Tarafların 20 Temmuz'a bakış açısı çözümü imkânsız mı kılıyor?

Abone Ol

Lisans üstü programlarında “Araştırma Yöntemleri” dersinde sık sık anlattığım gibi; bir eserin, makalenin, kitabın veya köşe yazısının nesnelliği veya bilimsel niteliklere göre yazılıp yazılmadığını anlamanın en belirgin özelliklerinin başında yazarının milliyeti (uyruğu) hakkında net ipuçları vermemesidir. Başka bir ifade ile yazılan bir esere veya köşe yazısına salt demografik aidiyet mutlak yön vermemelidir.

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünü anlamak için hiç kuskusuz ön şart tarafların bakış açılarını önyargısız tespit etmemiz gerekmektedir.

Kıbrıs sorununu yaratan ve çözümsüz kılan unsurlar hiç kuşkusuz tarafların 20 Temmuz’a bakış açısıyla deşifre dilebilir. Karşılaştırmalı tablodan da görüleceği gibi; bir taraf için sevinç kaynağı olan unsur maalesef diğer taraf için üzüntü ve kaygı kaynağı olabilmektedir.

Değerlendirme Boyutu

Kıbrıs Türkleri Açısından

Kıbrıs Rumları Açısından

Harekâtın Genel Niteliği

Barış Harekâtı, müdahale ve güvenlik operasyonu olarak görülmektedir.

İşgal olarak değerlendirilmektedir.

Temel Gerekçe

Enosis girişiminin önlenmesi ve Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğinin sağlanması.

Toprak bütünlüğünün ihlali ve adanın bölünmesi.

Güvenlik

1963–1974 dönemindeki toplumlararası çatışmaların sona erdiği ve güvenliğin sağlandığı düşünülmektedir.

Güvenlik yerine askerî kontrolün ve bölünmüşlüğün kalıcı hâle geldiği görüşü hâkimdir.

Enosis (Yunanistan'a İlhak)

Enosis girişiminin engellenmesi en önemli kazanımlardan biri olarak görülmektedir.

Enosis hedefi gerçekleşmemiş olsa da bunun harekâtı meşru kılmadığı görüşü yaygındır.

Siyasal Sonuçlar

1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti, 1983'te KKTC kurulmuştur.

Adanın fiilen ikiye bölündüğü ve tek egemen devlet yapısının zayıfladığı değerlendirilmektedir.

Toprak Düzeni

Kuzeyde Türk yönetiminin oluşması güvenli bir yaşam alanı olarak görülmektedir.

Adanın yaklaşık %36–37'sinin Türkiye'nin fiili kontrolüne geçmesi önemli bir kayıp olarak görülmektedir.

Nüfus Hareketleri

Türk nüfusun kuzeyde toplanması güvenlik açısından olumlu değerlendirilmektedir.

Yaklaşık 160 bin Rumun kuzeyden güneye göç etmek zorunda kalması önemli bir insani kayıp olarak görülmektedir.

Mülkiyet Sorunları

Mülkiyet meselesinin kapsamlı bir çözümle ele alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Yerinden edilen kişilerin mülkiyet haklarının ihlal edildiği görüşü savunulmaktadır.

Kayıp Kişiler

Geçmişte yaşanan acıların ortak bir insani sorun olduğu kabul edilmektedir.

Kayıp kişiler konusu çözülmemiş temel insani meselelerden biri olarak görülmektedir.

Uluslararası Statü

KKTC'nin kurulması siyasal bir kazanım olarak görülmektedir.

KKTC'nin ilanı uluslararası hukuka aykırı kabul edilmekte ve tanınmamaktadır.

Uluslararası Sonuçlar

Tanınmama, ambargolar, doğrudan uçuşların olmaması ve ekonomik izolasyon önemli sorunlar olarak değerlendirilmektedir.

Uluslararası toplumun büyük bölümünün Güney Kıbrıs'ı tanıması diplomatik açıdan olumlu görülmektedir.

Ekonomik Sonuçlar

Güvenlik kazanılmış olsa da ekonomik izolasyon ve Türkiye'ye yüksek ekonomik bağımlılık önemli maliyetler doğurmuştur.

Kuzeydeki mülkiyet kayıpları ekonomik zarar olarak değerlendirilirken, Güney Kıbrıs zamanla AB üyeliğiyle ekonomik entegrasyonunu güçlendirmiştir.

Yunanistan'daki Gelişmeler

Dolaylı bir sonuç olarak Yunanistan'daki askerî cuntanın sona ermesi olumlu görülmektedir.

Cuntanın çökmesi ve demokrasinin yeniden kurulması olumlu gelişmeler olarak kabul edilmektedir; ancak bunlar harekâtın olumlu değerlendirildiği anlamına gelmemektedir.

20 Temmuz'un Toplumsal Anlamı

Özgürlük, güvenlik ve varoluş mücadelesinin dönüm noktası olarak anılmaktadır.

Ulusal yas ve kayıp günü olarak anılmaktadır.

Yukarıdaki tablodan hareketle; genel mukayeseli bir tablo yapacak olursak taraflar açısından en önemli kazanım / kayıp, güncel sorun, tarihsel hafızadaki yeri ve ortak gerçeklik aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Boyut

Kıbrıs Türkleri

Kıbrıs Rumları

En önemli kazanım / kayıp

Güvenliğin sağlanması ve siyasal varlığın kurumsallaşması

Toprak kaybı, yerinden edilme ve adanın bölünmesi

En büyük güncel sorun

Uluslararası tanınmama ve ekonomik izolasyon

Mülkiyet uyuşmazlıkları, kayıp kişiler ve çözülmemiş Kıbrıs sorunu

Tarihsel hafızadaki yeri

Barış ve güvenlik sağlayan tarihî dönüm noktası

İşgal ve ulusal travma olarak görülen tarihî kırılma

Ortak gerçeklik

Her iki toplum da 1960–1974 döneminde ciddi güvenlik ve insani kayıplar yaşamış; 1974 sonrasında ise farklı siyasal ve toplumsal deneyimler geliştirmiştir.

Sonuç olarak; 20 Temmuz 1974 Harekâtı, Kıbrıs Türkleri için büyük ölçüde güvenliği sağlayan ve Enosis girişimini önleyen bir "Barış Harekâtı", Kıbrıs Rumları için ise adanın bölünmesine, kitlesel yer değiştirmelere ve toprak kaybına yol açan bir "işgal" olarak değerlendirilmektedir. Bu iki farklı tarihsel hafıza, Kıbrıs sorununun günümüze kadar çözülememesinin temel nedenlerinden biridir. Tarihsel olayın nedenleri (15 Temmuz darbesi, garantörlük sistemi ve toplumlararası çatışmalar) ile sonuçları (bölünme, güvenlik, göç, mülkiyet sorunları ve uluslararası tanınma tartışmaları) birlikte ele alındığında, konunun çok boyutlu ve farklı perspektiflere açık olduğu görülmektedir.