Kıbrıs

Besim'den Sağlık Bakanlığı’na: Tüp bebek iddiaları görmezden gelinemez

Abone Ol

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Filiz Besim, BBC’nin Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek uygulamalarına ilişkin ciddi iddiaları yeniden gündeme taşıdığını belirterek, Sağlık Bakanlığı’na soruşturma ve denetim süreçleriyle ilgili kamuoyunu bilgilendirme çağrısı yaptı.

Besim, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, BBC’nin Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek uygulamalarıyla ilgili çok ciddi iddiaları bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdığını ifade etti.

Daha önce de bazı ailelerin, seçtiklerini düşündükleri sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin kullanıldığı yönündeki iddiaların BBC tarafından yayımlandığını hatırlatan Besim, o dönemde Sağlık Bakanlığı’na söz konusu iddiaların araştırılması, gerekli soruşturmanın başlatılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi çağrısında bulunduklarını belirtti.

BBC’nin konuyu yeniden ve daha geniş kapsamda gündeme getirdiğine işaret eden Besim, Sağlık Bakanlığı’na yönelik şu soruları yöneltti:

“SAĞLIK BAKANLIĞI SORUŞTURMA BAŞLATTI MI?”

Besim, “Sağlık Bakanlığı ilk yayınların ardından herhangi bir soruşturma başlattı mı? İddialara konu merkezlerde denetim yapıldı mı?” diye sordu.

Donör sperm ve yumurtaların kaynağının, ithalatının ve kayıtlarının nasıl denetlendiğini sorgulayan Besim, tedavilerde doğru donörlerin kullanılıp kullanılmadığının nasıl kontrol edildiğinin de açıklanmasını istedi.

Besim ayrıca, İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli ile ilgili mevzuatın öngördüğü kuralların uygulanıp uygulanmadığının etkin biçimde kontrol edilip edilmediğini ve bugüne kadar yapılan araştırma ve denetimlerin sonuçlarının ne olduğunu sordu.

“BUNLAR GÖRMEZDEN GELİNEBİLECEK İDDİALAR DEĞİL”

Söz konusu iddiaların görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Besim, Kuzey Kıbrıs’ta uluslararası standartlarda kaliteli hizmet veren tüp bebek merkezleri ve sağlık profesyonellerinin de bulunduğunu belirtti.

Besim, birkaç merkez veya kişi hakkındaki ciddi iddiaların bütün bir sağlık alanının itibarına zarar vermesini önlemenin yolunun susmak değil, etkin denetim, şeffaf soruşturma ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi olduğunu ifade etti.

“HASTA HAKLARI VE ÜLKENİN İTİBARI KORUNMALI”

Devlet ve Sağlık Bakanlığı’nın hastaların haklarını, işini doğru ve etik biçimde yapan sağlık profesyonellerini ve sağlık kurumlarını, aynı zamanda ülkenin itibarını korumakla yükümlü olduğunu belirten Besim, uluslararası kamuoyuna da yansıyan ciddi iddialar karşısında sessiz kalınamayacağını kaydetti.

Besim, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda kararlı bir duruş sergilemesi, etkin denetim ve gerekli soruşturmaları yapması ve sonuçlarını şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşması gerektiğini vurguladı.

Konunun yalnızca birkaç merkeze ilişkin iddialardan ibaret olmadığını ifade eden Besim, bunun aynı zamanda hasta hakları, sağlık hizmetlerinin güvenilirliği ve ülkenin itibarı meselesi olduğunu belirtti.

Besim'in paylaşımının tamamı şu şekilde:

"BBC, Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek uygulamalarıyla ilgili çok ciddi iddiaları bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.

Daha önce de bazı ailelerin, seçtiklerini düşündükleri sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin kullanıldığı yönündeki iddiaları BBC tarafından yayımlanmıştı. O dönemde Sağlık Bakanlığı’na bu iddiaların araştırılması, gerekli soruşturmanın başlatılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi çağrısında bulunmuştuk.

Bugün BBC konuyu yeniden ve daha geniş kapsamda gündeme getiriyor.

O halde yeniden soruyoruz:

Sağlık Bakanlığı ilk yayınların ardından herhangi bir soruşturma başlattı mı?

İddialara konu merkezlerde denetim yapıldı mı?

Donör sperm ve yumurtaların kaynağı, ithalatı, kayıtları ve tedavilerde doğru kişilere uygulanıp uygulanmadığı nasıl denetleniyor?

İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli ile ilgili mevzuatın öngördüğü kuralların uygulanıp uygulanmadığı etkin biçimde kontrol ediliyor mu?

Ve en önemlisi, bugüne kadar yapılan araştırma ve denetimlerin sonucu nedir?

Bunlar görmezden gelinebilecek iddialar değildir.

Kuzey Kıbrıs’ta uluslararası standartlarda, son derece kaliteli hizmet veren tüp bebek merkezlerimiz ve sağlık profesyonellerimiz de vardır. Birkaç merkez veya kişi hakkındaki ciddi iddiaların bütün bir sağlık alanının itibarına zarar vermesini önlemenin yolu ise

susmak değil; etkin denetim, şeffaf soruşturma ve kamuoyunu doğru bilgilendirmektir.

Devlet ve Sağlık Bakanlığı; hastaların haklarını, işini doğru ve etik biçimde yapan sağlık profesyonellerini ve sağlık kurumlarımızı, aynı zamanda ülkemizin itibarını korumakla yükümlüdür.

Uluslararası kamuoyuna da yansıyan böylesine ciddi iddialar karşısında sessiz kalınamaz. Sağlık Bakanlığı bu konuda kararlı bir duruş sergilemeli; etkin denetim ve gerekli soruşturmaları yapmalı, sonuçlarını şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmalıdır.

Çünkü bu mesele yalnızca birkaç merkeze ilişkin iddialardan ibaret değil; hasta hakları, sağlık hizmetlerimizin güvenilirliği ve ülkemizin itibarı meselesidir"