Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), sağlık sistemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. KTTB Başkanı Ceyhun Dalkan tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkede sağlık alanında yaşanan sorunların derinleştiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, son kamuoyu araştırmalarına göre Kıbrıslı Türk toplumunun en büyük sorununun ekonomi olduğu, bunu yöneticilere duyulan güvensizlik ve yolsuzluk algısının takip ettiği belirtildi. Sağlık ise her ankette olduğu gibi en önemli ilk beş sorun arasında yer aldı.
Toplumun yaklaşık yüzde 70’inin ekonomik durumunun daha da kötüleşeceğini düşündüğü vurgulanan açıklamada, yüzde 74,4’lük kesimin sağlık harcamalarını karşılayabilme konusunda endişe taşıdığı ifade edildi. Bu durumun temel nedeninin, kamusal sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar ve yurttaşların giderek daha fazla cebinden ödeme yapmak zorunda kalması olduğu kaydedildi.
Sağlığın anayasal bir hak olduğuna işaret edilen açıklamada, zorunlu sosyal sigorta kesintilerine rağmen hizmete erişilememesinin sistemde ciddi bir işleyiş sorunu olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.
“Sağlık yılı” ve “sağlıkta atılım yılı” söylemlerinin sahadaki gerçeklikle örtüşmediği ifade edilen açıklamada, Girne ve Güzelyurt hastanelerinin hâlâ tamamlanamadığı, açılış tarihlerinin sürekli ertelendiği vurgulandı. Açıldığı duyurulan bazı servislerin ise personel ve planlama eksikliği nedeniyle etkin çalışmadığı belirtildi.
Mevcut sağlık yapısının parçalı ve yetersiz olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sorunun kaynak eksikliğinden ziyade yönetim zafiyetinden kaynaklandığı ifade edildi.
Birlik, çözüm için üç aşamalı bir reform önerisi sundu. İlk etapta güçlü bir birinci basamak sağlık sistemi kurulması, koruyucu sağlık hizmetlerinin önceliklendirilmesi ve dijital sağlık altyapısının devreye alınması gerektiği belirtildi. Ayrıca yarım kalan hastanelerin tam kapasiteyle hizmete açılması çağrısı yapıldı.
İkinci aşamada kamu ile özel sektör arasında denetlenebilir bir iş birliği modeli kurulması ve sürdürülebilir bir genel sağlık sigortası sisteminin oluşturulması gerektiği ifade edildi. Üçüncü aşamada ise veriye dayalı bir yönetim anlayışıyla sağlık politikalarının sürekli güncellenmesi ve hizmet kalitesinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca sağlık çalışanlarının güvencesiz çalışma koşullarının sistemin en önemli sorunlarından biri olduğu belirtilerek, bu durum düzeltilmeden kalıcı iyileşmenin mümkün olmayacağı ifade edildi. Denetimsiz büyüyen sağlık eğitimi alanına da dikkat çekilerek ilgili kurumlara iş birliği içinde etkin denetim çağrısı yapıldı.
Son olarak, sağlıkta yaşanan sorunların ve çözüm yollarının açık olduğu belirtilen açıklamada, eksik olanın siyasi irade ve kararlı uygulama olduğu ifade edildi. “Sağlıkta yaşanan bu çöküş sürdürülebilir değildir. Gerekli adımlar atılmazsa bedelini toplum sağlığı ödeyecektir” denilen açıklamada, mevcut yönetimin bu dönüşümü gerçekleştiremeyeceği savunularak “Ülkede değişim şarttır” ifadelerine yer verildi.





