Benter’den Sonra Vakıflar İdaresi Özünden Tekrardan mı Uzaklaştı?

Abone Ol

Prof. Dr. İbrahim Benter'in (2013–2023) Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürlüğü döneminde kuruma kazandırdığı misyon, klasik bir "vakıf mallarını yöneten kurum" anlayışından daha geniş bir "iyilik odaklı, kültürel mirası koruyan, sosyal sorumluluk üreten ve uluslararası görünürlüğe sahip stratejik vakıf kurumu" yaklaşımına dönüştürülmeye çalışılmıştır.

Benter dönemini tarihi bir efsane haline getiren misyon ve dikkat çekici projeleri aşağıda gibi özetlenebilir:

Yeni misyon / proje

İçeriği

Beklenen katkı

İyilik Medeniyeti (İyilik Hareketi)

Vakıf anlayışının yalnızca mal yönetimi değil; paylaşma, dayanışma, çevreyi koruma ve sosyal sorumluluk temelinde yeniden tanımlanması.

Vakıf kültürünün toplumun her kesimine yayılması

Maraş Vakıf Malları Projesi

Kapalı Maraş'taki vakıf mülkiyetinin tarihsel ve hukuki yönlerinin araştırılması, belgelenmesi ve kamuoyuna anlatılması.

Vakıf haklarının uluslararası platformlarda savunulması

Kadın Vakıfları Araştırmaları

Osmanlı döneminde kadınların kurduğu vakıfların ortaya çıkarılması ve tanıtılması.

Kadınların tarihsel rolünün görünür kılınması

Çevre ve Doğa Projeleri

"İyilik Liderleri" programı, biyolojik çeşitlilik ve çevre koruma çalışmalarına destek verilmesi.

Vakıf anlayışının çevre boyutunun güçlendirilmesi

İyilik Gönüllüleri Projesi

Gönüllülük faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve gençlerin sosyal projelere katılımının artırılması.

Sosyal dayanışmanın geliştirilmesi

Sosyal Yardım Faaliyetleri

Ramazan, eğitim, burs, gıda ve ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım programlarının genişletilmesi.

Sosyal refahın desteklenmesi

Özellikle 1974 sonrası Kıbrıs Türk tarihinde Prof. Dr. İbrahim Benter'in yönettiği (2013–2023) dönem hariç Vakıflar İdaresi sadece Vakıf mallarının korunmasını üstlenen ve toplumun pek ilgisini çekmeyen önemsiz bir kurum izlenimi vermektedir.

Efsanevi olarak nitelendireceğimiz Benter Dönemi, Vakıflar İdaresini tarihsel özüne ve kimliğine büründürerek sosyal asabiyeyi, toplumsal kalkınmayı ve İyilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu ve misyonunu sözde değil özde ön plana çıkararak olağanüstü bir fark yaratmıştır.

Benter, temel insanlık erdemi olan karşılıksız gönülden iyiliği kurumsallaştırmak için geliştirdiği projeyle ‘Vakıflar İdaresi İyilik Gönüllüleri

Benter, sosyal devlet ve sosyal demokrasinin kifayetsiz kaldığı yerlerde imdatta yetişmiştir. Bu dönemde eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel projelerde Vakıflar İdaresi imkanları zorlayarak önemli aktör haline gelmiştir.

Eğitime burs, sağlık problemi yaşayanlara tedavi, gıda, üniforma ve barınma ihtiyacı olanlara destek birimi olmayı öncelikleyen Benter yönetimi, iyiliği ve yardımı siyasi şov malzemesi yapmaktan kaçınmıştır.

Benter’e yakın kişilerden öğrendiğimize göre; yapılan yardımı dellal etmemek için ihtiyaçlı alilere geç saatlerde Benter bizzat gıda kolisi dağıtmıştır. Ayrıca, bizleri duygulandıracak şekilde; Benter, kurum bütçesinin yetersiz kaldığı zamanlarda cebinden çıkardığı son parasıyla dahi ihtiyaçlı kişilere yardım ettiğine tanıklık edenler vardır.

Benter, kurum çalışanlarına yaptığı içten tavsiyede yardıma muhtaç kişilere adeta evlat, kardeş, anne ve baba şefkati göstermelerini salık vermiştir.

Benter’in yardım sever kişiliğine ve temiz yüreğine ben de bizzat şahit oldum. Çanakkale Ortaokulu Emekli Müdürü Emin Özkalp’ın öncülüğünde başlatılan kapalı spor salonu yapma girişiminde Okul Aile Birliği Yönetimi olarak Vakıflar İdaresi’ne kolayca ulaşılmış ve bürokrasiye boğmadan kısa zamanda Benter hatırı sayılır bir yardımda bulunmuştur. Benter’in bilahare başka okulların altyapılarına ve her yıl ihtiyaçlı öğrencilerin üniforma alımına da önemli katkıları olduğu bilgimize gelmiştir.

Benter dönemi sona erer ermez Vakıflar İdaresi’nin hayır kuruluşu, sosyal dayanışma ve iyilik misyonları bütçe veya kaynak yok mazeretiyle maalesef sözde kalmış, Benter zamanında bu alada baş aktörlerden biriyken halen figüran pozisyonunda dahi olamayan Vakıflar İdaresi toplumdan koparak salt vakıf malları bekçiliği kimliğine tekrar bürünmüştür.

Sonuç olarak; yardımlaşmayı ve en önemli insanlık erdemini ön plana çıkaran efsanevi Benter dönemi sona ererek yerini siyaset kurumuna biat eden ve hegemon gruplara başarılı ve tembihli hizmetler sunan Tümer yönetimine bırakmıştır. Öyle ki Vakıflar Benter döneminde siyaset üstü ve iyilik gönüllüğü ana ilkesiyle ve modeliyle bu tarihi kurum idare edilirken kıyaslamalı biçimde bakıldığında gündelik siyasetin gölgesinde kalan sıradan bir kamu kurumu kimliğine gark olmuş bir noktaya taşınmıştır. Benter’i görevden alan siyaset erbabı yerine Tümer’i atarken koyduğu çıta da böylelikle hayata geçirilmiş oldu. Vakıflar gündelik siyasetin emrine girdiğinde bu tarihi kurumun suyunu nasıl kaybettiğini ileride kıyas yapıldığında bu anormal düşüşü rahatlıkla görebileceklerdir.