Sanayinin röntgenini çekemeyen oda, ekonomiye ameliyat reçetesi yazıyor!

Abone Ol

Kıbrıs Türk Sanayi Odası, geçtiğimiz günlerde iddialı bir isim taşıyan “Sanayi ve Üretim Temelli Ekonomik Dönüşüm Programı” hazırladığını duyurdu. Program bütün siyasi partilere sunulacak; sanayinin millî gelir, istihdam, ihracat ve yatırımlar içindeki payının belirli hedeflerle artırılması istenecekmiş.

İsim görkemli, hedefler heybetli, cümleler fabrika bacası kadar uzun…

Ancak insan ister istemez soruyor:

Sanayi Odası, sanayinin bugünkü fotoğrafını çekmeden yarının filmini nasıl yazdı?

Çünkü ekonomik dönüşüm programı hazırlamak, kahve falına bakıp “üç vakte kadar sanayi şahlanacak” demeye benzemez. Önünüzde güncel bir sanayi envanteri, düzenli bir sanayi üretim endeksi, kapasite kullanım oranı, üretici fiyat endeksi, iş gücü verimliliği, birim üretim maliyeti, yatırım eğilimi, sektörel istihdam, enerji yoğunluğu, ithal girdi bağımlılığı ve sanayi güven endeksi bulunmalıdır.

Gelgelelim, Odanın kamuoyuna açık internet sitesindeki “Raporlar” bölümünde yalnızca dört genel çalışma başlığı görülüyor. “Sektörel Analiz” için ayrılan sayfadaysa kamuoyunun inceleyebileceği güncel tablo, zaman serisi veya gösterge seti görünmüyor. Buna karşılık “Sanayi Gazetesi”nin çok sayıda sayısı arşivlenmiş durumda. Kısacası gazete bol, gösterge yok; manşet var, ölçüm cihazı kayıp! KTSO Raporlar, KTSO Sektörel Analiz, Sanayi Bülteni Arşivi

İşin en ironik tarafı ise Odanın kendi açıklamasında saklıdır. Hazırlanan programın içinde Üretici Fiyat Endeksi’nin, güncel sanayi envanterinin ve sektör bazlı veri altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Yani Oda, ekonomik dönüşüm programını hazırlamış; fakat programın dayanması gereken temel veri altyapısını daha sonra kurmayı planlıyor! KTSO’nun program açıklaması

Bu, önce binanın çatısını kurup sonra “temeli de gelecek yıl atarız” demektir.

Daha da ilginci, KTSO firmalara ücret karşılığında kapasite raporu hazırlıyor. Bu raporlarda işletmelerin makine parkı, yıllık üretim kapasitesi, kullandığı ham maddeler ve kapasite hesapları yer alıyor. Odanın kendi ifadesiyle bu raporlar, sanayinin durumunu, atıl kapasiteyi ve desteklenmesi gereken sektörleri belirleyecek istatistiklerin üretilmesine hizmet etmelidir. KTSO Kapasite Raporu açıklaması

Öyleyse sormak gerekir:

Bu kadar kapasite raporu hazırlanıyor da bunlardan neden düzenli kapasite kullanım istatistiği üretilmiyor? Veriler dosyalarda turşuya mı kuruluyor?

Bir sanayi odasının görevi yalnızca elektrik zammından yakınmak, teşvik talep etmek ve hükümete yapılacaklar listesi sunmak değildir. Oda öncelikle kendi sektörünün veri merkezi ve erken uyarı sistemi olmalıdır. Her ay sanayi üretimindeki değişimi, her üç ayda kapasite kullanımını ve güven endeksini, her yıl da sanayinin rekabet gücünü açıklamalıdır.

Hangi sektör büyüyor? Hangisi küçülüyor? Kaç işletme kapandı? Elektriğin toplam maliyet içindeki payı nedir? İthal girdiye bağımlılık ne düzeydedir? Çalışan başına katma değer artıyor mu? Kamu alımlarında yerli ürünün payı kaçtır? Yeşil Hat ticaretinden hangi sektör ne kadar yararlanıyor?

Bunların cevabı yoksa “sanayinin millî gelirdeki payını artıracağız” demek, terazisi olmayan kasabın bütün etleri göz kararı tartmasına benzer.

Elbette hükümet eleştirilmelidir. Plansızlık, pahalı enerji, finansman sıkıntısı ve bürokratik hantallık sanayicinin belini bükmektedir. Ancak kendi sektörünün nabzını ölçmeyen bir Odanın hükümete tansiyon reçetesi yazması, mizah dergilerine malzeme olacak kadar tuhaftır.

Sanayi Odasının hükümete ayar vermeden önce kendi istatistik saatini ayarlaması gerekir.

Önce güncel sanayi envanterini yayımlayın. Ardından üretim, kapasite, maliyet, istihdam, ihracat, verimlilik ve yatırım göstergelerini düzenli olarak kamuoyuna açıklayın. Sonra hedeflerin başlangıç değerini, süresini, maliyetini ve başarı ölçütünü ortaya koyun.

Aksi hâlde adına “ekonomik dönüşüm programı” denilen belge, bilimsel bir yol haritası değil, veri deposu boş bir fabrikanın ürettiği parlak ambalajlı temenniler paketi olur.

Unutmayalım:

Rakamını bilmediğiniz sanayiyi yönetemez, ölçemediğiniz üretimi dönüştüremezsiniz. Sanayinin röntgenini çekemeyenler, ekonomiye ameliyat reçetesi yazmaya kalkmamalıdır!Formun Altı