Tarafların aynı maddeyi ön şart olarak sunma tuhaflığı!....

Abone Ol

Önceki Cumhurbaşkanının meydanı Hristodulidis’e bıraktığı iddiası ile göreve gelen Erhürman’ın ilk işi bilindiği gibi; Güney Kıbrıs Rum Yönetimine metodoloji adı altında şart koşmak olmuştur.

Geçmiş deneyimlere bakıldığında; görüşme ve/veya müzakere metodolojisi belirleme BM’in uhdesinde olmasına rağmen bu misyonu Kıbrıs Türk Liderliği olarak devralmış olduk

BM parametreleri içinde kalındığı sürece metodoloji maddeleri ön şart olarak kabul edilemeyeceği gibi; mütekabiliyet ilkesi gereği karşı tarafından da metodoloji veya öneri ortaya koyması uluslararası camia tarafından normal karşılanacaktır.

Uzlaşmazlıkların çözümü kapsamında değerlendirilen Kıbrıs sorununda doğal olarak her uzlaşmazlık veya çatışma müzakere yoluyla çözülebileceği gibi; farklı metodolojilerin de örtüştürülmesi ancak ve de ancak müzakere yoluyla olabilir.

Tuhaf karşılanacak şekilde ya iki tatarın iletişimsizliğinden ya da salt taktiksel olarak aynı madde hem Erhürman’ın metodolojisinde hem de Hristodulidis’in önerilerinde yer almaktadır. Şöyle ki, Hem Erhürman hem de Hristodulidis karşı taraftan “Geçmişteki yakınlaşmaların teyidini” talep etmektedir.

S.NO

ERHÜRMAN’IN METHODOLOJİSİ

HRISTODULIDIS’İN ÖNERİLERİ

1

Siyasi eşitlik pazarlık konusu haline getirilmeyecek

Kıbrıs sorununda çözüm temelinin yeniden teyit edilmesi

2

Müzakerelerin başlangıç ve bitiş tarihi belli olacak

Resmî ve çok taraflı bir konferansın ilan edilmesi,

3

Geçmişteki yakınlaşmalar teyit edilecek

Birleşmiş Milletler himayesinde bugüne kadar sağlanan yakınlaşmaların kayıt altına alınması ve her iki tarafça kabul edilen unsurların müzakere belgesinde korunması

4

Rum tarafının masayı terk etmesi hâlinde Türk tarafı statükoya dönmeyecek

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından, bugüne kadar üzerinde uzlaşılamamış konuları görüşmek üzere genişletilmiş resmi bir toplantının düzenlenmesi

5

Resmî ve çok taraflı bir konferansta dört yeni geçiş noktasının açılmasının açıklanması (Eski Erenköy, Haspolat, Akıncılar ve Kiracıköy) ve Kıbrıslı Türklere yönelik bazı tek taraflı güven artırıcı adımların duyurulması

Her iki tarafın da aynı maddeyi ön şart olarak öne sürmesi yanında ortaya çıkan diğer bir tuhaflık yakınlaşmaların tekrar teyide muhtaç olduğu algısı yaratılmasıdır.

Bugüne kadar kamuoyuna duyurulduğu gibi; Kıbrıs meselesinde “yakınlaşma” (convergence), Türk ve Rum taraflarının çözüm konusunda ortak noktalar bulması anlamına gelir. Bu yakınlaşmalar genelde: BM gözetimindeki müzakerelerde, Liderler arası görüşmelerde ve Yazılı belgeler ve ortak açıklamalarla kayıt altına alınmıştır.

Kuşkusuz ve tartışmasız Kıbrıs sorununda yakınlaşmaların en temel kaynağı Birleşmiş Milletlerdir. BM Genel Sekreteri ve özel temsilcileri; Görüşme tutanakları, İlerleme raporları ve “Yakınlaşma belgeleri” (convergence papers) hazırlayarak tarafların hangi konularda uzlaştığını kayda geçirmiştir. Örneğin BM raporlarında “iki toplumlu, iki bölgeli federasyon” ortak çözüm temeli olarak kabul edilmiştir.

Müzakerelerde en son aşama olan Crans-Montana Görüşmeleri (2017) kapsamında Toprak ayarlamaları, Federal yürütme modeli ve Güvenlik başlıkları yakınlaşma sağlanan alanlar olarak kayda düşerken, Garantiler ve Türk askerinin varlığı konularında anlaşma sağlanamayarak süreç çökmüştür.

Edinilen bilgiye göre; Kıbrıs müzakerelerinde BM, taraflar arasındaki ilerlemeyi daha düzenli takip etmesi için yakınlaşmaları renklerle kodlanmış belgeler üzerinden tutma yöntemini geliştirmiştir. Şöyle ki, Yeşil Tam uzlaşı sağlanan konular, Sarı Kısmi yakınlaşma sağlanan konular ve Kırmızı Uzlaşılamayan temel konular olarak kayda geçilmiştir. BM’nin ayrıca Mavi (Blue Papers / UN Drafts) olarak hazırladığı taslak metinler tarafların önerilerini birleştiren belgelerdir. Özellikle Crans-Montana sürecinde BM “mavi belge” hazırlamıştır.

Sonuç olarak, geçmiş yakınlaşmalar her iki tarafın uzlaşısı sonucunda BM tarafından kayda alındığına göre; bu yakınlaşmaların gündeme gelmesi için BM’ye başvurmak yerine neden karşılıklı şart halene getirilmektedir? sorusu her iki tarafın da samimiyeti, statükodan kurtulmak için çözüm istenci konusunda bizleri kuşkuya ve tedirginliğe sürüklemektedir.

{ "vars": { "account": "G-4YY0F4F3S9" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-1E4JSD5JXZ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }