☰
✕
Kıbrıs

Sarpten'den kapsamlı balıkçılık politikası çağrısı: Her barınakta tam donanımlı kurtarma botu olmalı

Abone Ol

Biyologlar Derneği’nin eski başkanlarından Hasan Sarpten, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bölge milletvekilleri ve Lapta-Alsancak-Çamlıbel (LAÇ) Belediyesi Başkan adayı Turan Rahvancıoğlu ile birlikte Lapta Balıkçı Barınağı’nı ziyaret etti.

Ziyarette balıkçılarla sektörün sorunları ve yeni dönemde atılması gereken adımlar üzerine görüş alışverişinde bulunulduğunu belirten Sarpten, Girne bölgesindeki balıkçılık kooperatifi, dernek ve birliklerinde çeşitli çalışmalar yürüten Ertunç Birinci ve Sait Farach’ın da sektörün önünün açılması için önemli tespitlerde bulunduğunu kaydetti.

BALIKÇILIĞIN TARIM SİGORTA FONU KAPSAMINA ALINMASINI İSTEDİ

Balıkçılık sektörü için acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Sarpten, öncelikle sektörün Tarım Sigorta Fonu kapsamına alınmasının “hayati öneme” sahip olduğunu belirtti.

Sarpten, fırtınada zarar gören teknelerin veya deniz canlıları nedeniyle parçalanan ağların zararlarının tazmin edilmesini sağlayacak bir sistem oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Balıkçı barınaklarının güçlendirilmesi gerektiğini de kaydeden Sarpten, dalgakıran ve mendireklerin geliştirilmesinin, kötü hava koşullarında balıkçıların teknelerini koruyabilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Sarpten, devletin bu çalışmalar için gerekli kaynağı ayırmasının öncelik olması gerektiğini söyledi.

“HER BALIKÇI BARINAĞINDA KURTARMA BOTU BULUNMALI”

Sarpten, son yaşanan gemi faciasından çıkarılması gereken derslerden birinin de balıkçı barınaklarındaki acil müdahale kapasitesinin artırılması olduğunu ifade etti.

Her balıkçı barınağında acil durumlara müdahale edilebilmesi amacıyla gerekli tüm donanıma sahip bir kurtarma botu bulundurulması için tedbir alınması gerektiğini kaydetti.

“BALIKÇILIĞA ÖNEM VEREN YÖNETİM ANLAYIŞI ŞART”

Balıkçılık alanında yapılması gerekenlerin bunlarla sınırlı olmadığını belirten Sarpten, istilacı türlerle mücadeleden sektöre sağlanacak teşviklere kadar birçok konuda adım atılması gerektiğini ifade etti.

Güney Kıbrıs’taki balıkçılık sektörünün yıllık ekonomik hacminin 60 milyon euronun üzerinde olduğunu belirten Sarpten, Kuzey Kıbrıs’taki rakamların ise bunun çok altında ve belirsiz olduğunu kaydetti.

“Aynı ada, aynı deniz ama Güney Kıbrıs’ın balık tüketim pazarı Kuzey’den çok daha büyüktür” diyen Sarpten, buna rağmen yılda 800 bin euro değerinde balıkçılık ürününün Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında güneye geçtiğini ifade etti.

Sarpten, bu verilerin sektörün geliştirilmesinin ekonomi açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyduğunu belirterek, balıkçılığın önünün açılmasının ülke ekonomisi açısından da önemli bir kazanım olacağını söyledi.

Tüm bunların hayata geçirilebilmesi için bir “Balıkçılık Politikası” oluşturulması gerektiğini vurgulayan Sarpten, bir ada ülkesi olarak yüzünü denize dönen ve balıkçılığa önem veren bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade etti.