KKTC’de her ciddi asayiş olayından sonra aynı talep tekrarlanıyor: “Polis teşkilatı güçlendirilmeli, polis sayısı artırılmalıdır.” Gerekçe olarak da yarım asrı aşan, günümüzün nüfusunu, teknolojisini ve suç çeşitlerini yansıtmayan 1984 yılından kalan teşkilat yasasındaki kadro sayıları gösteriliyor.
Ancak asıl soru nedense sorulmuyor: Kaç polise değil, hangi işi yapacak kaç uzmana ihtiyacımız var?
Elli yıl önce polislik büyük ölçüde devriye, trafik, adli soruşturma ve kamu düzeninin korunması üzerinden tanımlanıyordu. Bugün ise suç, sokağın sınırlarını çoktan aştı. Siber dolandırıcılık, kara para aklama, insan ticareti, uyuşturucu ağları, dijital şantaj, yasa dışı bahis, organize suçlar, sahte belgeler ve kişisel verilerin kötüye kullanılması giderek yaygınlaşıyor. Kripto varlıklar ve sınır aşan para hareketleri ise suç soruşturmalarını çok daha karmaşık hâle getiriyor.
Böyle bir dönemde yalnızca toplam polis sayısını artırmak, eski bir binaya yeni sandalyeler koymaktan farksızdır.
Öncelikle kapsamlı bir iş analizi yapılmalıdır. Hangi birim ne kadar iş yükü taşıyor? Polisler zamanlarının ne kadarını asli görevlerine, ne kadarını bürokratik işlemlere ayırıyor? Hangi bölgelerde, hangi saatlerde ve hangi suç türlerinde yoğunlaşma yaşanıyor? Teknolojiyle yapılabilecek işler için kaç personel kullanılmaya devam ediliyor?
Ardından bilimsel bir norm kadro çalışması gerçekleştirilmelidir. İhtiyaç; nüfusun yanında turist, öğrenci ve yabancı çalışan sayısı, günlük hareketlilik, suç yoğunluğu, coğrafi sorumluluk alanı, vardiya düzeni ve olaylara müdahale süresi dikkate alınarak belirlenmelidir.
Daha da önemlisi, sayı kadar uzmanlık haritası çıkarılmalıdır. KKTC’nin siber suç uzmanına mı, mali soruşturmacıya mı, kriminal analiste mi, dijital delil inceleme personeline mi, narkotik veya organize suç uzmanına mı daha fazla ihtiyacı vardır?
Bunlar bilinmeden ortaya atılan “ek polis gereklidir” iddiası bilimsel değil, ezbere dayalıdır.
Polis teşkilatı elbette güçlendirilmelidir. Ancak güç, yalnızca üniformalı personel sayısından doğmaz; doğru organizasyon, teknoloji, liyakat, eğitim ve uzmanlaşmayla ortaya çıkar.
Mesele kadroyu şişirmek değil, suçtan daha akıllı bir teşkilat kurmaktır.