Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) ile Evrensel Hasta Hakları Derneği (EHHD), hasta haklarının korunması ve sağlık hizmetlerinin hak temelli bir anlayışla sunulması amacıyla hazırlanan “Hasta Hakları Lefkoşa Deklarasyonu”nu kamuoyuyla paylaştı.
Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen “Sağlık İçin Birlikte” projesi kapsamında hazırlanan deklarasyonla, sağlık alanında hasta haklarının yanı sıra sağlık çalışanlarının hakları, mesleki bağımsızlık, güvenli çalışma koşulları ve sağlık hizmetlerinin niteliğine ilişkin ortak bir çerçeve ortaya konuldu.
KTTB Dr. Mustafa Hami Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına KTTB Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan ve EHHD Başkanı Emete İmge’nin yanı sıra her iki kuruluşun yönetim kurulu üyeleri, CTP Milletvekili Filiz Besim ve Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers katıldı.
Deklarasyonda, sağlığın evrensel bir insan hakkı olduğu vurgulanarak, insan onuruna yaraşır bir sağlık sisteminin güvenli, kaliteli, erişilebilir, hakkaniyetli, bilimsel ve etik ilkelere bağlı şekilde sunulması gerektiği belirtildi.
Hasta haklarının korunmasının, sağlık çalışanlarının haklarından ve güvenli çalışma koşullarından bağımsız değerlendirilemeyeceği ifade edilen deklarasyonda, sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığının da güvence altına alınması gerektiği kaydedildi.
“Ortak bir vizyon etrafında hareket edilmeli”
KTTB Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, deklarasyonun sağlık alanında ortak bir vizyon oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Bu tür ortak metinlerin farklı kesimlerin aynı ilkeler doğrultusunda hareket etmesini kolaylaştıracağını ifade eden Dalkan, deklarasyonda yer alan ilkelerin daha geniş bir toplumsal zemine taşınmasının önemine dikkat çekti.
Dalkan, tüm sivil toplum örgütlerini, sendikaları, birlikleri ve dernekleri deklarasyona imza koymaya ve hasta haklarının korunmasına yönelik mücadeleye destek vermeye çağırdı.
“Hasta ve hekim arasındaki güveni güçlendirmek istiyoruz”
EHHD Başkanı Emete İmge de deklarasyonun temel amaçlarından birinin hasta ile hekim arasındaki güven ilişkisini güçlendirmek olduğunu söyledi.
Hasta haklarının toplumun tamamını ilgilendiren bir konu olduğuna işaret eden İmge, deklarasyonla ortaya konulan ilkelerin toplumun farklı kesimleri tarafından sahiplenilmesini hedeflediklerini belirtti
İmge, hasta haklarının korunmasının sağlık hizmetlerinin niteliğinin geliştirilmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
24 maddede hasta hakları
Hasta Hakları Lefkoşa Deklarasyonu’nda toplam 24 temel hak ve ilke yer alıyor.
Deklarasyonda; insan onuru ve saygı, sağlık ve eşitlik hakkı, hekimlerin mesleki bağımsızlığı, güvenli çalışma ortamı ve sağlıkta şiddetin önlenmesi, bilgilendirme ve aydınlatılmış onam, tedaviyi kabul veya reddetme, mahremiyet ve gizlilik ile sağlık kayıtlarına erişim hakları bulunuyor.
Hastaların hekim ve diğer sağlık profesyonellerini seçme ve ikinci görüş alma hakkına da yer verilen deklarasyonda, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti, sağlık hizmetlerinde süreklilik, kırılgan grupların korunması ve acil sağlık hizmetlerine erişim de güvence altına alınması gereken haklar arasında sıralanıyor.
Kanıta dayalı ve uygun tedavi hakkı, ağrı ve gereksiz acıdan korunma, başvurma, itiraz ve şikâyet hakkı ile dijital sağlık ve yapay zekâ alanındaki haklar da deklarasyonda yer alıyor.
Bunların yanı sıra koruyucu sağlık hizmetlerine erişim, ortak sorumluluk, palyatif ve yaşam sonu bakım, sağlık politikalarına katılım, şeffaflık ve hesap verebilirlik ile sağlık verilerinin güvenliği de 24 maddelik deklarasyon kapsamında ele alınıyor.
“Bilimsel kanıt ve insan hakları temel alınmalı”
KTTB ve EHHD tarafından yapılan ortak açıklamada, insan onurunun sağlık hizmetlerinin temel değeri olarak kabul edildiği belirtildi.
Her bireyin eşit, hakkaniyetli, erişilebilir, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti alma hakkının savunulacağı ifade edilen açıklamada, hasta hakları ile sağlık çalışanlarının hakları, güvenliği ve mesleki-klinik bağımsızlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.
Sağlık politikalarının oluşturulmasında bilimsel kanıtların, tıp etiğinin, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün temel alınması gerektiği kaydedildi.
Örgütler, sağlıkta ayrımcılık, şiddet, ihmal ve diğer tüm hak ihlallerinin karşısında duracaklarını da beyan etti.
Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına vurgu
Deklarasyonda sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına da özel önem verildi.
Sağlık çalışanlarının adil çalışma koşullarına, makul çalışma sürelerine ve yeterli dinlenme hakkına sahip olması gerektiği belirtilirken, hekimlerin ve diğer sağlık profesyonellerinin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi konusunda da takipçi olunacağı ifade edildi.
Örgütler, sağlık sisteminin şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir yapıya kavuşturulması için ortak sorumluluk üstleneceklerini açıkladı.
“Yaşayan bir belge olacak”
KTTB ve EHHD, deklarasyonun değişen koşullara göre güncellenebilecek “yaşayan bir belge” olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Bilimsel gelişmeler, insan hakları standartları ve toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda deklarasyonun düzenli olarak gözden geçirilmesinin önemine dikkat çekildi.
İki kuruluş, deklarasyonun yalnızca bir metin olarak kalmaması, sağlık alanında hak temelli yaklaşımın güçlendirilmesine yönelik ortak çalışmaların temelini oluşturması hedefini de ortaya koydu.
KTTB ve EHHD ayrıca deklarasyona imza koyacak kuruluşların isimlerinin ilerleyen süreçte kamuoyuna açıklanacağını duyurdu.