Liyakatın baş düşmanı nepotizmle olan bağı koparmaya var mısınız?

Abone Ol

Günümüzde söylentiden ve algılardan öte olgularla ortaya çıkan yolsuzluk, rüşvet, kamu hizmetlerinin çöküşü, adeta işkence aygıtı olan bürokrasi ve devlette kurumsal hafızanın ortadan kalkmasının temel nedeni hiç kuşkusuz liyakatin nepotizme terkedilmiş olmasıdır.

Nepotizm (akraba kayırmacılığı), yönetim pozisyonlarındaki kişilerin liyakat (yetenek/başarı) yerine kan bağı veya yakınlık ilişkisi olanları işe alma, terfi ettirme veya ayrıcalık tanıma uygulamasıdır.

Nihai hedef olarak güçlü ve etkin bir refah devleti yaratmada samimi iseniz geliniz liyakati hukuki, idari ve kurumsal olarak garanti altına alalım. Özellikle bürokrat, teknokrat ve danışman atamalarını siyasi müdahaleyi mümkün kılmayacak şekilde şeffaf ve hesap verebilir ölçütlerde eğitim, deneyim ve sınav kriterlerine bağlayalım. Bunun için ise gelin çağdaş ülkelerdeki iyi uygulama örneklerine bakalım.

Çağdaş ülkelerde kamu yönetiminde yönetici yetiştirme okul modelleri, devlet için profesyonel ve liyakatli yöneticiler yetiştirmeyi amaçlayan kurumsal eğitim sistemleridir. Bu okullar genellikle kamu yönetimi, politika analizi, ekonomi, hukuk ve liderlik konularında eğitim verir. Aşağıda dünyada en bilinen yönetici yetiştirme okul modelleri açıklanmıştır.

-Fransız Modeli

Bu model, devlet yöneticilerinin özel bir yüksek okulda yetiştirilmesi esasına dayanır. Temel özellikleri şunlardır: Üst düzey kamu yöneticileri için özel bir okul vardır; Öğrenciler çok zor bir sınavla seçilir; Eğitim hem teorik hem uygulamalıdır ve mezunlar doğrudan üst düzey kamu görevlerine atanabilir. École Nationale d’Administration (ENA) buna örnektir. Bu okul Fransa’da üst düzey bürokratların yetiştirildiği en önemli kurumdur. Emmanuel Macron ve Jacques Chirac gibi Cumhurbaşkanları, bakanlar ve büyükelçiler buradan yetişmiştir. Bu nedenle Fransız modeli elit yönetici yetiştirme sistemi olarak bilinir.

-Anglo-Sakson Modeli (İngiltere – ABD)

Bu modelde yöneticiler özel bir okul yerine üniversitelerde eğitim alır. Kamu yöneticileri genellikle üniversitelerde yetişir. Kamu yönetimi veya kamu politikası bölümlerinde eğitim alırlar. Daha sonra devletin düzenlediği sınavlarla kamuya girerler. Harvard Kennedy School ve London School of Economics bu maksat için en önemli kurumlar arasındadır. Anglo-Sakson Modelinde akademik eğitim + iş içinde yetişme önemlidir.

-Alman Modeli

Almanya’da kamu yöneticileri genellikle hukuk eğitimi alarak yetişir. Kamu yöneticileri hukuk fakültelerinde yetişir. Çok zor iki devlet sınavı vardır. Ardından staj ve uygulama dönemi gelir. Bu sistemde yöneticiler güçlü hukuk bilgisine sahip ve disiplinli bürokratik yapıya uygun şekilde yetişir.

-Japon Modeli

Japonya’da yöneticiler merkezi ve çok zor devlet sınavları ile seçilir. En başarılı üniversite mezunları bürokrasiye girer. Uzun süreli kurum içi eğitim vardır. Kariyer sistemi güçlüdür. Japon bürokrasisinin önemli kısmı University of Tokyo mezunlarından oluşur.

-Karma Model

Bazı ülkeler yukarıdaki sistemleri birlikte kullanır. Karma modellerde üniversite eğitimi + devlet akademisi, hizmet içi eğitim ve kariyer sistemi birlikte değerlendirilir.

Özetle, çağdaş kamu yönetiminde yönetici yetiştirme sistemi, devletin etkinliği için çok önemlidir. Bu nedenle birçok ülke liyakat, profesyonel eğitim ve kariyer sistemine dayalı modeller geliştirmiştir.

Sonuç olarak; devleti yönettiğini (hükümet) veya yöneteceğini iddia edenler (muhalefet) güçlü ve etkin bir refah devleti için liyakatin olmazsa olmaz olduğunu idrak ve ikrar etmelidirler. Bunun için ise popülist söylemlerden öte liyakati kalıcı kılmak için çağdaş ülkelerdeki gibi hukuksal, kurumsal ve idari kriterlerin misyoneri ve takipçisi olmalıdırlar.