Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Ali Kamacıoğlu, ülkedeki bakanlıkların, kamunun, yani tüm sistemin tekrardan sıfırdan yazılması gerektiğini, mevcut düzenin bu haliyle sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Hükümetin mali mali disiplini sağlayamamasının, ekonominin yetersiz kalmasının, doğru ekonomik kararlar alınamamasının ciddi sorunlar olduğuna dikkat çeken Kamacıoğlu, “Ülkenin krizden çıkabilmesi için hükümetin ekonomisinin güçlü olması gerekir” dedi.

Kanal T’de Okan Veli Şafaklı’nın hazırlayıp sunduğu “Reel Sektörün Nabzı” programına konuk olan Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Ali Kamacıoğlu, sanayi sektörünün sorunları, enerji maliyetleri, hellim ihracatı ve yaklaşan seçimler öncesi hazırladıkları eylem planı hakkında açıklamalarda bulundu.

“Geleceğe yönelik ortak bir yol haritası oluşturacağız”

Görevindeki beşinci yılına girdiğini hatırlatan KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu, Mağusa ve Lefkoşa bölgelerinde sanayicilerle "serbest kürsü" adı altında bölgesel toplantılar düzenlediklerini belirtti. Kamacıoğlu, Mağusa’da Mağusa ve İskele bölgesi sanayicileri, Lefkoşa’da ise Lefkoşa, Girne, Güzelyurt ve Lefke bölgesi sanayicileri ile bir araya geldiklerini söyledi.

Bu toplantılarda sanayicilerin dertlerini ve eleştirilerini yüz yüze, dostane bir ortamda dinlediklerini ifade eden Kamacıoğlu, sanayi sektörünün mevcut durumunu değerlendirdiklerini ve geleceğe yönelik ortak bir yol haritası oluşturacaklarını vurguladı.

Söz konusu toplantıların oldukça faydalı olduğunu dile getiren Kamacıoğlu, üyelerin üzerinde durduğu sorunların kayıt altına alındığını, bir rapor haline getirileceğini ve çözümleri içim çaba sarf edileceğini kaydetti.

Makamını hiçbir zaman siyasete basamak yapmadığını, bundan sonra da yapmayacağını belirten Kamacıoğlu, kimsenin adamı olmadıklarını, yalnızca sanayicinin yanında durduklarını vurguladı.

Hükümeti basın üzerinden eleştirme yolunu seçmediklerini, sorunları diyalogla çözmeye çalıştıklarını belirten Kamacıoğlu, "Biz sanayiciyiz, bizi yönetenler kim olursa olsun konuşarak, diyalog yoluyla sorunları çözmeye çalışırız” ifadelerini kullandı.

"Sanayicinin hükümet programını yazıyoruz"

Oda olarak yaklaşan seçimler öncesi radikal bir adım attıklarını ifade eden Kamacıoğlu, sanayicinin beklentilerini içeren bir hükümet programı taslağı hazırladıklarını açıkladı.

Bir tür sanayicinin hükümet programını hazırladıklarını anlatan Ali Kamacıoğlu, hazırlanan manifestoyu kendilerini ziyarete gelen tüm siyasi partilere takdim edeceklerini söyledi.

Söz konusu çalışmanın odanın profesyonelleri ve emekli müsteşar olan Oda Genel Sekreteri Erçin Tekakpınar'ın koordinasyonunda yürütüldüğünü ifade eden Kamacıoğlu, bu programın haziran sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini, eylül ayında tam anlamıyla hazır olacağını belirtti.

Hazırlanan bu strateji planının basına tanıtıldıktan sonra, seçime girecek tüm siyasi partilere teslim edileceğini dile getiren Kamacıoğlu, “Amacımız, hükümete gelecek partinin sanayicinin istediklerini sorma ihtiyacı hissetmeden uygulayabileceği anayasal bir metin niteliğinde bir eylem planı sunmaktır” dedi.

“Sistem yeniden, sıfırdan yazılmalı”

Televizyon programında sorulan bir soru üzerine devlet bürokrasisini ve teşvik sistemini de eleştiren Kamacıoğlu, ülkenin bütün bakanlıklarının, kamu düzeninin, yani tüm sistemin sıfırdan yazılması gerektiğini kaydetti. Kamacıoğlu, mevcut sistem sürdürülebilir olmadığı için ülkede birçok sorun yaşandığına dikkat çekti.

Verilen teşviklerin sonucunun takip edilmediğini, etki analizi eksikliği bulunduğunu vurgulayan Kamacıoğlu, teşviklerin sürekli otel veya fabrika yenilemelerine değil, sıfırdan yapılacak yeni yatırımlara verilmesi gerektiğini belirtti.

“Sağlık sistemi çöktü”

İş dünyasının çalışan maliyetlerine de değinen Kamacıoğlu, sağlık sistemi hakkında ciddi uyarılarda bulundu. Kamacıoğlu, şöyle konuştu:

“İşverenler olarak kişi başı ortalama 20-25 bin TL sigorta primi ödüyoruz.

Ancak rahatsızlanan, hasta olan bir çalışan devlet hastanesinde saatlerce beklemek zorunda kalıyor ve mecburen cebinden para ödeyerek özel hastaneye gidiyor.

Devletin, Türkiye'deki gibi bir sistem kurarak sigortalı çalışanların özel hastanelerden hizmet alabilmesinin önünü açması ve maliyetleri karşılaması gerekmektedir.”

“İran’daki savaş hellim ihracatını vurdu”

Bölgesel krizlerin sanayiye etkisine değinen Kamacıoğlu, İran’da patlak veren savaşın ülkemiz üreticilerini de olumsuz etkilediğini, en büyük zararı ise hellim üreticilerinin gördüğünü açıkladı.

Ayda yaklaşık 1000 ton hellim ihracatı yapıldığını ve bunun yüzde 80'inin Arap ülkelerine gittiğini belirten Kamacıoğlu, savaş çıktığında yolda olan tırların büyük sıkıntı yaşadığını, ürünlerin bir kısmının Hindistan gibi farklı noktalara yönlendirildiğini kaydetti.

Sütün sokağa dökülmemesi için Türkiye'nin kapılarını açtığını söyleyen Kamacıoğlu, “Hellimin yağı ve suyu arındırılarak hammadde özü çıkarıldı ve Türkiye'ye satıldı. Orada bu hammaddeden kaşar gibi peynirler yapılıyor” dedi.

Hellim tescili konusunda Bureau Veritas’ın atama sürecini de değerlendiren Kamacıoğlu, en az 100 çiftliğin ve üretim tesislerinin denetimlerden geçerek Avrupa standartlarında üretim yaptıklarını kanıtlayan PDO belgesi aldığını belirtti.

Güney Kıbrıs'ın ihracatı kendi limanlarından kullandırma ısrarı nedeniyle Avrupa pazarının hemen açılmayacağını belirten Kamacıoğlu, "Bu savaşı, halkımızın Avrupa standartlarında üretim yaptığımızı bilmesi için veriyoruz" dedi.

“3.5 yıldır solar enerji projesiyle uğraşıyoruz”

Türkiye'deki üreticilerle rekabet edebilirlik konusunda da açıklamalarda bulunan Kamacıoğlu, Türkiye'deki enerji ve asgari ücret maliyetleri göz önüne alındığında, KKTC'deki üretim maliyetlerinin en az yüzde 40 daha fazla olduğunu vurguladı.

Enerji maliyetlerini düşürmek için yaklaşık 50 milyon Euro’luk bir güneş enerjisi (solar) projesi hazırladıklarını anlatan Kamacıoğlu, bu konuda bürokrasi nedeniyle gecikme yaşandığını söyledi.

Sanayicilerin ve otelcilerin ortak projesi olarak, SAN-HO isimli kooperatif çatısı altında birleşip, dev bir güneş enerjisi tarlası kurmayı planladıklarını belirten Kamacıoğlu, proje için devletten maddi katkı talep etmediklerini, tamamen kendilerinin koyduğu parayla projenin tamamlanacağını ifade etti.

Amaçlarının bu iş için devletten teşvik almak değil, kendi yatırımlarıyla şebekeden mahsuplaşma yapmak olduğunu anlatan Kamacıoğlu, bu proje için 3,5 yıldır çaba sarf ettiklerini, bazı bürokratik engellere takıldıklarını vurguladı.

“Yerli üretim, piyasada fiyat dengeleyicidir”

Yerli üretimin ayakta kalmasının hayati önem taşıdığını belirten Kamacıoğlu, "Yerli üretim, ithal ürün karşısında piyasada fiyat dengeleyici bir role sahiptir; biz yoksak piyasada fahiş fiyatlar oluşur" diye konuştu.

Hükümetin mali disiplini sağlayamamasının, ekonominin yetersiz kalmasının, doğru ekonomik kararlar alınamamasının ciddi sorunlar olduğuna dikkat çeken Kamacıoğlu, “Ülkenin krizden çıkabilmesi için hükümetin ekonomisinin güçlü olması gerekir” dedi.