2026 yılının Aralık ayında yapılması beklenen yerel seçimler, belediye başkanlarını ve meclis üyelerini belirlemenin ötesinde, kentlerimizin geleceğine ilişkin bir tercih niteliği de taşıyacaktır. Günümüzde çağdaş belediyecilik anlayışı; yol yapmak, çöp toplamak ve ruhsat vermek gibi klasik hizmetlerle sınırlı değildir. Esas mesele, kentleri ekonomik, çevresel ve sosyal açıdan gelecek kuşaklara taşıyabilecek sürdürülebilir kentleşme politikalarını hayata geçirebilmektir.
Sürdürülebilir kentleşme; doğal kaynakların korunmasını, planlı büyümeyi, afetlere dirençli yerleşimleri, yeşil alanların artırılmasını, enerji verimliliğini, sürdürülebilir ulaşımı, dijital belediyeciliği ve vatandaş katılımını esas alan bütüncül bir yönetim anlayışıdır. Bugün Avrupa'dan Asya'ya kadar başarılı kentler, "akıllı şehir", "yeşil şehir" ve "iklim dostu belediyecilik" vizyonuyla hareket etmektedir.
Peki, KKTC belediyeleri bu dönüşüme ne kadar hazırdır?
Elbette bazı belediyeler çevre düzenlemesi, park yatırımları, geri dönüşüm ve dijital hizmetler konusunda önemli adımlar atmaktadır. Ancak genel tablo değerlendirildiğinde belediyelerin büyük bölümünde uzun vadeli sürdürülebilir kent vizyonunun yeterince kurumsallaşmadığı görülmektedir. İmar planlarındaki gecikmeler, altyapı eksiklikleri, trafik sorunları, düzensiz yapılaşma, iklim değişikliğine uyum politikalarının sınırlı olması ve mali kaynak yetersizlikleri bu alandaki temel sorunlar arasında yer almaktadır.
Yerel seçimlerde seçmenlerin artık yalnızca "hangi hizmet yapılacak?" sorusunu değil, "kentimiz 20 yıl sonra nasıl bir yaşam alanı olacak?" sorusunu da sorması gerekmektedir. Belediye başkan adayları ise seçim vaatlerini yalnızca asfalt ve kaldırım projeleriyle değil; karbon emisyonunu azaltacak uygulamalar, yenilenebilir enerji yatırımları, akıllı ulaşım sistemleri, yağmur suyu yönetimi, atık ekonomisi, engelsiz kent tasarımı ve katılımcı yerel yönetim modelleriyle desteklemelidir.
Sonuç olarak, sürdürülebilir kentleşme artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kentlerin rekabet gücü, yaşam kalitesi ve ekonomik cazibesi; çevreyi koruyan, kaynakları verimli kullanan ve insan odaklı planlama anlayışını benimseyen belediyelerle mümkündür. Aralık 2026 yerel seçimleri, KKTC'nin belediyecilik anlayışını geleceğe taşıyacak güçlü bir vizyonun başlangıcı olabilir. Önemli olan, seçimleri yalnızca yönetici değişimi olarak değil, sürdürülebilir kentlerin inşası için bir fırsat olarak değerlendirebilmektir.