Türkleri ruma yamalamaya adeta yemin etmişler

Abone Ol

         Anavatan Türkiye’nin büyük desteğiyle Cumhurbaşkanı seçilen sn Talat, iki devletli çözüm önerisinin ciddiyetten yoksun, içinin de altının da boş olduğunu iddia etti. Halbuki asıl içi boş, ciddiyetten yoksun olan, kendisinin ve sayın Akıncı’nın tüysüz kuşa çevirdiği Rum’a yamalanmakla eş olan, egemenliğin Rumlarda kalacağı eşitlikten yoksun olan, hiçbir garantisi bulunmayan, Veto hakkımız olmayan, Türklerin etkin katılımının olmadığı son sözün Rumlarda olacağı, Rum-Yunan’ın kollarında  insaflarına bırakılan, yarım asırdır görüşülen adına Federasyon dedikleri Türklerin sonunun  olacağı altının da boş olduğu sözde Federasyondur. Türkiye garantisini istemeyecek kadar komşuya ve dış güçlere güvenirler gözü kapalı.

           Sn Talat ayrıca, müzakerelerde kazanımların korunması ve varılan bütün anlaşma ve yakınlaşmaların da kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Türk tarafının kazanım diyebileceği hiçbir şey yoktur, 1960 Antlaşmasında olmayıp kazanım denebilecek lehimize bir şey yoktur, bütün kazanımlar Rumlardadır, zaten bizim kazanımlarımız sonunda verilecek denmişti. Yani sürekli taviz verildi karşı tarafın dağarcığına indi. Ne öğrendiysek onu da Rum basınından, bizimkilerin kazandığı bir şey yoktu ki açıklasınlar. Tekrar yazıyorum açıklansın. Sn Tatar, belli başlı hususlarda varsa kazanım 1960’ın da ilerisinde açıklayınız, Rumların kopardıklarını da.

         Sn Talat, çapraz oylamayı kimseyle istişare etmeden kendisi teklif etti, anında havada kaptılar kabul ettiler. Sonra da dönemin yetkilileri ‘Bundan böyle sağ partiler asla seçim kazanamayacak’ açıklaması yaptılar. Ne var ki, bu büyük hataya karşılık Türkiye 9 maddelik öneri paketi hazırladı ve Sn Talat’a masaya koyması için verdiyse de Başkan yoldaş Hristofiyas elinin tersiyle itti, ‘o iş bitti, heybeye girdi, bir daha çıkmaz’ dedi. Türkler ne zaman Rumlarla birlikte oy kullandı, Türk Rum’a Rum Türk’e oy verecek ve belli bir oranda sonuca yansıyacak. Bu çok tehlikeli bir meseledir. Hani, AP vekilleri seçimi olacaktı ya Güneyde da bazıları liste halinde bazıları AKEL listesinden aday olduydu, hani bizden de binlerce kişi gidip oy kullandıydı, işte o çapraz oyun varacağı son nokta aynisidir. Tabii ENOSİS için yapılacak halk oylaması da.

         Sn Talat’ın ilk etapta anlaşmaya vardığı 16 maddelik konu paket basında yayınlandı, bir tanesi  çok vahimdi ve bizzat sn Talat kendisinin sunduğunu açıklamıştı Çapraz oy gibi. On binlerce Türk yerinden edilecek tekrar göçmen olacak Rumlar gelecekti ya, işte bu aktarmalarda BM Barış Gücü görev alacaktı. Talat bey, Türklerin BG’ne itimatları olmadığı için kavgalar çıkacağını, tatsız olaylar olacağını o yüzden en iyisi bu aktarmalar tamamlanana kadar bir miktar Türk  Askeri adada kalsın ve bu işi deruhte etsin diye teklif yaptı ve kabul edildi. (Türk Askeri çekilecekti) Türk Askeriyle bizi karşı karşıya getirecek, kapıştıracak, nefret bile ettirecekti. Geldi bizi kurtardı şimdi de dipçiklerle ensemize vura vura sokağa atıyor, Rum’u yerleştiriyor. Eee ne geldiniz be oğlum da kurtardınız bizi madem sonu böyle olacaktı, gelmeseydiniz daha iyiydi, bırakaydınız öldürsünler zira bu yaptıklarınız bize ölümden beterdir demeyecek miydik? Bu bir taşta iki kuş vurmaktır. SN Erhürman dahil tümünün kazanım dedikleri bunlar.

        Sözde kazanımlar 4 Yunan’lıya 1 Türk vatandaş, içimize on binlerce Rum gelecek, bir o kadar da ayrı toprak verilecek, serbest dolaşım, yerleşim, mal mülk edinme serbest, iş kurma serbest. Garantiler yok, dönüşümlü başkanlık yok, eşit egemenlik yok (Egemen kim olacak sn Talat) Veto hakkımız yok, AB deregasyonları yok, Türkiye dışarı, Yunan, ABD, İngiliz, Fransız, Mısır, İsrail, diğerleri hepsi içeri. Ve Kıbrıslı Türkler bunlar arasında rahat huzurlu ve güvende olacak ha? Bunlardır  kazanımlar, 1960 gerisi? Sanki savaş suçlusuyuz, sanki Kıbrıs sorununu biz çıkarmışız, bütün suçları biz işlemişiz gibi ve kabul etmişiz. Teslim bayrağını çekmişler de mazeret ararlar açıkçası.

        VAH MAĞUSAM, GAZİ MAĞUSAM, 1963 Aralık ayından beri 11 yıl dört gözle bekledik Mehmetçik gelsin bizi kurtarsın Rum-Yunan zulmünden, katliamından, göç yollarına düşürmesinden, itip kakmasından, ablukasından, ambargosundan, insanlık dışı muamelesinden, devlet ortaklık haklarımıza çöreklenmesinden, aç sefil endişe ve korkudan diye. Rum-Yunan çok daha büyük saldırılara girişip Cumhuriyete ikinci darbeyi yapınca ve Türkler top yekün imhayla karşı karşıya kalınca Garantör olarak Türkiye meşru müdahale hakkını kullanmak zorunda kaldı ve,  geldiler kurtardılar. 49 ncu kurtuluş yılını kutladığımız bu günlerde, 49 yıldır adada asayiş hüküm sürmektedir. Bu günlere ulaşmak için Kıbrıslı Türkler olarak çok büyük bedeller ödedik, Dedik ya Rum-Yunan’ın ENOSİS hayalleri yüzünden ve hala ayni hayallerin peşindeler, Kuzeyi de isterler, vatanı birleştirmek dedikleri budur işte, da bazıları anlamaz.

         Ne var ki, bu haklı mücadelede fazlasıyla bedel ödeyen Gazi ünvanlı Mağusa halkının seçtiği sn Belediye Başkanı, her yıl Derinya’da düzenlenen sözde ‘Türk istila ve işgalini kınama etkinliği’ davetine katılacağı kararı almışken, karşı tarafın bazı partilerinin şiddetli karşı çıkması üzerine iptal etmiştir, gerekçe olarak da ‘eylemin gerçekleştirilmesinde herhangi bir sorun çıkmaması adına ve müzakereleri  yeniden başlatma çabasına engel çıksın istememesi’ olduğu açıklamasını yaptı. Esasen, Güneyin protestosuna katılmaya lüzum yok, ülkemizde Türkiye karşıtı eylemlerin alasını yaptılar, yaparlar. Tüm Parti yetkilileri, yandaşlar Ercan Havaalanı kavşağından 16 KM yol yürüdüler Lefkoşa’ya, üzerinde ‘İşgalci- istilacı Türkiye defol’ koskoca pankart taşıdılar bir iki yıl önce. Diğer eylemler ayrı. Güneydeki eylemlere de katılanlar oldu da linçten zor kurtulmuşlardı, ama haftasına gene gitmişlerdi aldırmadan.

         Ey Gazimağusa halkı, Türkiye’yi işgalci-istilacı! Diye ilan edenlerin bunu kınama etkinliğine temsilcinizin katılmasına razı mısınız? Rum safsatalarını kabul ediyor musunuz? Usandınız, bıktınız mı Türkiye’nin kurtarmasından, korumasından, savunmasından, yardımlarından, desteklerinden yoksa? Özlediniz mi, mazgallarda, mağaralarda günlerce yoğun top atışları altında karanlıklarda, korkuların doruğunda havasız, yavrularınız bebeleriniz topraklar içinde gıdasız perişan halde mokunuzun üstünde oturmayı? Unuttunuz mu kurtulduğunuzda mağaralardan çıkınca yerleri öptüğünüzü, verdiğiniz Şehitleri, yaralıları? Unutmasaydınız, Belediye önüne gidip hiç olmazsa bir protesto olsun ederdiniz. Sn Başkan, partisine mensup olanların değil Tüm kentin Belediye Başkanıdır ve Partisinin görüşlerini savunup empoze etme ve tüm halka mal etme, Milli Davada Devlet politikasına karşı  hareket etme, Rum-Yunan emellerine hizmet etme hakkı yoktur. Mağusa Milli örgütleri nerelerdesiniz?

         İleride ayni Partinin Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Lefke dört büyük Belediyenin Başkanları benzer etkinliğe katıldığı takdirde Davamızın ne büyük yara alacağını oturup düşünsün destek verenler de vermeyenler de, özellikle sandalye kavgasını sürdürenler. Tehlikenin hala farkında değiller, galiba  halkımızın çoğunluğu da. Bakınız, Erenköy direnişinin yıl dönümünde Rum Partileri olayları çarpıtarak protesto ettiler. DİKO partisi, ‘Türkiye’nin, Kıbrıs Helenizmi’nin en güçlü koruma kalkanı olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin lağvedilmesi arzusunu sürdürdüğünü’ iddia etti.

          Be gavole, 15 Temmuz 1974’te Cumhuriyete ikinci darbeyi yapan, Kıbrıs Cumhuriyetini yıkıp yerine ’Kıbrıs Helen Cumhuriyetini’ ilan eden, CB Makarios’un öldürüldüğünü duyurup yerine terörist başı Sampson’u atayan Yunan Cuntası-EOKA değil miydi? Kıbrıs Cumhuriyetinin adının söylenmesini sağlayan, öldürdük dedikleri Makarios’un adaya gelip koltuğuna oturmasını, 49 yıldır adada barışı sağlayan Garantör Türkiye değil mi? BMGK yahut AB miydi değildi, Türkiye’ydi Türkiye. K. Cumhuriyeti  maskesi arkasına saklanıp kalkan yapan Rumlar değil midir, Güneydeki yönetim Helen Cumhuriyeti değil midir? Türkiye’nin çabası yüzünüzdeki maskeyi düşürmektir, boyanızı ortaya çıkarmaktır, gerçi dünya alem biliyor da Hristiyanlık elvermiyor. Yahu, saçınızdan tırnağınıza kadar hep yalan dolan, biraz utanın, desteklenirsiniz diye haklı olduğunuzu sanmayın be darbeci başları, bebe katilleri. Ya siz bir birinizi bile katlettiniz erken ENOSİS için, EOKA’nın başı koskoca CB Baş Piskopos’unuzu dahi topa tuttunuz, kaçamasaydı işi bitmişti. BM’de yaptığı konuşmayı bile unuttunuz? Dünya utansın, hem işbirlikçiler şu can atarlar birleşip emriniz altına girmeye.

        Dedik ya, bütün yaptıklarını inkar ederler, yağ gibi üste çıkarlar, işte bu yüzden güvenilmezdirler, yaptıklarını doğru bilirler ve pişman değiller. Ama egemenlikleri geçicidir pamuk ipliğine bağlıdır, iki dudak arasındadır, o yüzden sürekli 186’yı uzatırlar da demiştik. Rusya’nın bir gün gerçeklere döneceğini beklerdim.

          Malumlar adeta yemin etmişler bizi Rumlara yamalamaya, AKEL’in peşinde sürüklenerek, 60 yıldır ortaklığımızı saldırganlara verenlere üstelik bizi haksızca cezalandıranlara boyun eğerek. Devletimiz kurulduğunda hüngür hüngür ağlayan ve yoldaşlar. Rumlarda ve diğerlerinde çok da kabahat aramayalım bunlar dururken. Lakin, başka kabahatlılar da var Milli Davamızı savunur görünen taraf, koltuk hesaplarından büyük Belediyeleri hem bir Vekil seçimini kaybetmeleri dahi üçlüyü toparlayamadı, şöyle iyice sallamak lazım, çürükler için. Zira her geçen gün, halkı Devletinden koparıp inadına diğer kulvara itiyor, karşı taraf güçlenmesinde payları büyük.