Kıbrıs

Sendikalardan ortak çağrı: Denetim yalnızca evrak kontrolünden ibaret değildir

Abone Ol

KAMU-İŞ, KTAMS, KAMU-SEN, KTOEÖS ve KTÖS, son dönemde meydana gelen facialar, iş kazaları, afetler ve kriminal olaylara ilişkin ortak açıklama yaparak, kamu otoritesinin gözetim ve denetim yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmesi çağrısında bulundu.

Sendikalar, yaşam hakkının korunmasının yalnızca olay meydana geldikten sonra müdahale etmekle sınırlı olmadığına dikkat çekerek, devletin insan hayatını tehdit edebilecek riskleri önceden tespit etmek, gerekli önlemleri almak ve denetimleri etkin şekilde yürütmekle yükümlü olduğunu vurguladı.

Açıklamada, son dönemde peş peşe yaşanan can kayıplarına işaret edilerek, “Bu can kayıplarının hangileri önlenebilirdi?” sorusu yöneltildi. Bir insanın yaşamını kaybetmesinden sonra yapılacak açıklamaların, önceden alınması gereken tedbirlerin yerini tutamayacağı belirtildi.

“Denetim yalnızca evrak kontrolünden ibaret değildir”

Sendikalar, kamu otoritesinin görevinin yalnızca izin vermek, ruhsat düzenlemek veya evrak kontrolü yapmak olmadığını kaydetti.

Riskli yapı ve tesislerin güvenliği, iş yerlerindeki çalışma koşulları, kara ve deniz ulaşımında kullanılan araçların teknik yeterliliği, limanlar ve yolcu taşımacılığı, afetlere karşı altyapının hazırlığı ile kamu güvenliğini tehdit eden alanların etkin ve sürekli biçimde denetlenmesi gerektiği ifade edildi.

Bir izin veya uygunluk belgesinin verilmiş olmasının kamu otoritesinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı belirtilen açıklamada, asıl önemli olanın yapılan denetimlerin gerçekten yeterli olup olmadığı olduğu vurgulandı.

“İhmal varsa sorumluluk da vardır”

Ortak açıklamada, yaşanan büyük olayların ardından risklerin önceden bilinip bilinmediği, gerekli denetimlerin yapılıp yapılmadığı, eksikliklerin tespit edilip edilmediği ve tespit edilen eksikliklerin neden giderilmediği gibi soruların mutlaka yanıtlanması gerektiği belirtildi.

“Kim izin verdi, kim denetledi, kim gerekli tedbirleri almakla yükümlüydü?” sorularını gündeme getiren sendikalar, olası ihmallerin yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Sorumluluk zincirinin teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılması gerektiği kaydedildi.

Silo ve gemi facialarına ilişkin açıklama talebi

Sendikalar, Kumyalı’da bir kamu kurumuna ait silonun çökmesi sonucu bir emekçinin yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, silonun bakım geçmişinin, yapısal güvenliğinin, gerçekleştirilen kontrollerin ve daha önce tespit edilmiş olabilecek risklerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasında ise 8 kişinin yaşamını yitirdiği, 20 kişinin kayıp olduğu belirtilerek; geminin teknik yeterliliğinden sefer iznine, hava koşullarından liman denetimlerine kadar tüm sürecin açıklığa kavuşturulması talep edildi.

Açıklamada, her iki olay bakımından da temel sorunun, “Kamu otoritesi üzerine düşen denetim görevini eksiksiz yerine getirmiş midir?” olduğu kaydedildi.

Ercan İtfaiyesi araçlarına ilişkin endişe

Sendikalar ayrıca Sivil Havacılık Ercan İtfaiyesi’nde kullanılan araçların durumu konusunda endişelerini dile getirdi.

Açıklamada, söz konusu araçların uluslararası kurallara uygun olmadığı ve olası bir uçak kazası veya kırım durumunda müdahalede yetersiz kalabileceği ileri sürüldü.

Araçların 2006 yılında imal edildiği ve 20 yıllık olduğu belirtilirken, uluslararası havacılık kuralları kapsamında bu araçların en geç 10 yılda bir yenilenmesi gerektiği ifade edildi.

Eğitim alanlarında can güvenliği uyarısı

Kamusal eğitim alanlarındaki güvenlik sorunlarına da dikkat çekilen açıklamada, öğrenci taşımacılığındaki denetim süreçlerinde yaşandığı belirtilen zafiyetlerin çocukların can güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğu kaydedildi.

Depreme dayanıklı olmadığı belirtilen kamusal eğitim yapılarında eğitimin sürdürülmesinin de olası facialara davetiye çıkarabileceği ifade edilerek gerekli önlemlerin gecikmeden alınması istendi.

“Denetim kâğıt üzerinde değil, sahada yapılmalı”

Sendikalar, denetimin yalnızca belge imzalamaktan ibaret olmadığına vurgu yaparak, “Denetim, tehlikeyi ortaya çıkmadan görmek ve ortadan kaldırmaktır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, denetlenmiş bir tesisin çökmesi veya gerekli izinlere sahip bir ulaşım aracının büyük bir faciaya karışması durumunda mevcut denetim sisteminin işleyişinin sorgulanması gerektiği belirtildi.

Bağımsız soruşturma ve şeffaflık çağrısı

Toplumun beklentisinin olayların üzerinin örtülmemesi olduğunu belirten sendikalar; soruşturmaların bağımsız ve şeffaf biçimde yürütülmesini, teknik raporların kamuoyuyla paylaşılmasını ve sorumluluğu bulunan herkesin makamına bakılmaksızın hesap vermesini talep etti.

Sorumluluğun yalnızca cezai boyutla sınırlı olmadığına işaret edilerek, idari ve siyasi sorumluluğun da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Bizim derdimiz insan hayatıdır”

KAMU-İŞ, KTAMS, KAMU-SEN, KTOEÖS ve KTÖS, herhangi bir olaydan siyasi çıkar elde etme amacı taşımadıklarını belirterek, temel kaygılarının insan hayatının korunması olduğunu ifade etti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bir başka işçinin, bir başka yolcunun, bir başka yurttaşın yaşamını yitirmesini beklemeden gerekli tedbirlerin alınmasını istiyoruz. İnsan hayatı ihmalin, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun bedelini ödeyemez. Yaşam hakkını korumak devletin tercihi değil, asli görevidir.”

Sendikalar, yaşanan olayların tüm yönleriyle araştırılmasını, varsa ihmallerin ortaya çıkarılmasını, sorumluların hesap vermesini ve benzer faciaların yeniden yaşanmaması için denetim mekanizmalarının derhal güçlendirilmesini talep etti.