Bilim insanları, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel tehditlerin derinleşmesi nedeniyle Kıyamet Saati’ni gece yarısına 85 saniye kalaya ayarladı. Bu güncelleme, saatin 1947’de oluşturulmasından bu yana gece yarısına en fazla yaklaştığı an olarak kayda geçti. Gece yarısı, insan faaliyetleri sonucu Dünya’nın yaşanmaz hale gelmesini simgeliyor.
Atom Bilimcileri Bülteni tarafından yapılan açıklamada; iklim krizi, nükleer savaş riski, biyoteknolojinin kötüye kullanım ihtimali ve yapay zekânın yeterli denetim olmaksızın hızla yayılması temel tehditler arasında gösterildi. Saat geçen yıl 89 saniyeyi gösteriyordu.
Küresel Gerilimler Tırmanıyor
Bilim insanları, Rusya, Çin, ABD ve diğer büyük güçlerin giderek daha agresif, rekabetçi ve milliyetçi bir çizgiye yöneldiğine dikkat çekerek, bu durumun küresel yıkım riskini artırdığını vurguladı.
2025 yılı boyunca nükleer silaha sahip ülkelerin dahil olduğu çok sayıda askeri operasyonla çatışmalar yoğunlaştı. Rusya-Ukrayna savaşı, Hindistan-Pakistan gerilimi ve ABD ile İsrail’in geçen yaz gerçekleştirdiği saldırıların ardından İran’ın nükleer kapasitesine ilişkin belirsizlikler de risk başlıkları arasında sıralandı.
ABD–Rusya Nükleer Anlaşması Sona Eriyor
Açıklamada, ABD ile Rusya arasındaki nükleer silah stoklarını sınırlayan son anlaşmanın 4 Şubat’ta sona ereceği hatırlatıldı. Bu gelişmeyle birlikte, yarım yüzyıldan uzun bir süredir ilk kez, kontrolsüz bir nükleer silahlanma yarışını engelleyecek bağlayıcı bir mekanizma kalmayacağı belirtildi.
İklim Krizi ve Yapay Zekâ Uyarısı
Bülten, küresel ısınmaya bağlı olarak kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve seller gibi aşırı hava olaylarının arttığını, ülkelerin ise iklimle mücadelede anlamlı ve bağlayıcı anlaşmalar üretmekte yetersiz kaldığını kaydetti.
Açıklamada ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın fosil yakıtları teşvik eden ve yenilenebilir enerjiye geçişi zorlaştıran politikalarına da atıf yapıldı. Bunun yanı sıra, biyoteknolojinin kötüye kullanım potansiyeli ile yapay zekâ uygulamalarının yeterli düzenleme olmadan yaygınlaşması ayrı birer tehdit unsuru olarak öne çıkarıldı.
“Ya Birlikte Hareket Ederiz Ya da Hepimiz Kaybederiz”
Bilim ve Güvenlik Kurulu Başkanı Daniel Holz, uluslararası güven ve işbirliğinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Dünya ‘biz ve onlar’ anlayışıyla, sıfır toplamlı bir yaklaşıma bölünürse kaybetme olasılığımız artar. Ya birlikte hareket ederiz ya da hepimiz kaybederiz.”
1947’den Bugüne Kıyamet Saati
Sembolik bir uyarı aracı olarak 1947’de oluşturulan Kıyamet Saati, Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından 17 dakika ile en güvenli dönemini yaşamıştı. Son yıllarda artan küresel riskler nedeniyle geri sayım artık dakika yerine saniyelerle ifade ediliyor.
Bülten yetkilileri, liderler ve ülkelerin varoluşsal risklere karşı ortak adımlar atması halinde saatin yeniden geri alınabileceğini belirtiyor.
Kıyamet Saati Nedir?
Atom bombasının geliştirildiği Manhattan Projesi’nde görev alan bilim insanları tarafından 1945’te kurulan Atom Bilim İnsanları Bülteni, başlangıçta nükleer tehditleri izlemek amacıyla oluşturuldu. 2007 yılından itibaren hesaplamalara iklim krizini de dahil eden kuruluş, yaklaşık 79 yıldır her yıl insanlığın karşı karşıya olduğu risklere göre saatin zamanını güncelliyor.
Uzmanlara göre Kıyamet Saati’nin gece yarısını göstermesi, insanlığı yok edecek ölçekte bir nükleer savaş ya da felaket boyutunda bir iklim krizinin yaşandığı anlamına gelecek. Saat, kuruluşundan bu yana hiçbir zaman gece yarısına ulaşmadı.