Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, KKTC’de yükseköğrenim sektörünün sürdürülebilirliğinin kaliteli eğitim ve etkin denetimden geçtiğini belirterek, belirlenen kriterlere uymayan üniversitelerin izinlerinin iptal edileceğini açıkladı.
Yaklaşık 30 yıldır farklı üniversitelerde akademisyen olarak görev yaptığını belirten Özersay, KKTC yükseköğrenim sektörünün geleceği açısından kalite ve denetimin temel öncelikler olması gerektiğini vurguladı.
Özersay, öğrenci statüsü üzerinden kaçak işçiliğe veya insan kaçakçılığına aracılık eden, yükseköğrenim faaliyetinden uzaklaşan ve sahte öğrenci belgelerinden sahte diplomalara kadar çeşitli usulsüzlüklerin merkezi haline gelen yapıların “tabela üniversiteleri” olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Bu tür yapıların yalnızca eğitim sektörüne değil, kaliteli eğitim veren üniversitelere ve KKTC’nin uluslararası itibarına da zarar verdiğini ifade eden Özersay, Halkın Partisi’nin iktidara gelmesi halinde yükseköğrenim alanında kapsamlı denetim mekanizmalarının hayata geçirileceğini kaydetti.
Özersay, “Yeni dönemde bu türden yapıları ciddi bir denetime tabi tutacak düzenlemeler yaparak kriterlere uymayanların üniversite izinlerinin iptali yoluna gideceğiz” dedi.
YÖDAK’ın yetki ve personel yapısı güçlendirilecek
Yükseköğrenimde etkin bir denetim sistemi oluşturulabilmesi için Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Konseyi’nin (YÖDAK) güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özersay, kurumun hem personel hem de yetki bakımından daha güçlü bir yapıya kavuşturulacağını söyledi.
Özersay ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde üniversitelerle ilgili görev yapan Yüksek Öğrenim Dairesi’nin müsteşarlık seviyesine çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Yüksek Öğrenim Dairesi ile YÖDAK’ın tam bir uyum ve istişare içerisinde çalışmasının sağlanacağını belirten Özersay, yükseköğrenim alanında daha güçlü, koordineli ve etkin bir idari yapı oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
“Mesele sadece sahte diploma değil”
Sahte diploma konusunun görmezden gelinmesinin yükseköğrenim sektörünü ve dolayısıyla ekonominin önemli bir ayağını ciddi şekilde tehdit edeceğini söyleyen Özersay, mevcut sorunların yalnızca sahte diploma vakalarıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
Özersay, sektörde intihal, sahte öğrenci belgeleri üzerinden kaçak işçiliğe aracılık edilmesi ve öğrencilerin dolandırılarak okul harçlarının şahsi hesaplara aktarılması gibi ciddi iddiaların bulunduğunu belirtti.
Öğrenci izniyle ülkede bulunan kişilerin gerekli çalışma izinleri olmaksızın üniversitelerde dekan ve benzeri yönetici pozisyonlarına getirilmesi konusuna da dikkat çeken Özersay, öğrencilerin derslere devam durumlarının yeterince denetlenmemesi ve akademik ile idari personelin maaşlarının aylarca ödenmemesi gibi sorunların da sektörün yapısal problemleri arasında yer aldığını ifade etti.
“Sahtekârlık yapanlardan hesap sorulmalı”
Yükseköğrenim alanında yaşanan usulsüzlüklerin yeniden ortaya çıkmaması için sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirten Özersay, sahtekârlık yapan, bu eylemlere ortak olan veya bu yöntemlerle devleti dolandıran kişiler hakkında caydırıcı cezaların uygulanmasının önemine işaret etti.
Bu tür eylemlerin yalnızca kamu düzenine zarar vermediğini belirten Özersay, halkın sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan, eğitim hakkını emeğiyle elde eden gençlerin mağduriyetine yol açan ve toplumdaki adalet duygusunu zedeleyen uygulamalara karşı kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiğini söyledi.
Özersay, yükseköğrenim sektörünün yeniden güvenilir ve kaliteli bir yapıya kavuşturulması için denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi gerektiğini belirterek, temel yaklaşımın “liyakat, kalite ve denetim” olması gerektiğini vurguladı.
HP Genel Başkanı Özersay, “Ülkede yönetimin tüm alanlarında olduğu gibi yüksek öğrenimde de tek çıkış yolumuz LİYAKAT, KALİTE ve DENETİMDİR” ifadelerini kullandı.