baybars, Interpol ve Europol üzerinden çıkarılan arama emirleri nedeniyle emlakçılar, müteahhitler, tasdik memurları ve avukatlar dahil geniş bir kesimin yurt dışına çıkmakta tereddüt ettiğini söyledi.
Baybars, Taşınmaz Mal Komisyonu Yasası’nın güncellenmesi, komisyona kaynak sağlayacak mekanizmaların kurulması, Güney’deki mal sahipleriyle anlaşmaların teşvik edilmesi ve Kıbrıslı Türklerin Güney’deki haklarını savunacak proaktif politikalar geliştirilmesi çağrısında bulundu.