Dünyada halklarının gönlünü kazanmış tüm liderler ettikleri sözlerle bilinirler. İngiltere’de bir Churchill, Thatcher, Türkiye’de Atatürk, Demirel, Ecevit, Erbakan, Erdoğan, Fransa’da De Gaulle, Mitterand, ülkemizde Dr. Küçük, Makarios, Denktaş, Mehmet Ali Talat, Derviş Eroğlu, Mustafa Akıncı, Özker Özgür, Naci Talat Usar, Alpay Durduran aklıma ilk gelenler. Bunların ettikleri sözler hala kulaklarımızda ve hatıralarımızdadır.

Doğrusunu söylemek gerekirse yeni nesil siyasilerin sözleri de açıklamaları da silik ve halka dokunmayan bir kıvamda. Çünkü yukarıda saydığım isimlerdeki şu özellikler kendilerinde yok: Lider olmak için gerekli özgüven, seçildikleri ortamda organik olma hali, yaptıkları işi onlara yakıştıran bir kitlenin varlığı, aldıkları rolü ısmarlama ya da şans eseri elde etmemiş olmaları… Ayrıca bu isimlerin büyük lider olmalarında yaşadıkları koşullar ve karşılaştıkları sorunlar, yetişme şartları, mücadele ede ede pişmeleri de rol oynuyor.

Bakın CHP buna güzel bir örnektir. Bu partinin başına Ecevit’ten sonra kim geldiyse proje üzerinden genel başkan oldu. Baykal yıllarca bir hizibin adamı olarak o hareketin içinde dolandı durdu. Kılıçdaroğlu zaten ne o makamı hak edecek ne de mevcut iktidarı zor durumda bırakacak hiçbir çabası olmadığı gibi yine bir proje adamı olarak anlaşıldı veya göründü. Halbuki Ecevit, kendini rejimin asıl sahibi olarak gören İsmet Paşa’yı demokratik bir kurultay ile safdışı bırakmıştı.

Süleyman Demirel de Demokrat Parti geleneğinin 27 Mayıs 1960’ta tasfiye edilmesinden sonra bir mühendis olarak o boşluğu ciddi biçimde doldurmuştu.

Erdoğan’ın 28 Şubat sonrası Erbakan hocayı da reddederek çıktığı yolda verdiği mücadele ve halkın gönlünde kurduğu yer yine bir liderlik efsanesidir.

Ecevit “Toprak işleyenin su kullananın” derken, Erdoğan “Biz bu yola kefen giyerek” çıktık demişti. CHP’de uzun senelerdir böyle akılda kalan bir laf eden kimseyi duydunuz mu? Hala memurluk yapmayı parti başkanlığı sanıyorlar. Halbuki hade Erdoğan’ı doğru analiz edemiyorsunuz, peki Karaoğlan Ecevit’i de mi okuyamıyorsunuz? Maalesef okuyamıyorlar.

Ülkemize baktığımızda da hafızalara kazınan çok laf görürüz. Dr. Küçük ikinci kez Cumhurbaşkanlığı Muavinliğine aday çıkmak için Ankara’ya giderken “Beni düdüklü tencerede bile pişiremezler” demişti. Hala aklımızdadır. Rauf Denktaş en muhaliflerinizin söyleyemeyeceği bir söz etmişti: “Oğlumu MİT öldürmüştü”.

Sonrasında, Eroğlu bir seçim yarışında “Arkamda 50 MİT ajanıyla dolaşıyorum” dedi. Akıncı’nın “Paşa çizmeyi aştı”, sözüyle Özgür’ün “Davul benim omzumda tokmak başkasında” sözü de unutulmazlar arasındadır. Mehmet Ali Talat “Benim anavatanım Kıbrıs’tır” dedi ve çok uzun sürmedi hem başbakan hem de cumhurbaşkanı oldu. Naci Talat’ın “Kimdir be bunlar” sözünü insanlar hala kullanıyor.

Bunlar ilk akla gelenler. Bu liderlerin elbette başka sözleri de var.

Türkiye’den söz ederken CHP için sorduğumu bizde CTP için de sormak isterim. Bakın yukarıda üç ayrı dönemde CTP lideri olmuş üç aktörün ettiği, hafızalarımıza kazınan sözlerden örnekler verdim. Peki kimsenin aklında sekiz yıldır CTP’nin başında oturan Erhürman’ın ettiği bir söz var mı? Yok ve olamaz. Çünkü kendisinde lider potansiyeli yoktur. Dahası CTP’nin başına kimseyle yarışmadan ve mücadele etmeden geldi. Oturduğu koltuk kendisine resmen altın tepsi içinde sunuldu.

Bakın Özersay bile ortada daha partisi yok iken “Temiz toplum” dedi ve yürüdü. Ahalinin gönlünü kazandı.

Siyaset ve liderlik öyle kurumlanarak, kasılarak ve ince kariyer hesabı yapılarak başarılı olunabilen bir şey değil. Erhürman önce CTP’yi iğdiş etti sonra da toplumsal muhalefeti. Benden CTP’lilere söylemesi, ilk kurultayda onu DAÜ’ye esas görevine göndermediğiniz sürece partinizden ne size ne ahaliye bir fayda olmaz.

Söylenenlere bakılırsa ilk kurultay için bir kişi şimdiden adaylığını açıklasa zaten Erhürman kendiliğinden istifa edecekmiş. Bunu ben demiyorum. Bildiğiniz organik CTP’liler diyor. Herkes şunun farkında ki, koskoca sekiz yılda ettiği tek laf olmayan bir parti başkanından ne toplum lideri ne de cumhurbaşkanı olur. Ahali birleştirici lider arıyor, Silihtar’a memur aramıyor.