Cumhuriyet Meclisi’nin bugünkü oturumunda hükümetin destek paketleri, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne kiralanacak alçak orman arazisi, troller ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasası konuşuldu.
İncirli
Ana muhalefet CTP Gelen Başkanı Sıla Usar İncirli, “Hükümet’in Yeni Paketi” konusunda söz aldı.
İncirli, Başbakan Ünal Üstel’in Karpaz’daki yerle ilgili “güvenlik” açıklamasına da işaret ederek, kiralanan orman arazisiyle ilgili güvenlik endişesi varsa bunun kapalı oturumlarda tartışılabileceğini belirtti.
Demokratik ülkelerde bu konuların üstü kapalı konuşulamayacağını ifade eden İncirli, İTÜ’ye 2008 ve 2010 yılında yerlerin gösterildiğini, bunun üzerine birçok hükümet ve bakan geldiğini ancak kimsenin güvenlik meselesi hakkında bilgilendirilmediğini söyledi.
Böyle meselelerin kamuya açık olmasa bile kapalı oturumlarla muhakkak tartışılması gerektiğini söyleyen İncirli, 2008 yılında kendileri tarafından yasanın yapıldığını ve aradan uzun bir süreç geçtiğini anımsattı. İncirli, İTÜ’nün ülkeye gelmesiyle ve bu yatırımı yapmasıyla alakalı bir itirazları olmadığını vurguladı.
Ülkedeki devlet ciddiyetinin herkes tarafından idrak edilebileceğini söyleyen İncirli, söz konusu arazilerin bu proje için çok büyük olduğunu, bu nedenle “hayır” olan oy doğrultularını değiştirmeyeceklerini belirtti. İncirli, bu konunun izaha muhtaç olduğunu ifade etti.
Başbakan Ünal Üstel tarafından açıklanan destek paketine değinen İncirli, henüz savaşın ekonomik etkilerinin yaşanmadığını savundu.
İncirli, ekonominin kötü yönetildiğini ve hayat pahalılığı konusunun bu durumu daha da kötüleştireceğini dile getirdi.
Prim desteklerinin aralık ayından beri ödenmediğini, şimdi “gecikmiş bir kararla” tekrar devam ettiğini söyleyen İncirli, asgari ücret üzerinden verilen toplam 12 bin TL’lik desteklerin kime verildiğini, toplam ne kadar ödeme yapıldığını ve denetimlerin nasıl yapıldığını sordu.
Prim destekleri kesildiği zaman işten çıkarmaların artığını söyleyen İncirli, işten çıkarmalar ve çıkarılan kişiler hakkında veri toplanması gerektiğini kaydetti.
“Piyasaya zarar veriyorsunuz. Bu dokunuşlar amacına ulaşmıyor.” şeklinde konuşan İncirli, bunun “beceriksizlik” olduğu görüşünü belirtti.
Ödeme güçlüğü içinde olan ve ödeme kapasitesi bulunmayan üreticiye, Kalkınma Bankası’ndan kredi verilerek, borcu borç ödemenin teşvik edildiğini savunan İncirli, üreticilerin ayakta kalabilmesi için borçların yapılandırılması gerektiğini ifade etti.
Savaşın şok dalgalarının ülkede çok fazla hissedilmese de turizmle süt ve süt ürünleri sektörlerinin etkilendiğini ve süt ürünlerinde körfez ülkelerine yapılan ihracatın durduğunu söyleyen İncirli, CTP’nin vizyonunda, Yeşil Hat üzerinden yapılan ticaretin gelişmesine yer verilmesi olduğunu anımsattı.
“Siyaset geleceğe dair sorunları da önceden görmeli.” diyen İncirli, süt ve süt ürünleri için yeni pazarlar aranması gerektiğini ve gerekirse, bu konuda Türkiye Cumhuriyeti’nden yardım alınabileceğini vurguladı. Bu konunun acil olduğunu belirten İncirli, imalatçıların ve üreticilerin zor durumda olduğunu söyledi.
“Turizme çok ciddi bir darbe vurulmak üzeredir” diyen İncirli, gelecek yıl için turizm sektörü açısından derhal çalışma yapılması gerektiğini belirtti. İncirli, turizmin birçok yan sektörü etkilediğini belirterek, turizmin ayakta kalabilmesi ve işten çıkarmaların engellenmesi için yapılabileceklere değindi.
Açıklanan pakette bu sektörlere yer verilmemesini eleştiren İncirli, Hayat Pahalılığı konusunda, işletmeler ve halkın zor duruma gireceğini savunarak, “İnsanlar gideceğiniz zaman için gün sayıyorlar.” dedi.
Çavuş
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, İTÜ yasası kapsamında bilgilendirme yapması gerekenin CTP olduğunu ve 3 bin 500 dönüm arazinin CTP iktidarı tarafından kiralandığını söyleyerek, “Yaptığımız işlerin arkasındayız.” dedi.
Eski CTP iktidarı döneminde İTÜ arazisi hariç tüm tarım arazi kiralarının iptal edildiğini belirten Çavuş, süt konusunda da açıklamada bulundu.
Çavuş, 620 bin litre süt işlendiğini, kırsalda güven vererek istihdam yaratıldığını ve yeni ile eski üreticiye destek verildiğini kaydederek, Arap pazarına KKTC ürünlerinin girmesi için herkesin çok büyük çaba harcadığına işaret etti.
Süt işleme merkezlerinde, ocak ayında denetim yapıldığını ve yatırım zorunluluğu getirildiğini söyleyen Çavuş, süt ürünlerinin ihracı konusunda savaş nedeniyle sorun yaşandığını belirtti.
Krema ve teleme ürünlerinde Türkiye pazarına girmek için çalışmalar yapıldığını söyleyen Çavuş, ihracatın başladığını vurguladı.
Tarım Bakanı Çavuş, açıklanan paketin bir bacağının da Süt Ürünleri İmalatçılar Birliği’nin (SUİB) borçlandırılması için düzenlendiğini belirtti.
Hükümetin çıkan krizlere göre yeni adımlar atacağını belirten Çavuş, verilecek olan kredilerin yatırım kredisi olduğuna dikkat çekti. Hükümetin mekanizasyona destek vereceğini dile getiren Çavuş, üreticiye bu şekilde destek verildiğini söyledi.
Yeşil Hat Tüzüğü konusunda, Cumhurbaşkanı ile bir görüşme gerçekleştirdiğini söyleyen Çavuş, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin şap hastalığı sebebiyle kendi hayvanları telef edildiği için, KKTC’de de bunun yapılmasını talep ettiğini belirtti.
GKRY’nin aşılama konusunda hatalı ilerlediğini belirten Çavuş, hastalığın bu sayede daha çok yayıldığını söyledi.
Brusella hastalığı konusunda KKTC’de sayıların çok azaldığını söyleyen Çavuş, GKRY’nin şap hastalığı konusunda gerekli verileri paylaşmamasına ve KKTC’nin her kurala uymasına rağmen tescil konusunda zorluk yaşandığını belirtti.
Hasipoğlu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, 12 bin TL’lik destek paketiyle ilgili amacına ulaştığını ve 19 bin asgari ücretlinin bu desteği aldığını söyledi.
Her yıl ocak ve şubat ayında prim desteği ödemelerinin kesintiye uğradığını belirten Hasipoğlu, uygulamanın bu şekilde olduğunu anlattı. Hasipoğlu, “Asgari ücretliyi, hayat pahalılığı karşısında ezdirmedik.” dedi.
İstihdam ve destek paketinin yaklaşık 75 bin çalışan için aylık 260 milyon TL değerinde olduğunu ve muhalefetin bu uygulamalara yabancı olduğunu belirten Hasipoğlu, turizm sektörünün bu paket kapsamında olduğuna işaret etti.
Hasipoğlu, inşaat, üretim, imalat, tarım, hayvancılık, otel sektörü, kadınlara yüzde 80, erkeklere yüzde 60 prim desteği, ihtiyaç sandığından teşvikler, kadın girişimcilere yüzde 100 prim desteği devam ettiğini söyledi.
Hasipoğlu, 16-35 yaş arası ilk kez sigortalı olacak olan KKTC vatandaşlarına 20 bin TL maaş desteği verileceğini de ve engelli bireylerin özel sektörde istihdamına yönelik işverene yüzde 100 prim desteği ve yarı maaş desteği verileceğini belirtti.
Bakan Hasipoğlu, paketlerin eleştirilmemesi gerektiğini söyleyerek, işten çıkarma oranlarının yüksek olmadığını belirtti.
Üstel
Başbakan Ünal Üstel hükümet olarak vatandaşa desteklerini hep devam ettirdiklerini belirten Üstel, prim desteklerinin genişletildiğini vurguladı.
Üstel, kendi hükümetleri döneminde çalışan sayısının 90 binden 160 bine çıktığını ve bunun sebebinin teşvik programları olduğunu kaydetti.
Hükümetin engelli istihdamı yaptığını söyleyen Başbakan Üstel, desteklerle açılımlar yaptıklarını vurguladı.
Üstel, özel sektöre uygulanan prim desteklerine değinerek, çalışma hayatında KKTC vatandaşlarının sayısının arttığını söyledi.
Başbakan Üstel, Güney Kıbrıs’ta çalışan vatandaşların sayısının bu teşvik ve asgari ücret artışları sebebiyle her geçen gün azaldığını belirtti.
Körfez ülkelerine yapılan ihracatın sektörle görüşüldüğünü, paketin öyle düzenlendiğini kaydeden Üstel, Körfeze giden krema ve telemenin Türkiye Cumhuriyeti’ne gitmeye başladığını söyledi.
Hükümetleri döneminde süt sektöründe gelişme yaşandığına dikkat çeken Üstel, Kalkınman Bankası'ndan birçok sektöre açılımlar yapılmasının bir ilk olduğunu vurguladı.
Savaşın devam etmesi sebebiyle ekonominin her dalında sıkıntı yaşanacağını belirten Üstel, “Bu sıkıntıları asgariye indirmek için ve üreticiye destek vermek için destek programını açıkladık.” dedi.
Orta Doğu’daki savaşa değinen Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlük hakkını kullanarak ülkede güvenliği sağladığını vurguladı.
Üstel, turizm sektörünün sadece Türkiye üzerinden değil 3’üncü dünya ülkelerinden de turistler ağırlandığını ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden gelip KKTC konaklamak isteyen turistlerin Rum tarafının baskısı altında kaldığını kaydetti.
Ajet ve THY ile yapılan protokole dikkat çekerek bu yıl da benzer bir protokol yapılması için çalışmaların başlatılacağını belirten Üstel, oteller yüzde 80 doluluk ile çalışıyorsa bunun TC’den gelen turistler sayesinde olduğunu söyledi.
Mali İşbirliği Protokolü’nün daha erkene çekileceğini belirten Üstel, elektriğe şu an bir zam yapılmadığını yapılacaksa, asgari bir zam yapılacağını söyleyerek, akaryakıtta tedarik sorunu olmadığını, 2 aylık stok bulunduğunu dile getirdi.
Konuşmaların ardından Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasa Tasarısı’na İlişkin Raporu okudu. –
Barçın
Tasarı üzerine söz alan CTP Milletvekili Devrim Barçın, daha önce de gündeme gelen trollerle ilgili konuştu.
16 Mart tarihinde bir kişiye Maliye Bakanlığı’ndan 50 bin TL’lik bir çek kesildiğini ve ardından ertesi gün aynı kişiye Başbakanlık tarafından 10 bin TL’lik bir ödeme yapıldığını söyleyen Barçın, bunu kanıtladığını iddia ettiği belgeyi kürsüden gösterdi.
Yapılan yorumlardaki isimlerin araştırıldığını söyleyerek buna değinen Barçın, bu kişilerden birinin, her ay 10 bin TL’lik hane halkı destek ödemesi aldığını savundu.
Hane halkı yardım başvurularının birçoğunun Girne-Alsancak bölgesinden olduğunu savunan Barçın, tasarruf yapıldığının söylenmesinden sonra bile bu kalemin aşırı kullanıldığını söyledi.
Yurtdışı geçici görev yolluklarında tasarrufa gidileceği hakkında yapılan açıklamanın ardından neden karar üretilmediğini de soran Barçın, tasarrufa başlanacaksa izaz ikramdan başlanması gerektiğini belirtti.
Berova
Eleştirilere yanıt veren Maliye Bakanı Özdemir Berova, sosyoekonomik seviyeleri düşük olan insanlara yapılan hane halkına yardım kalemi konusunda bir konuşma yapmaktan “hicap” duyduğumu belirtti.
Hane halkına yardım kalemini icat edenin Ünal Üstel’in Başbakanlığındaki hükümet olmadığını belirten Berova, bu uygulamanın geçmiş yıllarda da yapıldığını kaydetti.
2018 yılında Ocak ayında başlayan Cumhuriyeti Türk Partisi'nin başbakanlığındaki döneme değinen Berova, “O dönemin Başbakanı Tufan Erhürman, Maliye Bakanı Serdar Denktaş ve yine o dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dır. Bu her üç makamında hane halkına kullanım kalemi vardı.” dedi.
Berova, o dönemdeki makamların kendilerine ayrılan hane halkı kalemini kullandığını ifade etti.
Özdemir Berova, “Bir olguya maaş diyebilmemiz için ve bu maaşın maaş olduğunu ispatlayabilmek için, o rakamın ardı ardına ardışık bir şekilde verilmesi gerekir” dedi.
Mali yıl başlangıcında yayınladıkları genelgede yüzde 10 tasarruf yapılacağını net olarak açıkladıklarını anımsatan Berova, ancak bu yıl içerisinde yüzde 10 tasarruf kısmını aşmayacaklarını ifade etti.
Berova, hane halkına yardım kalemlerinin ilgili bakanlığın en üst ita amiri tarafında verilen dilekçeler üzerinden değerlendirilerek yılsonunda da ödenek kalemini aşmamak koşuluyla verildiğini belirtti.
Özdemir Berova, Maliye Bakanlığı olarak 2024-2025 yılında kendilerine ayrılan ödeneğin yüzde 75'ini kullandıklarını kaydetti.
Berova, 2026 yılında bu üç kalemi kullanan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Maliye Bakanlığı’nın hane halkı yardım kalemini kullanma oranlarının yüzde elinin altında olduğunu dile getirdi.
Berova, “Bu yüzde 50 rakamına kim yaklaşırsa uyarılacak ve yüzde 50 rakamını bu yıl içerisinde koruyacağız.” diye konuştu.
Maliye Bakanı Berova, yaptıkları bir araştırmada “maaşa bağlanan gerçek CTP trollerini” de gördüklerini belirtti.
Üstel
Başbakan Ünal Üstel, CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın konuşmasını “talihsiz” olarak değerlendirerek, meclis kürsüsünde hiçbir zaman hane halkı yardımının tartışılmadığını söyledi.
Üstel, Barçın’ın bu konuları TV programlarına taşımasını da eleştirdi.
Sözü, dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile milletvekili seçildiğini popülizm yapmadığını ve kimseyi karalamadığını belirten Üstel, hane halkı yardımları konusunda daha önce yaptığı açıklamaların arkasında olduğunu söyledi.
Üstel, “trol” yorumlarının kendisi için de yapıldığını kaydederek bu konuda kimseyi suçlamadığını vurguladı.
“Trolleri” kimlerin kullandığını konusunda araştırma yapılmasını istediğini ifade eden Üstel, hükümete mensup kimsenin “trollere” ihtiyacı olmadığını, kamuoyunda algı yaratılmaya çalışıldığını söyledi.
Hükümete geldiği günden itibaren verdiği tüm sözleri, milletvekili grubuyla yerine getirdiklerini vurgulayan Üstel, izaz ikram kalemi hakkında yapılan eleştirilere yanıt verdi.
“Örtülü yapılacak hiçbir şeyimiz yoktur.” diyen Üstel, Barçın’ın halkı yanıltacak haberler verdiğini söyledi. Üstel, Başbakanlık’tan 50 bin TL’lik çek çıkarsa istifa edeceğini yineledi.
Üstel, Barçın’ın yönelttiği suçlamaları kendisine iade ettiğini, onların “desteğe” ihtiyacı olduğunu belirtti.
Barçın
CTP Milletvekili Devrim Barçın tekrar kürsüye çıkarak, son üç seçimde CTP’nin, UBP’yi “yendiğini” ve desteğe ihtiyacı olmadığını, Üstel’in manipülasyon yaptığını söyledi.
Barçın, kamu maliyesinin battığını savunarak aynı kişiye iki kez ödeme yapılması gibi uygulamaların bunun asıl nedeni olduğunu kaydetti.
Şahiner
Genel Kurul’da söz alan CTP Milletvekili Salahi Şahiner , “Bir hükümetin itibarı trollere kaldıysa işi zor” diyerek “trollerin” hem CTP’li hem UBP’li vekillere yorum yaptığını söyledi.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasası’nın muhalefet için çok değerli olduğunu belirten Şahiner, hükümetin de yasayla ilgilenmesi gerektiğini kaydetti.
Şahiner, DAÜ Teknopark’ın kurulmasında yaşanan sorunları dile getirerek, tahsis edilen arazinin tıp fakültesine verildiğini, yeni yer bulunamadığını ve yönetimdeki değişiklikler nedeniyle sürecin askıda kaldığını söyledi.
Yasanın defalarca ertelendiğini kaydeden Şahiner, Teknoparka şirket kurmak için çok sayıda talep olduğunu ve bu durumun, ülkeye yüz milyonlarca liralık katma değer sağlayacak potansiyel yatırımları engellediğini dile getirdi.
Şahiner, teknoparklar için altyapı ve üstyapı yatırımlarının devlet eliyle yapılması gerektiğini belirtti.
Şahali
CTP Milletvekili Erkut Şahali, hükümetin, "bilişim adası" söylemini eleştirerek, teknoloji geliştirme bölgelerine arazi bulunamadığını ancak UBP ilçe başkanlarına, solar santral projelerine arazi tahsisinin kolayca yapıldığını söyledi.
DAÜ Teknoparka yeni bir arazi tahsisi yapılmamasını ve yasanın gecikmesini eleştiren Şahali, “Hükümetin, dediğiyle yaptığı örtüşmüyor.” dedi.
Hükümetin tüm iş ve işlemlerinin şüphe altında olduğunu söyleyen Şahali, Başbakan Üstel’in yakın çevresindeki bürokratlar hakkındaki iddiaların yargıya taşındığını ifade etti.
Devleti yönetmenin sadece makamlarda bulunmaktan ibaret olmadığını, yasaların emrettiklerinin eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini kaydeden Şahali, “Hane halkı yardım ödenekleri istismar ediliyor” ifadelerini kullandı.