Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), hükümetin açıkladığı tasarruf ve ekonomik tedbirler paketinin kamuoyunu bilgilendirme açısından yetersiz olduğunu, alınan önlemlerin ekonomiye sağlayacağı katkıya ilişkin somut ve ölçülebilir verilerin paylaşılmadığını savundu.
KTSO, bu çerçevede hükümeti, açıkladığı tasarruf tedbirlerini rakamsal verilerle destekleyerek, hangi kalemlerde ne kadar tasarruf yapılacağını ve bunun bütçeye sağlayacağı katkıyı kamuoyuyla açık ve detaylı biçimde paylaşmaya davet etti.
KTSO’dan yapılan yazılı açıklamada, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın küresel ölçekte ekonomik belirsizlikleri arttırdığı, özellikle enerji başta olmak üzere birçok alanda maliyetleri yükseltme potansiyeli taşıdığı görüşünü aktardı.
Bu gelişmelerin dünya ekonomisini etkilemesinin kaçınılmaz olduğu belirtilen açıklamada, dışa bağımlı bir ekonomik yapıya sahip ülkede de söz konusu olumsuzlukların hissedilmesinin beklendiği kaydedildi.
Açıklamada, hükümetin bu gelişmeler ışığında açıkladığı tasarruf paketinde hangi kamu harcama kalemlerinde ne kadar kesinti yapılacağı, bu kesintilerin bütçeye toplam katkısının ne olacağı ve kamu maliyesine sağlayacağı etkinin büyüklüğü konusunda kamuoyuna açık ve hesaplanabilir bir çerçevenin ortaya konulmadığı ileri sürüldü.
“Ekonomik belirsizliklerin arttığı, işletmelerin ve vatandaşların ciddi mali baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde beklenen yaklaşım; genel ifadelerle tasarruf çağrıları yapmak değil, veriye dayalı, ölçülebilir ve şeffaf ekonomik politikalar ortaya koymaktır.” İfadelerine yer verilen açıklamada, gerçekçi bir tasarruf programında hangi harcama kalemlerinde kesinti yapılacağı, bu kesintilerin bütçedeki payı ve yıllık mali karşılığının açıkça ortaya konulması gerektiği kaydedildi.
Söz konusu paketin ekonomik etkisi değerlendirilemiyor
Açıklanan tedbirlerin bu unsurları içermediği öne sürülen açıklamada, bu nedenle söz konusu paketin ekonomik etkisinin değerlendirilemediği ve kamuoyunda inandırıcılığının sınırlı kaldığı görüşü dile getirildi.
KTSO açıklamasında ayrıca, küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir dönemde ekonomik yönetimin en önemli unsurlarından birinin şeffaflık ve hesap verebilirlik olduğu belirtilerek, ekonomik güvenin ancak ölçülebilir hedefler, somut veriler ve net bir mali programla sağlanabileceği ifade edildi.






