Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında ekim ayı sona ermeden en üst düzeyde bir görüşme gerçekleştirileceğini ve Kıbrıs sorununun ele alınacağını açıkladı.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında ekim ayı sona ermeden üst düzey bir görüşme gerçekleştirileceğini açıkladı. Görüşmenin gündeminde Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması ve AB-Türkiye ilişkilerinde ilerleme sağlanması yer alacak.

Brüksel'deki Avrupa Konseyi Zirvesi'nin ikinci gününe katılmak üzere geldiği sırada açıklamalarda bulunan Hristodulidis, söz konusu görüşmenin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in talebi doğrultusunda gerçekleştirileceğini söyledi.

New York'ta yapılan temasların ardından kendisine bu yönde bilgi verildiğini belirten Hristodulidis, gelişmeden memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Hristodulidis, "New York'ta gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, BM Genel Sekreteri ile yaptığımız temasların ve Avrupa kurumlarının başkanlarının Genel Sekreter ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, ekim ayı içerisinde Avrupa Birliği ile Türkiye arasında bir toplantı yapılacağı konusunda dün bilgilendirildim" dedi.

Masada iki önemli başlık olacak

Hristodulidis, AB ile Türkiye arasında yapılması planlanan görüşmede iki temel konunun ele alınacağını belirtti.

Bunlardan ilkinin Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması yönündeki çabalar olduğunu kaydeden Hristodulidis, ikinci başlığın ise AB-Türkiye ilişkilerinde sağlanabilecek olası ilerleme olduğunu söyledi.

Hristodulidis, AB-Türkiye ilişkilerindeki ilerlemenin, üzerinde mutabık kalınan çerçeve temelinde Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına bağlı olduğunu savundu.

Görüşmenin BM Genel Sekreteri'nin talebi üzerine düzenleneceğini yineleyen Hristodulidis, amacın müzakerelerin yeniden başlamasına olanak sağlayacak koşulları değerlendirmek olduğunu ifade etti.

Planlanan toplantının olumlu gelişmelere zemin hazırlayabileceğini belirten Hristodulidis, özellikle Guterres'in temmuz ayında adaya gerçekleştirdiği ziyaretin ardından oluşan diplomatik sürece dikkat çekti.

"Avrupa Birliği öncü rol oynayabilir"

Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunda siyasi iradelerinin açık olduğunu söyleyen Hristodulidis, Avrupa Birliği'nin süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini savundu.

Göreve geldikleri ilk günden itibaren AB'nin Kıbrıs sorununa daha etkin ve öncü biçimde dahil olmasını öncelikleri arasına aldıklarını belirten Hristodulidis, Avrupa Komisyonu'nun Uyum ve Reformlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun yaz aylarında Kıbrıs sorunu özel temsilcisi olarak atanmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Hristodulidis, söz konusu görevlendirmenin Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa yaklaşımını açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

AB liderlerinden Erdoğan'a Kıbrıs çağrısı

Haberde, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın temmuz ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdikleri görüşmeye de yer verildi.

İki AB liderinin, Erdoğan'a Kıbrıs sorununun çözümü için yeniden oluşan diplomatik ivmeden yararlanılması çağrısında bulunduğu hatırlatıldı.

Yine temmuz ayında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos ve İçişlerinden Sorumlu Komisyon Üyesi Magnus Brunner tarafından ortak bir açıklama imzalanarak BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs konusundaki girişimlerine destek verilmişti.

İki taraf arasındaki ilişkilerde gerilim yaşandı

Öte yandan haberde, yaz aylarından itibaren Kıbrıs'taki iki taraf arasındaki ilişkilerin çeşitli gelişmeler nedeniyle gerildiğine dikkat çekildi.

Cyprus Mail gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, ağustos ayında Rum Dışişleri Bakanlığı'nın bazı yabancı diplomatik misyonlarla iletişime geçerek Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana tarafından gerçekleştirilecek Kıbrıs konulu bilgilendirme toplantısına katılmamalarını istediği öne sürüldü.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise o dönemde yaşananlara tepki göstererek, "Bu, dünyanın görmesi gereken bir şey. Bu güveni artırır mı, yoksa zedeler mi?" ifadelerini kullanmıştı.

Haberde ayrıca, Kuzey Kıbrıs'ta düzenlenmesi planlanan FC Barcelona çocuk futbol kampı ile Girne'deki bir müzik festivalinin iptal edilmesi yönündeki girişimlere de değinildi.

Harmancı'nın unvanı da tartışma yarattı

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı'nın, Cyprus Forum etkinliğinde unvanının "Belediye Başkanı" yerine "Lefkoşa Türk Toplumu Lideri" olarak değiştirilmesi üzerine etkinlikten çekilmesi de iki taraf arasındaki gerilimin örnekleri arasında gösterildi.

Cyprus Forum İcra Başkanı Nicolas Kyriakides, unvan değişikliğine yönelik talebin Rum hükümeti içerisinden geldiğini açıklamıştı.

Haberde, bunun ardından Güney Kıbrıs'ın BM Daimi Temsilciliği tarafından New York'taki yabancı diplomatlara gönderilen bir mektupla Kıbrıslı Türklerle görüşme gerçekleştirmemelerinin istendiği de hatırlatıldı.

Holguin: Fırsat penceresi giderek kapanıyor

İki taraf arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimin ardından BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in yaptığı uyarılara da haberde yer verildi.

Holguin, geçen yıl ve bu yılın başlarında Kıbrıs konusunda oluşan olumlu ortamın giderek zayıfladığına işaret ederek, "Geçen yıl boyunca ve bu yılın başlarında sahip olduğumuz elverişli fırsat penceresinin giderek kapandığı açıktır" değerlendirmesinde bulunmuştu.

Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de artan gerilimlerin Kıbrıs üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan Holguin, diyaloğun yeniden canlandırılmasına olanak sağlayan diplomatik alanın sonsuza kadar açık kalmayabileceğini vurgulamıştı.