☰
✕
Güney Kıbrıs

Ewa Künzel’in tahliye talebi reddedildi

Abone Ol

Kuzey Kıbrıs’taki Rum mülklerini Alman alıcılara pazarladığı iddiasıyla yargılanan 51 yaşındaki Ewa Künzel’in tahliye talebi reddedildi. Künzel’in avukatı, cezaevi koşulları ve arama uygulamalarının insan haklarını ihlal ettiğini savunuyor.

Alman emlakçı Ewa Künzel, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde hakkında hüküm verilmeden 26 aydır cezaevinde tutuluyor. Hamburger Abendblatt’ın haberine göre, Künzel hakkında başkasına ait taşınmazı gasp etme, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarını içeren 46 maddelik iddianame hazırlandı. Suçlu bulunması halinde 14 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek Künzel, suçlamaları reddediyor.

Künzel’in, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mülklerini sahiplerinin bilgisi ve izni olmadan Alman alıcılara pazarladığı öne sürülüyor. Haberde, 1974’te kuzeyden göç eden Rumların tapularının hâlâ ellerinde bulunduğu, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de son yıllarda bu tür satış iddialarına karşı daha sert adımlar attığı belirtiliyor.

Kefalet teklifi kabul edilmedi

Lefkoşa’daki mahkeme, yaklaşık bir buçuk hafta önce Künzel’in tahliye talebini yeniden reddetti. Künzel’in 300 bin euro kefalet yatırmayı, pasaportunu teslim etmeyi, Lefkoşa’da bir otelde kalmayı ve her gün polise imza vermeyi teklif ettiği aktarıldı. Mahkeme ise kaçma riski bulunduğu gerekçesiyle tahliyeye izin vermedi.

Künzel’in avukatı Soteris Argyrou, müvekkilinin hükümlü bir mahkûmla yaklaşık beş metrekarelik hücrede kaldığını ve doktorun yazdığı bazı önemli ilaçlara erişemediğini öne sürdü. Haberde, Alman Büyükelçiliği görevlilerinin Künzel’e ilaç getirdiği, ancak diplomatların ayrılmasının ardından ilaçların yeniden elinden alındığı iddiasına da yer verildi.

Argyrou, müvekkiliyle gizli görüşme yapamadığını, görüşmelerin kamera ve görevliler tarafından izlendiğini söyledi. İddianamenin Almanca çevirisinin de Künzel’e henüz verilmediğini belirten avukat, bu uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini savundu.

Çıplak arama iddiası

Habere göre Künzel, haftada ortalama üç gün görülen duruşmalara kelepçeli getiriliyor. Bugüne kadar 100’den fazla duruşma yapıldığı belirtilirken Künzel’in, cezaevine her dönüşünde tamamen soyunmaya zorlandığını, köpekle arandığını ve kadın gardiyanlar tarafından muayene edildiğini anlattığı aktarıldı. Künzel’in ayrıca amacı açıklanmayan bir idrar örneği vermek zorunda kaldığını söylediği kaydedildi.

Avukatı, bu uygulamaları “kasıtlı aşağılama” olarak nitelendirdi. Haberde görüşlerine yer verilen hukukçuların, uygulamaların BM İşkenceye Karşı Sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğü belirtildi.

Alman Büyükelçiliği sözlü nota verdi

Hamburger Abendblatt’ın aktardığına göre Alman Büyükelçiliği, 27 Mart’ta Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı’na bir sözlü nota vererek insan hakları ihlali iddialarını protesto etti ve ileride başka adımlar atma hakkını saklı tuttu. Ancak Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı’ndaki bir müsteşarın 14 Ağustos’ta Alman diplomatlara böyle bir notanın alınmadığını söylediği öne sürüldü. Alman Büyükelçiliği’nin ise notanın teslim alındığına ilişkin belgesinin bulunduğu bildirildi.

1894’te İngiliz sömürge döneminde inşa edilen Lefkoşa Merkez Cezaevi, Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) tarafından 1992’den bu yana dokuz kez ziyaret edildi. Haberde, 2025’teki son denetimde koşulların ciddi biçimde kötüleştiği ve CPT’nin cezaevi koşullarını “onur kırıcı” olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Kovuşturmanın, aşırı sağcı ELAM partisinden bir Avrupa Parlamentosu üyesinin şikâyetiyle başladığı belirtildi. Haberde ELAM’ın, yasaklanan Yunan neo-Nazi partisi Altın Şafak’ın Kıbrıs’taki uzantısı olarak tanımlandığı; partinin Mayıs 2026 seçimlerinde yüzde 11 oy alarak mecliste üçüncü sıraya yükseldiği kaydedildi. Bazı gözlemcilerin, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in kimi yasal düzenlemelerde veya Şubat 2028’de yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçiminde ELAM’ın desteğine ihtiyaç duyabileceğini değerlendirdiği ifade edildi.