Maliye Bakanı Özdemir Berova, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 2026 yılında Orta Doğu’da başlayan ve şubat ayı sonunda fiili savaşa dönüşen gelişmelerin ülke ekonomisi üzerinde etkiler yarattığını söyledi.
Berova, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin eleştirilerine yanıt vererek, özellikle 2024 yılında yaşanan ekonomik gelişmeler ve yüksek enflasyon karşısında çalışanların ve dar gelirli kesimlerin alım gücünü korumak amacıyla çeşitli önlemler aldıklarını belirtti.
Bu kapsamda kamu maaşlarına üç kez hayat pahalılığı artışı yapıldığını anımsatan Berova, söz konusu uygulamalardan pişman olmadıklarını ancak bu adımların kamu maliyesi üzerinde ek yük oluşturduğunu ifade etti.
Oluşan mali yükün sürdürülebilir borçlanma yoluyla karşılandığını kaydeden Berova, bu kaynakların yalnızca maaş ödemeleri için değil, yatırımlar, mali projeler, burslar ve diğer kamu yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için de kullanıldığını söyledi. Hükümetin tüm mali yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini de vurguladı.
KKTC’nin ithalata bağlı bir ada ekonomisine sahip olduğunu dile getiren Berova, bölgede yaşanan gerginliklerin ekonomik etkilerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. İran, ABD, İsrail ve diğer bölge ülkeleri arasındaki gerilimin küresel petrol fiyatlarını yükselttiğini kaydeden Berova, Brent petrolün kısa sürede 60 dolar seviyelerinden 70–75 dolar bandına çıktığını söyledi.
Akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmayı önlemek amacıyla yaklaşık 30 yıldır fiyat istikrar fonunun kullanıldığını belirten Berova, geçmiş hükümetler döneminde de bu mekanizmanın benzer şekilde uygulandığını ifade etti.
2026 yılı bütçesinde yaklaşık 25,5 milyar TL açık öngörüldüğünü dile getiren Berova, akaryakıt fiyatlarında yapılan düzenlemelerin bütçe açığını kapatmak amacıyla yapıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Hükümetin temel hedefinin akaryakıt fiyatlarını mümkün olduğunca dalgalanmalardan korumak olduğunu vurgulayan Berova, son haftalarda yapılan uygulamalar nedeniyle yıl sonunda fiyat istikrar fonundan elde edilmesi beklenen gelirin de öngörülen seviyenin altında kalacağını belirtti.
Brent petrolün varil fiyatının son günlerde 105 dolara kadar yükseldiğini kaydeden Berova, bunun kısa sürede yaklaşık yüzde 35’lik bir artış anlamına geldiğini ve bu durumun KKTC ekonomisini doğrudan etkilediğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki artışın gıda, ulaşım, turizm ve inşaat gibi birçok sektörde tedarik zincirlerini etkileyebileceğini belirten Berova, hükümetin gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade etti. Kısa süreli bir krizin yönetilebilir olabileceğini ancak savaşın uzaması halinde daha yüksek enflasyon, büyümede yavaşlama ve mali dengesizlikler yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Muhalefetin eleştirilerinin siyasetin doğal bir parçası olduğunu söyleyen Berova, bu süreçte sorumlu muhalefetten çözüm önerileri de duymayı beklediklerini dile getirdi.
Göreve geldikleri günden bu yana vergi adaletini güçlendirmek için otomasyon sistemlerini geliştirdiklerini, denetimleri artırdıklarını ve kayıt dışılıkla mücadele ettiklerini belirten Berova, bu çalışmalar sonucunda vergi gelirlerinde önemli artış sağlandığını kaydetti.
Savaş ve savaş psikolojisinin devlet gelirleri açısından ciddi bir risk oluşturduğunu dile getiren Berova, gelirleri artırmaya ve giderleri dengelemeye yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Bakanlar Kurulu’nda tasarruf tedbirlerine ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü de açıklayan Berova, açıklanan önlemlerin ilk aşama olduğunu, tedbirlerin detayları ve mali sonuçlarının ilerleyen süreçte kamuoyu ve ana muhalefetle paylaşılacağını ifade etti.
Berova, hedeflerinin sürdürülebilir borç yönetimini koruyarak savaşın yarattığı ekonomik koşullar içinde ülke ekonomisi için en doğru çıkış yolunu bulmak olduğunu belirterek, muhalefetin yapıcı önerilerine açık olduklarını sözlerine ekledi.






