Berlin seçimleri

Abone Ol

Almanya’daki Berlin eyalet seçimleri Avrupa’daki siyasi eğilimlerin doğrultusunu gösteren ciddi bir örnek oluşturdu.

Seçim sonuçlarının gösterdiği eğilimlerden birincisi, Hristiyan Demokrat ve Sosyal Demokratlara dayalı ana akım siyasetin etkisini iyice kaybetmesi oldu.

Seçimi iki ana akım partisi ile karşılaştırıldığında uçlarda görünen Sol Parti’nin kazanması bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik Sol Parti'nin lideri ve Berlin gibi çok önemli eyaletin başbakanı olacak olan kişinin bir göçmen çocuğu ve Türkiye kökenli olması da anlamlı.

Genelde Avrupa’da özelde onun lokomotif güçlerinden Almanya’da yabancı düşmanı ve ırkçı partilerin yükselişte olduğu şimdiki konjonktürde, bu sonuç Avrupa ve onun eksenindeki ülkeler için bir umut ışığı anlamına da geliyor.

Seçim sonuçlarının gösterdiği eğilimlerden bir diğeri de, Sol Parti’nin kimlik politikası yerine somut konulara odaklanarak başarılı olmasıdır.

Örneğin, Berlin’deki konut arzındaki yetersizliğe ve kira maliyetlerindeki artışa karşı politika üreten Sol Parti, bu konularda çok somut önerilerle seçmen karşısına çıktı.

Aslında seçim sonucu, Berlin eyalet başbakanı ve belediye başkanı olarak göreve başlayacak olan Elif Eralp’e büyük onur yanında büyük sorumluluk da yükleyecek.

Başarılı olursa, hem göçmenler için çok önemli bir rol model oluşturacak, hem de Avrupa’yı kendi değerlerine ters istikamete sürükleyebilecek ırkçı ve yabancı düşmanı partilerin çekim alanından kurtarabilecek.