Kıbrıs

Türkiye ile KKTC arasında sağlığa ilişkin protokol onay yasa tasarısı Meclis'te oy çokluğuyla kabul edildi

Abone Ol

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Hizmet Desteği Protokolünün Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı", Genel Kurul'da oy çokluğuyla kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu devam ediyor.

Rogers

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers, bugün yine Meclis Genel Kurulu'nda yine tartışmalı bir protokolü görüştüklerini kaydetti.

“Bölgedeki tek devlet hastanesi olan Girne Akçiçek Hastanesi, ciddi altyapı eksiklikleri ve teknolojik eksikliklerle boğuşuyor" diyen Rogers, bunun bedelini de sağlık hizmeti alamayan halkın ödediğini, Girne'nin sağlık hizmetlerine erişim açısından ülkenin en ciddi sıkıntı yaşayan bölgelerinden birisi olduğunu belirtti.

Girne Hastanesi’nin hala tamamlanıp hizmete açılamadığını belirten Rogers, sağlık sektöründeki eksikliklere dikkat çekti.

“KKTC’de hekimlik yapmanın yasal şartları vardır ve Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yasası’na göre, hem Birliğe hem de Tabip Odası’na kayıtlı olmanız gerekir. Burada hekimlik yapmak ve tıbbi müdahalede bulunmak için....” diyen Rogers, eleştirilerde bulundu.

Bu hükümet döneminde hukuka aykırı uygulamaların “bir istisna değil rutin bir yönetim anlayışı” haline geldiğini savunan Rogers, protokolle ilgili bazı sorular yöneltti.

Protokolle ilgili veri güvenliği ve hasta mahremiyeti konusuna değinen Rogers, “Protokolde hastalar için bizim Sağlık Bakanlığı tarafından hastaneye entegre bir sistem kurulacağı belirtilmektedir. Ancak bu sistemin kimin kontrolünde olacağı, hasta verilerinin nerede saklanacağı ve Türkiye'ye aktarılıp aktarılmayacağı açık değildir.” dedi.

Dinçyürek

Eleştirilere yanıt veren Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, “Sanırım ya bu protokolün imzalanmasına kadar geçen süreci iyi etüt etmediler ya da Meclis Komitesi’ndeki kapanış konuşmamda vurguladığım noktaları gözden kaçırdılar.” dedi.

“Yeni Girne Hastanesi bitti. Geçen hafta da tırlar gelmeye başladı. Haziran ayı içinde bütün tıbbi cihazlar bize teslim edilmiş olacak ve montajları başlayacak.” diyen Dinçyürek, hastanenin çok yakın zamanda hizmet vereceğini vurguladı.

Girne Askeri Hastanesi ile ilgili protokole değinen Dinçyürek, süreçle ilgili bilgi verdi.

“Sivil hasta bakılma noktasında Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Yasası’nda bir madde, hassasiyet gösterilip öne çıkarıldı.” diyen Dinçyürek, ortak irade konularak protokolün imzalandığını dile getirdi.

Protokolden önce defalarca Kıbrıs Türk Tabipler Birliği ile çeşitli görüşmeler ve toplantılar gerçekleştirildiğini söyleyen Dinçyürek, yaşanan sürece değindi.

Dinçyürek, protokolün Anayasaya ve yasalara uygun olduğunu vurguladı.

“Bu protokolde esas olan kamu yararıdır.” diyen Dinçyürek, “Yasal olarak şu anda neredeyse 100 binin üzerindeki kişiye, bu hastane bakıyor ve bunların önemli bir kısmı da vatandaşımızdır.” ifadelerini kullandı.

Dinçyürek, buradan doğacak bütün mali mükellefiyetlerin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın üstlendiğini kaydetti.

CTP Milletvekili Ceyhun Birinci, Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ile CTP Milletvekili Doğuş Derya da yerinden söz alarak, bazı sorular yöneltti.

Ercan Havalimanı'nda bir valizde tespit edilen 4 embriyoya ilişkin soruya yanıt veren Dinçyürek, olayın ilgili şirketin yasal izni almadan yurt dışına çıkış işlemi gerçekleştirmesi teşebbüsü olduğunu belirtti.

Dinçyürek, “Bizim açımızdan bu adli bir süreçtir. Yapmamız gereken bir işlem varsa, gereğini yapacağız.” dedi.

Tüp bebek merkezlerinin evraklar ve fiziki durumlarının kontrol edildiğini aktaran Dinçyürek, “Bizim sakladığımız, herhangi bir şekilde birini koruduğumuz ya da desteklediğimiz bir ortam yoktur.” şeklinde konuştu.

Besim

CTP Milletvekili Filiz Besim de, sağlığın siyasetin çok üzerinde, bir ekip işi olduğunu belirtti.

“Sağlık Bakanlığı oturarak tek başına ülkenin sağlığını yönetemez.” diyen Besim, paydaş kurumların fikirlerinin önemli olduğuna dikkat çekti.

“ 'Yaptım oldu bitti, ben sizi tanımam, onu tanımam' Sağlık Bakanı’nın bu konudaki tavrını şiddetle kınıyorum. Sağlık asla böyle yönetilmemelidir.” diyen Besim, eleştirilerde bulundu.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, yerinden yeniden söz alarak, eleştirilere yanıt verdi, “Bu tür söylemleri asla kabul etmiyorum.” dedi.

Yasa tasarısı, 26 kabul ve 18 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi

Genel Kurul’da daha sonra "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Hizmet Desteği Protokolünün Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı", madde madde görüşülmesi sonrasında oy çokluğuyla onaylandı.

Tasarının madde madde oylanmasının ardından açık oylama yapıldı. Yasa tasarısı 26 kabul ve 18 ret oyu olmak üzere oy çokluğuyla kabul edildi.

"Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasası" görüşülüyor

Genel Kurul’da daha sonra "Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderilen Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasası" görüşüldü. Rapor, Komite Başkanı Yasemi Öztürk tarafından okundu. Öztürk, tasarının komitede oy çokluğuyla kabul edildiğini kaydetti.

Talat

Yasa üzerine söz alan CTP Milletvekili Ongun Talat, toplumda tartışmalar yaratan bir yasa değişikliğiyle ilgili burada olduklarını kaydetti.

“Oldukça kapsamlı katılımcılarla gerçekleştirdiğimiz bir komite süreciydi. İTÜ gibi bir üniversitenin buraya yatırım yapmasından elbette memnun oluruz ama doğru yatırım modeli bu değil.” diyen Talat, eleştirilerde bulundu.

Yasanın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine değinen Talat, komite toplantısında Şehir Planlama Dairesi’nin görüşüne de dikkat çekti.

Talat, Şehir Planlama Dairesi’nin “Bu kadar izole bir alanda böyle bir kampüsün yapılıyor olmasının, bu planlama ve gelişme bakımından bölgeye katacağı sonuçları hesap etmek gerekiyor.” dediğini anımsattı.

Kampüs inşaatında toplamda 6 bin dönümden bahsedildiğini söyleyen Talat, eleştirilerini sürdürdü.

“Kaliteli yüksek öğrenim kurumlarının bu memlekete gelip de yatırım yapmasıyla ilgili bir vizyon ortaya koyan Cumhuriyetçi Türk Partisi’dir.” diyen Talat, yürütülen sürecin kendilerini bu noktada getirdiğini ifade etti.

Talat, Orman Mühendisleri Odası’nın o bölgede orman varlığına ve habitat çeşitliliğine zarar vermeden bir geliştirme yapılmasının mümkün olmadığına dikkat çektiğini söyledi.

Baybars

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars da, her komite toplantısında paylaş ve sektörlerle bir arada olduklarını dile getirdi.

“Özellikle son aylarda geçen yasaların tümü, paydaş ve sektörlerin uyarılarına rağmen geçmeye devam ediyor.” diyen Baybars, bunun bir alışkanlık haline geldiğini savundu.

Baybars, “Mesele aslında üniversite yatırımına karşı olup olmama meselesi değildir. Mesele bu ülkenin son kalan doğal alanlarına nasıl baktığımız, kamusal varlıklarına nasıl yaklaştığımız ve geleceğimizi hangi anlayışla kurmak istediğimiz meselesidir.” dedi.

Baybars, bu projeyle şu anda Karpaz Emirnamesi’nde verilen inşaat oranlarının İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bölgeye inşaat yapmasına engel olduğunu belirtti.

“Şu anda size sunulan ve komitede bize sunulan plan, mevcut İmar Yasası’na da Orman Yasası’na da Çevre Yasası’na da ve İmar Yasası altında çıkarılan emirnameye de aykırıdır.” diyen Baybars, hükümetin kendi çıkarları için yasaları değiştirdiğini ileri sürdü.

“Bir gecede emirname çıkarıp istediğiniz yeri imara açıp istediğiniz yeri imara kapama durumu söz konusu değildir.” ifadesini kullanan Baybars, eleştirilerde bulundu.

Akansoy

CTP Milletvekili Asım Akansoy da, önceki oturumlarda argümanları ortaya koyduklarını ifade etti

“Gerek bölgede, gerekse YÖDAK düzeyinde gerekse ilgili üniversite bağlamında ne yapılmak istendiğini sorguladık, anlamaya çalıştık. Gerçekten oraya bir üniversite yatırımı mı yapılmak isteniyor?.” diyen Akansoy, o kadar büyük bir arazinin hangi maksatlarla alındığı ya da verilmek istendiğini sorguladı.

“Bu ülkede herhangi bir yükseköğrenim yatırımı nasıl yapılır?” diye soran Akansoy, eleştirilerde bulundu.

Akansoy, ODTÜ ve İTÜ gibi yatırımların YÖDAK’ın kontrol ve denetiminde olmadığını dile getirdi.

Akansoy, “KKTC'de yapılacak herhangi bir yatırımın, kendi devletimizin denetiminde ve kontrolünde altında olması gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.

“Orada bir belirsizlik vardır.” diyen Akansoy, hiç kimsenin bölge halkını yanıltma hakkına sahip olmadığını söyledi.

Gardiyanoğlu

UBP Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu da, yasadaki teknik detaylara değindi.

“Tutanaklarda Cumhurbaşkanı Erhürman’ın yasayı Cumhuriyet Meclisi’ne ve komiteye gönderdiği iade yazısındaki gerekçeler vardı.” diyen Gardiyanoğlu, komitede meslektaşlarının görüşlerine itibar eden bir siyasetçi olduğunu dile getirdi.

Gardiyanoğlu, Orman Dairesi, Çevre Koruma ve Planlama Dairesi’nin yasadaki yetkileri ve yaptırımlarının belli olduğunu kaydetti.

ÇED raporu konusuna da değinen Gardiyanoğlu, süreç ve teknik detaylarla ilgili bilgi verdi.

“Kimse İTÜ’ye karşı değildir.” diyen Gardiyanoğlu, İTÜ’nün dünyadaki tüm üniversiteler arasında çevreye duyarlı bir üniversite olduğunu dile getirdi.

Özdenefe

CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe de, konunun çok boyutlu olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanının yasayı iade gerekçelerine değindi.

Konuşmasında bazı sorular yönelten Özdenefe, eleştirilere bulundu.

“Düzenleme ne olacak, bunlarla ilgili ciddi boşluklar ve muğlaklıklar var.” diyen Özdenefe, uyarılara dikkat edilmediğini söyledi.

Komitede paydaşların görüşlerinin dikkate alınmadığını savunan Özdenefe, ormanların korunması noktasında Orman Dairesi’nin önemli uyarıları olduğunu ifade etti.

“İstanbul Teknik Üniversitesi'nin yetkilileri bize, hedeflerinin kısa, orta ve uzun vadede kaç kişiye hizmet verecek bir kampüsü olduğunu söylemedi.” diyen Özdenefe, belirsizliklere dikkat çekti.

Bölgede imar planı ile ilgili çalışmaların olduğunu dile getiren Özdenefe, bölgenin ekolojik yapısına da değindi.

Özdenefe, “Gidişat bize gösteriyor ki, hiçbir alanda hiçbir kesim tatmin edilebilmiş değildir.” ifadesini kullandı.

Çavuş

Eleştiriler üzerine söz alan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da, tüm milletvekillerinin hassasiyetlerinin kendileri için önemli olduğunu kaydetti.

Çavuş, “Bu proje hayata geçerken İskele bölgesinde güzide bir üniversitenin yatırım yaparak bu bölgedeki kalkınmayı sağlaması ve gençlere hizmet etmesi amaçlanmıştı.” diye konuştu.

Çavuş, Orman Yasası çerçevesinde bu arazilerin kiralanabilmesini sağlamak amacıyla yasayı Meclis'e getirdiklerini ve hep birlikte geçireceklerini kaydetti.

Çavuş, İstanbul Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü bünyesinde kurulması planlanan merkezlerin stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Projenin detaylarını ele alan Çavuş, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yasayla ilgili iade gerekçelerine yanıt verdi.

Çavuş, hükümet olarak geçmişte yarım bırakılan ve ülke gençliğine dokunacak projeleri hayata geçirdiklerini kaydetti.

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, yerinden söz alarak bazı sorular yöneltti.