Kıbrıs

Umutlar tükeniyor...

Girne açıklarında denizin 510 metre dibinde bulunan Filo Jet enkazındaki 20 kayıp için çalışmalar, TCG Işın ve TCG Alemdar’ın sualtı robotları ile devam ediyor…

Abone Ol

Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından kayıp yakınlarının, geminin sefere başladığı Girne Limanı önündeki umutsuz ve endişeli bekleyişi beşinci gününde devam ediyor. Kayıp yakınları, arama kurtarma çalışmalarını sürdüren Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Işın ile TCG Alemdar’dan gelecek haberleri bekliyor.

Aileler, sıcak havaya rağmen liman önünde kurulan çadırların altında yakınlarından gelecek haberleri endişeli ve üzgün halde beklerken, bölgedeki hareketlilik de gün boyunca sürüyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sualtı Teknolojisi Programı Öğretim Görevlisi Çetin Kedioğlu’na göre, ROV’ların enkazın açık bölümlerinden içeri girebilmesi halinde, kayıplara mekanik kollarla ulaşılması ve bulundukları yerden çıkarılmaları teknik olarak mümkün olabilir. Ancak 500 metreyi aşan derinlik, enkazın ters dönmüş olma ihtimali, deniz tabanındaki çamurun görüşü kapatması, güçlü akıntı, rüzgâr ve dalga operasyonu dünyanın en zorlu sualtı çalışmalarından birine dönüştürüyor. Enkazın tamamının denizden çıkarılması ise ağırlık, maliyet ve teknik güçlükler nedeniyle mümkün görünmezken, gözler şimdi robotların enkazın içine girip giremeyeceğine çevrildi.

Girne açıklarında yaklaşık 510 metre derinlikte bulunan Filo Jet enkazında kayıplara ulaşmak için gözler TCG Işın ve TCG Alemdar’ın sualtı robotlarına çevrildi. Uzmanlara göre ROV’lar enkazın içine girebilirse kayıplara mekanik kollarla ulaşılması mümkün olabilecek. Girne açıklarında batan Filo Jet yolcu gemisinde kayıp 20 kişiye ulaşılması için çalışmalar sürerken, enkaz arama çalışmaları Alman basınında da geniş yer buldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sualtı Teknolojisi Programı Öğretim Görevlisi Çetin Kedioğlu, Alman Haber Ajansı DPA’ya yaptığı değerlendirmede operasyonun nasıl yürütülebileceğine ilişkin önemli bilgiler verdi.

DENİZİN DİBİNDE ZAMANA KARŞI YARIŞ

Kedioğlu, 500 metreyi aşan derinlikte dalgıçların görev yapmasının söz konusu olmadığının altını çizerek, bu nedenle çalışmaların tamamen uzaktan kumandalı sualtı araçları, yani ROV’larla gerçekleştirileceğini söyledi. ROV’ların ilk aşamada enkazın deniz tabanındaki kesin konumunu ve duruş biçimini belirlemesi, ardından geminin kapı, kapak ve diğer giriş noktalarının durumunu görüntülemesi bekleniyor. Robotlardan alınacak kamera görüntülerinin incelenmesinin ardından enkaza yönelik ayrıntılı bir kurtarma planının oluşturulabileceği belirtiliyor. Operasyonun ne kadar süreceğinin ise şimdiden öngörülemeyeceği kaydediliyor. Sürecin teknik imkânların yanı sıra denizdeki hava koşullarına, akıntıya, enkazın konumuna ve geminin deniz tabanındaki durumuna bağlı olacağı ifade ediliyor.

RÜZGÂR VE DALGA OPERASYONU DURDURABİLİR

Kedioğlu’na göre operasyonun başarısındaki en kritik faktörlerden biri de deniz koşulları. Yüksek dalga veya kuvvetli rüzgâr durumunda TCG Işın gibi ana operasyon gemisinin deniz yüzeyindeki konumunu hassas biçimde korumasının zorlaşabileceği belirtiliyor. Ana geminin konumunda meydana gelecek hareketlerin ROV operasyonunu riske atabileceği, bu nedenle robotun bazı şartlarda denize indirilemeyeceği ifade ediliyor. Operasyon için mümkün olduğunca sakin deniz koşullarına ihtiyaç duyuluyor.

ENKAZ TERS DÖNMÜŞ OLABİLİR

Kedioğlu, katamaran tipi Filo Jet’in deniz tabanında gövdesi yukarı gelecek biçimde ters dönmüş halde bulunabileceğini değerlendiriyor. Katamaranın gövdelerinde sıkışan havanın alabora sırasında geminin ters dönmesine yol açmış olabileceğine dikkat çekiliyor. Deniz tabanındaki çamurun robotların hareketiyle havalanmasının da görüş mesafesini önemli ölçüde düşürebileceği ve ROV kameralarının görüntü almasını zorlaştırabileceği belirtiliyor.

BU DERİNLİKTEKİ OPERASYONLAR SON DERECE NADİR

Kedioğlu, 500 metreyi aşan derinliklerde gerçekleştirilen bu tür arama ve kurtarma operasyonlarının dünyada oldukça seyrek olduğunu belirtti. Derin deniz ROV teknolojisinin daha çok denizcilik endüstrisi, sualtı araştırmaları ve deniz altındaki tesislerin incelenmesi amacıyla kullanıldığı, 500 metreden daha derindeki arama-kurtarma operasyonlarının ise istisnai nitelikte olduğu ifade edildi.

KAYIPLARA ROBOT KOLLARLA ULAŞILABİLİR

Operasyonun en kritik noktalarından biri ise kayıp kişilerin enkazın içerisinde bulunması ihtimali. Kedioğlu, ROV’ların mekanik kavrama kollarına sahip olduğunu belirterek, robotun enkazın açık bölümlerinden içeri girebilmesi halinde bir kişiye ulaşarak mekanik koluyla dışarı çıkarabilmesinin mümkün olabileceğini söyledi. Ancak enkazın dar bölümleri veya kapalı kabinleri robot için çok daha büyük bir sorun oluşturuyor. ROV’un sınırlı manevra kabiliyeti nedeniyle ulaşamadığı dar alanlarda veya kapalı kabinlerde bu yöntemin yetersiz kalabileceği belirtiliyor.

“ENKAZIN TAMAMININ KALDIRILMASI MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR”

Kedioğlu, kayıplara ulaşabilmek için Filo Jet enkazının tamamının deniz tabanından kaldırılması ihtimalini ise oldukça düşük değerlendiriyor. Uzman, geminin ağırlığına, operasyonun son derece yüksek maliyetine ve yaklaşık 510 metre derinlikte kaldırma sistemlerinin enkaza güvenli şekilde sabitlenmesindeki teknik güçlüklere dikkat çekerek, enkazın bütün olarak kaldırılmasının mevcut koşullarda mümkün görünmediğini ifade etti.