Denize Düşen Koalisyon Hükümeti ‘Risk Masası’na Sarılmalı!..

Abone Ol

Ülkemizde birçok alanda olduğu gibi hükümet etme ve siyaset biçimi de profesyonellikten uzak acemice yapılmaktadır.

Anavatanı dahi gözlemlemiş olsak hükümetler ve siyasi partiler seçmenin ve kamuoyunun nabzını/algısını devamlı ölçerek hareket tarzı belirlediklerini anlarız. Çünkü, kamuoyundan meşruiyet kazanmayan hükümet icraatları ile seçmenden kabul görmeyen parti politikalarının demokratik sistemlerde kalıcı olması mümkün değildir.

Özellikle Cumhurbaşkanı seçiminden sonra koalisyon hükümetinin içinde bulunduğu meşruiyet krizinin giderek depreştiğini anlamamak için fanusta yaşamamız gerekiyor.

Mevcut koalisyon hükümeti maalesef milli iradenin rızasını yani meşruiyetini o denli yitirmiştir ki; doğru şeyleri dahi yapsa seçmenden onay alması nerede ise imkansızdır. Durum böyle olmasına rağmen, paradoksal bir şekilde hükümet milli iradeden giderek uzaklaşmakta ve iktidarda kalmanın tek çaresi olarak gördüğü malum sınır ötesi güçlere biat ve yaranmanın dozunu artırmaktadır.

Gerek teknokrat ve bürokratların gerekse siyasi partilerdeki kadroların kifayetsizliğinden ötürü hükümet ve özellikle büyük ortak UBP İran savaşıyla ortaya çın krizin önemli bir fırsat yarattığını idrak etmekten aciz durumdadır.

İran krizinin KKTC ekonomisine muhtemel etkileri ve olası önlemleri kestirmek için çok büyük ekonomi bilgisine sahip olmanız gerekmemektedir. Hatta bunları yapay zekaya dahi sorsanız size en önemlilerini aşağıdaki gibi sıralayacaktır:

İRAN ŞAVAŞI KRİZİNİN KKTC EKONOMİSİNE MUHTEMEL ETKİLERİ

ALINABİLECEK TEDBİRLER

1. Enerji Fiyatlarının Artması

Savaş durumunda petrol fiyatları genellikle yükselir. Bunun en önemli nedeni enerji taşımacılığının geçtiği kritik noktalardır. Dolayısıyla KKTC’de görülecek etkiler Elektrik üretim maliyetlerinin artması, Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, Ulaşım ve üretim maliyetlerinde artış ve Genel enflasyondur.

2. Turizm Gelirlerinin Azalması

KKTC ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri turizmdir. Bölgesel savaş veya güvenlik algısı turist sayısını azaltabilir, uçuş maliyetlerini artırabilir ve rezervasyon iptallerine neden olabilir. Bu durum ise otel, restoran ve hizmet sektörünü etkiler.

3. Ticaret ve İthalat Maliyetlerinin Artması

KKTC ithalata bağımlı bir ekonomidir ve ticaret büyük ölçüde Türkiye üzerinden yapılır. Dolayısıyla, savaşın etkileri navlun ve taşımacılık maliyetlerinin artması, ithal ürün fiyatlarının yükselmesi ve bazı ürünlerde arz sorunları şeklinde ortaya çıkacaktır.

4. Enflasyon ve Yaşam Maliyetinin Artması

Enerji ve ithalat maliyetleri yükseldiğinde gıda fiyatları artar, kira ve hizmet maliyetleri yükselir ve yaşam maliyeti artar. Bu durum sosyal ve ekonomik baskı yaratabilir.

1. Enerji Politikası Reformu

Enerji bağımlılığını azaltmak çok önemlidir. Bu açıdan yapılabilecek öneriler güneş enerjisi yatırımlarını artırmak, elektrik üretiminde alternatif kaynaklar kullanmak ve enerji verimliliği programlarını yürürlüğe koymaktır.

2. Turizmi Çeşitlendirmek

Sadece belli ülkelere ve kumar gibi belirli alanlara bağlı turizm yerine sağlık turizmi ve eğitim turizmi gibi yeni türlere yoğunlaşılmalıdır.

3. Stratejik Gıda ve Enerji Stokları

Kriz dönemlerinde kullanılmak üzere temel gıda stokları ve yakıt rezervleri oluşturulabilir.

4. Türkiye ile Ekonomik Koordinasyon

KKTC ekonomisi büyük ölçüde Türkiye ile entegredir. Bu nedenle mali destek programları, enerji tedarik anlaşmaları ve ticaret kolaylıkları önemli rol oynayacaktır.

5. Kamu Maliyesinde Disiplin

Kriz dönemlerinde kamu harcamalarının kontrol edilmesi, bütçe disiplininin sağlanması ve yolsuzlukla mücadele ekonomik istikrarı koruyabilir.

Yukarıdan da anlaşılacağı gibi; İran savaşı KKTC’yi doğrudan değil dolaylı olarak etkiler. En önemli etkiler enerji fiyatları, turizm gelirleri, ithalat maliyetleri ve enflasyon üzerinden ortaya çıkacaktır. Bu nedenle enerji bağımlılığını azaltmak, turizmi çeşitlendirmek ve mali disiplini güçlendirmek en önemli önlemler arasında yer alır.

Birinci paketi geçtiğimiz haftalarda yürürlüğe koyan hükümet esas acı reçete içeren ikinci paketi de gündeme getirmek zorunda kalacaktır. Ancak, meşruiyet sonunu yaşayan hükümetin böylesi bir paketi tek başına kabullendirmeyi bir tarafa bırakın seçmenin artan nefretine mazhar olacaktır. İşte bu noktada çare hükümetin İran savaşının yarattığı fırsatı kullanmasıdır.

Son günlerde basından takip edildiği gibi, krize karşı önlem almak için sektör temsilcileri ‘Kriz Masası

Sonuç olarak; İran savaşı denize düşen koalisyon hükümetine sarılabileceği bir ‘Kriz Masası’ fırsatı yaratmaktadır.

{ "vars": { "account": "G-4YY0F4F3S9" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-1E4JSD5JXZ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }