Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Rum Liderliği’nin Kıbrıslı Rumların Taşınmaz Mal Komisyonu’na (TMK) başvurularını engellemek veya zorlaştırmak için çaba gösterdiği yönünde Güney Kıbrıs basınında yer alan yorumlara dikkat çekti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erhürman, Kıbrıs’taki mülkiyet sorununun kapsamlı biçimde çözülmesinin ancak Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüyle mümkün olabileceğini belirtti. Çözüme kadar geçen sürede ise Kıbrıslı Rumların mülkiyet hakkı iddialarını değerlendirebilecekleri bir mekanizma olarak Taşınmaz Mal Komisyonu’nun oluşturulduğunu kaydetti.
“AİHM tarafından etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildi”
Erhürman, TMK’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından uluslararası hukuka uygun ve etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğini vurguladı.
Komisyonun mevcut koşullarda tek taraflı olarak sürdürülmesinin kolay olmadığını ifade eden Erhürman, uygulamada ortaya çıkan aksaklıkların giderildiğini belirterek, “Taşınmaz Mal Komisyonu’nu daha da hızlı bir şekilde güçlendireceğiz” dedi.
“Güneyde benzer bir mekanizma yok”
Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’ta kalan taşınmaz mallarına ilişkin hak iddialarını değerlendirecek benzer bir mekanizmanın bulunmadığına işaret eden Erhürman, farklı yollarla haklarını aramaya çalışan Kıbrıslı Türklere ise genel olarak Kıbrıs sorununun çözümünden sonrasının işaret edildiğini savundu.
Erhürman, bu noktada TMK’ya yönelik tutumu eleştirerek şu soruları gündeme getirdi:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından uygun bulunmuş Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuru neden engellenmeye çalışılır? Hatta bunun çok ötesine geçilerek, adadaki mülkiyet sorunu ceza hukuku enstrümanlarıyla çözülebilirmiş gibi tek tek bireylerin hürriyetini bağlayıcı sonuçlar doğuracak yollara neden başvurulur?”
“Bu girişimler güvene mi, gerilime mi yol açar?”
Söz konusu uygulamaların iki toplum arasındaki ilişkilere etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, “Bu tip girişimler Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında güvenin tesis edilmesine mi, yoksa gerilimlere mi yol açar? Ve bu şartlar altında hukuk, bireylerin haklarını korumanın mı, yoksa siyasetin mi enstrümanı olur?” ifadelerini kullandı.
Erhürman, konuyu uluslararası toplumdaki muhataplarıyla sürekli gündeme getirdiklerini belirterek açıklamasını, “Bunu, durmadan, bıkmadan, usanmadan, uluslararası toplumdaki tüm muhataplarımıza anlatıyoruz. Anlatmaya da devam edeceğiz. Çok daha fazla, çok daha etkili şekilde…” sözleriyle tamamladı.






