ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu, dünya başkentlerinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İkinci başkanlık döneminde Grönland’ı ilhak etme yönündeki çıkışları ve Latin Amerika ülkelerine yönelik sert tehditleriyle dikkat çeken Trump’ın, bundan sonra hangi ülkeyi hedef alacağı sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor.
Özellikle Avrupa başkentlerinde endişe artmış durumda. Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ın ABD kontrolüne alınması gerektiğini savunan Trump’ın ısrarlı açıklamaları, Avrupa için ciddi bir kriz başlığına dönüşmüş durumda.
AVRUPA BAŞKENTLERİNDE ALARM
Financial Times’ın haberine göre, Avrupalı liderler aylardır Trump’ın Grönland söylemine nasıl karşılık verileceğini tartışıyor. Ancak Trump’ın Venezuela’da Nicolas Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan operasyonu, bu tartışmaları daha da kritik hale getirdi.
Avrupalı diplomatlar, söz konusu operasyonun ABD’nin uluslararası hukuk sınırlarını zorlamaktan çekinmeyeceğini açıkça gösterdiğini ve Grönland’a yönelik tehditlerin de artık ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguluyor.
AVRUPA’NIN ZOR DENGESİ
Trump’ın Grönland çıkışı, Avrupa Birliği ve NATO içinde karmaşık bir denge yaratmış durumda. Bir yandan Danimarka ile dayanışma mesajları verilirken, diğer yandan Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın güvenliği konusunda Washington’a duyulan ihtiyaç, sert bir karşı duruşu zorlaştırıyor.
Üst düzey bir AB yetkilisi bu durumu, “Danimarka ile dayanışmamız net. Ancak Ukrayna’da ABD’ye ihtiyacımız var. Son derece ince bir çizgide ilerliyoruz.” sözleriyle özetledi.
GRÖNLAND NEDEN STRATEJİK?
Trump, Grönland’ı ABD’nin “ulusal güvenliği” açısından vazgeçilmez bir bölge olarak görüyor. Nadir toprak elementleri bakımından zengin olan ada; akıllı telefonlardan elektrikli araçlara, savunma sanayinden ileri teknolojiye kadar birçok alanda kritik öneme sahip.
Ayrıca Kuzey Kutbu’nda buzulların erimesiyle yeni deniz ticaret yollarının açılması bekleniyor. ABD’nin Grönland’da hâlihazırda Pituffik Uzay Üssü bulunmasına rağmen, Trump tüm ada üzerinde kontrol sağlanmasını istiyor.
TRUMP’IN SÖYLEMİ GRÖNLAND’LA SINIRLI DEĞİL
Trump’ın sert mesajları yalnızca Grönland’la sınırlı kalmıyor. Venezuela operasyonunun hemen ardından Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu açıkça hedef alan Trump, olası bir müdahalenin “kulağa hoş geldiğini” söyledi.
İran’daki protestolara da değinen Trump, göstericilerin öldürülmesi halinde ABD’nin “çok sert karşılık vereceğini” ifade etti. Meksika’yı uyuşturucu kartelleri üzerinden tehdit eden Trump, Küba için ise “çöküşe hazır” değerlendirmesinde bulundu.
AVRUPA’DA ASIL SORU: SIRADA KİM VAR?
Avrupalı uzmanlara göre temel soru hâlâ yanıtını bulmuş değil: Trump’ın Grönland üzerindeki baskısı sonuç vermezse, sıradaki hedef hangi ülke olacak?
Bu belirsizlik ortamı, Avrupa’da ABD’ye olan güvenlik bağımlılığının azaltılması gerekliliğini artık daha yüksek sesle gündeme getiriyor. Avrupa başkentlerinde, Washington’a bağımlı olmadan hareket edebilecek yeni bir güvenlik mimarisi tartışmaları giderek hız kazanıyor.






