Ülkede genel grevle yükselen toplumsal gerilim, Meclis’in çalışma takvimiyle daha da derinleşti. Geçen hafta eylemler nedeni ile pazartesi ve Salı günleri toplanamayan Meclis Genel Kurulu ancak Çarşamba akşamı çalışmaya başlamıştı. Bu hafta ise hayat pahalılığıyla ilgili yaslar üzerinde çalışma yapılacağı gerekçesiyle Genel Kurul toplanmadı.
Her hafta yalnızca iki gün toplanan Meclis’te yapılan uzun konuşmaların somut bir sonuca dönüşmediğini düşünen halk, artık umutlarını kaybetme noktasına geldi. Sokaktaki vatandaşın ortak görüşü net:
“Konuşuluyor ama hiçbir şey değişmiyor”
Yasemin CANBAZ- Özel Haber
Kanal T ve Bağımsız Gazete ’ye konuşan vatandaşların sözleri, toplumdaki derin yorgunluğu gözler önüne serdi: “Biz çok konuştuk, hiçbir şey değişmedi. Yorulduk… Artık konuşmak bile istemiyoruz. Konuşursam işimi kaybederim diye korkuyorum.” Bu ifadeler, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda “ifade özgürlüğü” konusundaki kaygıların da arttığını ortaya koyuyor.
Öte yandan bazı vatandaşlar, sendikaların eylemlerini demokratik bir hak olarak değerlendirirken, Meclis’in toplanmama kararına sert tepki göstererek “Konuşmaktan kaçsalar da halk bunları unutmaz” dediler.
Vatandaşlar Milletvekillerinin çok çalışmadığı görüşünde de birleşiyor. Haftada iki gün Meclise gitmekle yorulmayacaklarını da söyleyen vatandaşlar “Asgari ücretle geçinmeye çalışan insanlara baksınlar, onlar yorulmuyor da Milletvekilleri mi yoruluyor” diyerek sitemlerini dile getirdiler.
Halkın ortak kanaati ise şu: Ülkede gündem sürekli değişiyor, sorunlar ise yerinde durmak yerine büyüyor. Geçim sıkıntısı her geçen gün artarken, çözüm üretilememesi toplumsal sabrı tüketiyor.
Sokaktan yükselen son cümle ise; “Halk zaten yoruldu… Şimdi konuşmaktan da yoruldu” oldu.





