Mesele TMK olunca Cumhurbaşkanı ve Başbakan omuz omuza mı?

Abone Ol

KKTC siyaseti veya siyasetsizliği sayesinde farklı siyasi görüşe ve seçmen tabanına hitap ettiğini sandığımız kişilerin aynı telden çaldığına da tanık olduk.

“Rüyamda görsem inanmam” dedirtircesine Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi (Bakanlar Komitesi) tarafından Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) hakkında verilen karara yönelik Cumhurbaşkanı ve Başbakan manidar bir şekil nerede ise aynı açıklamayı yapmış ve kararı önemsizleştirmeye çalışmışlardır.

Tarafsız ve bağımsız değerlendirme açısından daha özgür olan kesimlerden gelen değerlendirme ise Cumhurbaşkanı ve Başbakanın aksine bahse konu kararın potansiyel olarak önemli tehditler/tehlikeler içermiş olduğudur. Söz konusu karara Cumhurbaşkanı, Başbakan, Barolar Birliği Başkanı ve Araştırmacı Yazar Mete Hatay’ın yaptığı değerlendirmeyi aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

v Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin mülkiyet konusunu ele aldığı toplantıda alınan kararın Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkililiğini tartışmaya açmadığını belirterek, komisyonun AİHM tarafından etkili bir iç hukuk mekanizması olarak kabul edilmeye devam ettiğini vurguladı. Erhürman’a göre Sekretaryanın çalışma yapmasına yönelik alınan bu prosedürel karar, mülkiyete yönelik başvuruları sonuçlandırmak amacıyla AİHM kararları çerçevesinde şekillendirilen ve etkililiği defaten AİHM tarafından teyit edilen Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkililiğinin sorgulanması sonucunu asla doğurmamaktadır.

v Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Taşınmaz Mal Komisyonu’na ilişkin kararının kurumun etkinliğini zayıflatmadığını belirterek, bunun yalnızca teknik ve prosedürel bir süreç olduğunu söyledi.

v Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi (Bakanlar Komitesi) 'nin almış olduğu kararın Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğine yönelik bir karar olmadığı doğru olmakla birlikte; bunun yalnızca “prosedürel” bir karar olduğundan bahsetmek çok doğru görünmemektedir. Esendağlı, konunun geri dönülemez bir noktaya evrilmesini önlemek için çok kritik bir sürece girdiğimizi ve bunun devlet kurumları tarafından çok büyük ciddiyetle ele alınması gerektirdiğini önemle vurgulamıştır.

v Araştırmacı-yazar Mete Hatay, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nde yapılan oylamanın KKTC açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını savunarak, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin çalıştırılmaması, ödemelerde yaşanan gecikmeler ve Maraş konusundaki belirsizliklerin uluslararası alanda olumsuz sonuçlar doğurmaya başladığını kaydetti. Hatay, “Beklenen tokat geldi, mülkiyet dosyasının faturası önümüze çıkıyor” ifadesini kullanırken esas sorunun bugün hâlâ geçmişteki aynı reflekslerle hareket ettiğimiz, ödemeleri geciktirerek, iadeleri durdurarak ve statükonun kendi kendini koruyacağını varsayarak... Maalesef, Garp cephesinde ahvâl-i umûmiye şimdilik bu surettedir." vurgusunu yapmıştır.

Yukarıdan da anlaşılacağı gibi; TMK ile ilgili karar, devlet ve hükümet yetkililerinin sorumluluktan kaçmak için sadece prosedürel olarak değerlendirilip önemsizleştirilecek nitelikte değildir. Bunun yerine ender de olsa aynı telden çalan ve omuz omuza veren Cumhurbaşkanı ile Başbakanın bir defalığına dahi olsa toplumun yararına behemehal ortak çalışma başlatıp TMK’nın bundan sonraki süreçte işlevini ve güvenilirliğini artırmak için yasal, mali ve kurumsal düzenleme yapmaları gerekmektedir.