Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerden kayda değer bir sonuç çıkmamasına rağmen, kritik deniz ticaret yollarından petrol sevkiyatının artmasıyla cuma günü geriledi. Buna karşın fiyatlar, temmuz ayını yaklaşık yüzde 20'lik yükselişle tamamlamaya hazırlanıyor.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,2 düşüşle 88 dolara, ABD ham petrolü (WTI) ise 1,8 gerileyerek 82,09 dolara indi. Her iki gösterge de temmuz ayı genelinde yaklaşık yüzde 20 değer kazandı.

ING analisti Daniel Hynes, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimin, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışındaki artışla kısmen dengelendiğini belirtti. Hynes'e göre bu gelişme, arz endişelerini hafifleterek petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlıyor.

Dünya ham petrolü ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, bölgedeki çatışmalar nedeniyle enerji piyasalarının en kritik noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Bölgedeki güvenlik riskleri yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı değil. Suudi Arabistan, Bab el-Mendeb Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde deniz güvenliğini güçlendirmek amacıyla çok uluslu bir deniz güvenliği koalisyonu oluşturmayı hedefliyor. Suudi Savunma Bakanlığı, aralarında Cibuti, Mısır, Pakistan, Sudan ve Türkiye'nin de bulunduğu 14 ülkenin bu girişime destek verdiğini açıkladı.

Öte yandan İran destekli Yemenli Husiler, geçen hafta Suudi Arabistan'a deniz ablukası ilan ederek, Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak kullanılan Kızıldeniz güzergâhı üzerinden gerçekleştirilen petrol ihracatını tehdit etti.

Phillip Nova analisti Priyanka Sachdeva ise Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'de tanker trafiğinin devam etmesine rağmen artan güvenlik risklerinin navlun ve sigorta maliyetlerini yükselttiğini belirtti. Sachdeva, bu durumun petrol fiyatlarına ilave bir jeopolitik risk primi yansıttığını ifade etti.