Serbest Çalışan Hekimler Yönetim Kurulu Üyesi Dr. İlker İpekdal, Kanal T’de yayınlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programına katılarak sağlık alanındaki temsil tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İpekdal, bazı kamu hekimlerinin sağlık alanındaki kurumsal yapılarda belirleyici bir etkiye sahip olduğunu savunarak, bu yapıya sert sözlerle tepki gösterdi.
“Kurulun kapısından giremeyiz, çünkü orası bazı kamu hekimlerinin tapınağıdır” diyen İpekdal, “Bazı yerler tapınaktır, giremezsiniz; tarikat üyesi olmanız lazım. O tarikat da TIP-İş’tir” ifadelerini kullandı.
TIP-İş’in bir sendikal yapıdan çok kapalı bir grup gibi hareket ettiğini ileri süren İpekdal, sendikanın tüm kamu hekimlerini temsil etme yeteneğine sahip olmadığını iddia etti.
İpekdal’ın açıklamaları, sağlık alanında temsil, yetki ve kurumsal işleyiş tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
İpekdal, Tıp-İş’in sağlıkla ilgili konuları ele alırken çok sert ve agresif bir tutum sergilediğini savunarak, dışlayıcı bir politika izlendiğini ileri sürdü.
Tıp-İş ve Tabipler Birliği’nin ciddi anlamda politize olduğunu iddia eden İpekdal, sağlık alanında yasayla kurulmuş kurumların birbirleriyle iletişim kurması gerektiğini söyledi.
Tufan Erhürman’ın 2 yıl önceki 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaptığı konuşmaya da atıfta bulunan İpekdal, Erhürman’ın “Yasası olan kurumlar birbirleriyle iletişim kurmazsa, serbest çalışan hekimler birliği dernek statüsünde onlar mı yapsın?” yönünde önemli bir değerlendirme yaptığını aktardı.
İpekdal, bu sözlerin sağlık alanındaki kurumsal sorumluluğa dikkat çektiğini belirterek, “Yasası olanlar, yasası olduğunu bilsin” mesajının önem taşıdığını ifade etti.
Açıklamalarıyla sağlık meslek örgütleri arasındaki iletişim, temsil ve siyasileşme tartışmalarına dikkat çeken İpekdal, mevcut yapının dışlayıcı değil, daha kapsayıcı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.






