Ceren ÖZBİL

   Narenciye ihracatı tam bir yılan hikayesine döndü. ‘Yeşillenme hastalığı’ görüldüğünün söylenmesinin ardından Türkiye, Kıbrıs’tan gidecek narenciye için önce önlemler istedi, ardından kapıları kapattı. 

   Bu durum ise Kıbrıs’ta üretilen narenciye ürününün en büyük pazarlardan olan Rusya’ya da ulaşmasını engelledi.

   Kıbrıs’ta üretilen narenciye şu anda sadece Türkiye’de evrak değişikliği gerektirmeyen Irak ve Azerbaycan gibi ülkelere ihracat edilebiliyor. Ancak bu ülkelere yapılacak ihracatta, ihracatçıya kârdan fazla zarara mal oluyor. 

    Konuyla ilgili BAĞIMSIZ Gazete’ye konuşan Akdeniz Narenciye İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hastürk, 45 bin ton civarında narenciyenin ihracatçının elinde kaldığını söyledi.  

“Sürekli karar değişti”

     Akdeniz Narenciye İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hastürk, burada yeşillenme hastalığı tespiti duyulunca Türkiye Cumhuriyeti’nden heyetlerin gelerek KKTC’de incelemede bulunduğunu ve burada böceği gördüğünü söylediğini belirtti.

   Ardından heyetin tekrar gelerek, “ilk geldiğimiz dönem azdı şimdi hava daha farklı tekrar bakalım” diyerek tekrar bir incelemede bulunduğunu kaydeden Hastürk, o dönemde yaprak üzerindeki narenciyede bu böceğin olma ihtimali var diyerek, narenciyenin girişini yasakladıklarını söyledi. 

    Hastürk, enginarda da daha önce benzer bir sıkıntı yaşanıp, bu böceğin enginar içerisinde konakçı olarak gitme riskine karşı, enginarların kasa içerisinde ilaçlanmasını içeren bir protokol imzalayarak, enginarın Türkiye’ye bu şekilde girişine izin verildiğini belirterek, o konuda da ne sıkıntı vardı ya da sıkıntı olmayan neydi bilmediklerini ifade etti. 

   Ardından narenciye sezonu olduğu için “bu böcek gidemez ama yumurtaları gider ve orada açılır” düşüncesiyle narenciyenin fabrikalarda işlenmesine, soğuk hava depolu TIR’lara yüklenmesine, oradan Mağusa’ya götürülmesine, Mağusa’da oluşturulan 20 TIR’lık istasyonda 24 saat beklemesine, ardından açılıp havalandırılmasına ve eğer uygun bir işlem yapıldığına kanaat getirilirse gümrüğe teslim edilmesine karar verildiğini kaydeden Hastürk, bu protokolün işlemeye başladığını ancak aniden Türkiye’den denetlemeye bir profesör gelecek denilerek, bu protokolün de durdurulduğunu belirtti. 

   Hastürk, bu profesörün yumurtaların ölüp, ölmediğini kontrol edeceğini ifade etti ve şu şekilde konuştu: 

   “Bir uzman geldi, fabrikalarda gezinti yaptı. Fabrikaların uygun olduğunu söyledi. Fakat fabrikaların uygunluğu bir işe yaramadı. Gene döndüler ve istasyondaki laboratuvar ortamındaki bir çalışmaya istinaden ‘yumurtalar öldü ama tam da ölmeye bilir’ dediler. Ardından başka bir profesör daha gelecek dediler, geldi. Çarşamba’ya kadar bekledik. Süreci uzatırsa meyvelerde de sıkıntı yaratır düşüncesiyle 24 saat için maddeyi artırdılar. Ardından tamam dediler. Sonra büyükelçi ve bakan açıklama yaptı ve ihracata devam edebileceğimiz söylendi. Herkes tamam dedi ve fabrikalar çalışmaya başladı”. 

“Türkiye konteynerle ürün taşınmasına izin vermedi”

   Hastürk, aradan bir hafta geçmeden, Cypfruveks’in konteynerle Rusya’ya malı direkt olarak götürmek istediğini ve ürünün konteynerlere burada yüklenip, Mersin’e gideceğini, oradan da başka bir konteyner gemisine yüklenip Rusya’ya gideceğini belirtti. 

   Ancak Türkiye’nin konteynerlerle ürünün götürülmesine izin vermediğini ve gerekçe olarak da konteynerlerin Türkiye’de açılması gerektiğini gösterdiğini kaydeden Hastürk, söylenenin ürünün Türkiye’de bir depoya indirilmesi ve oradan ihracat yapılması yönünde olduğunu ifade etti. 

   Ahmet Hastürk, bunun astarının yüzünden pahalıya geldiğinden söz etti ve bunun ardından Tarım Bakanı ve Cypfruveks’in Genel Müdürü’nün ‘bizim konteynerlerle bir ürünü neden taşıyamadığımızı’ öğrenmek için Ankara’ya gittiğini kaydetti. 

   Hastürk, bu konuşma yapılmadan Türkiye Tarım Bakanı’nın onlara “değil konteynerle Rusya’ya mal götürmeniz, Türkiye’ye de mal getirmeniz yasaktır. Kıbrıs’ın malı Türkiye’ye gelmeyecek” dediğini öğrendiğini ifade etti. 

   Ahmet Hastürk, Türkiye’ye üzerinden sadece, Türkiye’de evrak değiştirilmeyecek, ürünün Kıbrıs malı olarak girebileceği Irak ve Azerbaycan gibi ülkelere ürün gönderilebileceğini belirtti.  

    Bunun üzerine orada panik yaşandığını ve buradan giden yetkililerin diğer ihracatçıları unutarak iki ihracatçının yüklü bir mal aldığını söylediğini ve Türkiye’deki bakanın da bu iki ihracatçının 15 bin  tonluk ürünün Türkiye’ye girişine izin verdiğini ifade etti. 

“Kesim yapmayın dendi”

    Hastürk, bu sürecin ardından Tarım Bakanı’nın kendilerini çağırarak, “kesim yapmayın” dediğini söyledi ve ihracatçılar birliği başkanı olarak kendisinin haberi yokken perde arkasında toplantılar yapıldığını belirtti. 

  Ahmet Hastürk, en sonunda kendilerine açıklama yapıldığını ve bu açıklamanın da “kesim yapmayın, ihracat yapmayın. Çünkü malınız Türkiye’ye giremez” yönünde olduğunu ifade etti. 

    Hastürk, şu anda ürünün gönderebilecekleri ülkelerin Azerbaycan ve ırak olduğunu kaydeden birlik başkanı bu ülkelerin ise bu ürünü tüketemeyeceğini, ürünü tüketebilecek tek ülkenin Rusya olduğunu belirtti. 

Editör: Ahmet Karagözlü