Trafik kazaları yüzlerce can aldı, dağlar yandı, gencecik insanlar sel sularına kapılıp hayatını kaybetti, hastane yandı canlar gitti, devlet kurumları çöktü, bebek mamasına alkol karıştı; annesi kucağına alamadan bir bebek hayatını kaybetti, silo göçtü emekçi can verdi, feribot battı onlarca kişi feci şekilde can verdi: Her felaketin ardından “soruşturma”, “inceleme” ve “gereği yapılacak” açıklamaları geldi. Yetmedi, bankalar battı, Cumhuriyet Meclisi basıldı, genel kurul salonuna girildi, damı işgal edildi. Yetmedi, Sanayi Holding gitti, KTHY batırıldı, narenciye çöp oldu, ama yıllar boyunca hiçbir siyasi makam, yaşananların bedelini koltuğuyla ödemedi.

Bedel ödenmedi

İhmaller tartışıldı, denetimsizlik sorgulandı, kurumlar suçlandı, bürokratlar hedef gösterildi, adli süreçler başlatıldı: Meclis’te hep araştırma komiteleri kuruldu. Vatandaş, araştırma komitesinin kurulmasının olayı kapatmak anlamına geldiğini ezberledi. Ancak, toplumun karşısına çıkıp, “Bu olay benim sorumluluğumda yaşandı” diyerek makamını bırakan siyasi irade hiç görülmedi. Faciaların bedelini vatandaş ödedi, siyasi faturayı ise yıllardır kimse üstlenmedi. Soruşturmalar açıldı, ihmaller tartışıldı, sorumlular arandı; ancak siyasi sorumluluğun bedelini makamıyla ödeyen bir istifa kültürü oluşmadı.

Kan donduran tablo
Ülkede infial yaratan, ihmal, denetimsizlik tartışmalarına neden olan, toplumun hafızasına kazınan ve onlarca cana mal olan bazı olaylar şu şekilde: (Karayollarındaki sorunlar ve denetimsizlikler nedeniyle meydana gelen trafik çarpışmalarındaki can kayıpları da eklendiği zaman tablonun vahameti daha da artıyor)

1988 TALIA AİRWAYS UÇAK FACİASI: 27 Şubat 1988’de Ercan’a yaklaşan Boeing 727, Girne dağlarına çarptı. Uçaktaki 15 kişinin tamamı hayatını kaybetti. Kuzey Kıbrıs’ın en büyük havacılık facialarından biri olarak hafızaya kazındı.

1995 BÜYÜK BEŞPARMAK DAĞLARI YANGINI: Malatya köyü civarında başlayıp Alevkayası'na kadar yayıldı. 5.803 hektar orman ve 2.266 hektar özel/tarım arazisi, toplam 8.069 hektar yandı.

1996 KUTLU ADALI SUİKASTI: Gazeteci-yazar Kutlu Adalı, 6 Temmuz 1996’da evinin önünde silahlı saldırıyla öldürüldü. Cinayetin aydınlatılamaması, olayın siyasi bağlantıları bulunduğu yönündeki iddialar ve yıllar sonra ortaya atılan yeni ifadeler nedeniyle olay KKTC yakın tarihinin en karanlık dosyalarından biri olmaya devam ediyor.

1998 GÜZELYURT YANGINI: Yaklaşık 2.742 hektar orman + 958 hektar özel arazi, toplam 3.700 hektar yandı. Ülke orman alanının yaklaşık %4,5'i bu tek yangında zarar gördü.

1999 KIBRIS TÜRK DEVLET TİYATROLARI YANGINI: 320 kişilik salon, sahne ve kulis büyük ölçüde yandı ve bina kullanılamaz hale geldi. Olayın etkisi yalnızca yangınla sınırlı kalmadı. Devlet Tiyatroları, yangının üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen bugün halen sahnesine kavuşamadı.

2000 BANKALAR KRİZİ VE “BANKAZEDELER” İSYANI: KKTC Merkez Bankası verilerine göre kriz 10 bankanın tasfiyesine kadar uzandı ve ekonomik kayıp 1999 GSMH’sinin yaklaşık yarısına denk geldi. Binlerce mudinin parası bankalarda kaldı. Temmuz 2000’de yaklaşık 2 bin bankazede Meclis’e yürüdü, polisle çatışmalar yaşandı ve göstericiler Meclis binasına girdi.

2010 KIBRIS TÜRK HAVA YOLLARI’NIN BATIRILIŞI: Kıbrıs Türk toplumunun simgesel kurumlarından KTHY’nin uçuşları Haziran 2010’da durdu, ardından şirket tasfiyeye gitti. 36 yıllık havayolunun kapanması ve yaklaşık 700 çalışanın işsiz kalması, yıllarca sürecek siyasi tartışma ve eylemlere neden oldu.

2016 YASA DIŞI KÜRTAJ SKANDALI: Girne’deki soruşturmada yasal sürenin üzerindeki gebeliklere son verildiği iddiaları gündeme geldi. Hz. Ömer Türbesi civarında yapılan kazılarda fetüs kalıntıları bulundu, sayı daha sonra yediye ulaştı.

2016 GİRNE-DEĞİRMENLİK DAĞYOLU OKUL SERVİSİ FACİASI: Öğrenci taşıyan minibüs ile TIR’ın çarpışması sonucu lise öğrencileri Sude Demirkıran ve Yeliz İlayda Öztürk ile minibüs şoförü Denktaş Mutluel hayatını kaybetti, yedi kişi yaralandı. Kazadan sonra yol ve ağır vasıta güvenliği konusunda büyük protestolar düzenlendi.

2016 DEVLET LABORATUVARI YANGINI: Küçük Kaymaklı'daki laboratuvarın bodrumunda başlayan yangında çok miktarda kimyasal madde ve solüsyon yandı. Laboratuvarın bazı hizmetleri yangın sonrasında uzun süre eski kapasitesine dönemedi. Olayın sabotaj olduğu iddiaları da uzun süre tartışma konusu oldu.

2017 KALKANLI-TEPEBAŞI YANGINI: Kalkanlı Piknik Alanı yakınlarında başlayan yangında yaklaşık 450 hektarlık alan zarar gördü. İngiliz Üsleri'nden iki helikopter ile Türkiye'den uçak ve helikopterler müdahale etti. Aynı birkaç günlük dönemde Karmi ve Kalavaç-Alevkayası yangınlarıyla birlikte 4.530 dönüm orman alanı kül oldu

2018 CİKLOS SEL FACİASI: Aralık 2018’de Girne ve çevresini vuran selde Ciklos bölgesinde otomobilleri sele kapılan dört genç hayatını kaybetti. Altyapı, dere yatakları, yol güvenliği ve afet yönetimi ciddi biçimde tartışıldı. Daha sonra söz konusu yolda mühendislik hatası olduğu ortaya çıktı.

2018 ALEVKAYASI YANGINI: Yaklaşık 600 dönümlük, çoğunluğu makilik alan yandı. Yalnızca ilk dört buçuk ayında ülkede yaklaşık 900 dönüm alanın yanmasına yol açan yangınların en büyüğüydü.

2020 DR. B. NALBANTOĞLU DEVLET HASTANESİ YANGINI: Ülkenin en büyük devlet hastanesinin Kalp Damar Cerrahisi/Anjiyo bölümünde sabah saatlerinde yangın çıktı. Hastalar yoğun duman altında tahliye edilerek başka hastanelere sevk edildi ve toplam üç hasta hayatını kaybetti.

2020 TEPEBAŞI-KALKANLI BÜYÜK YANGINI: Yaklaşık 974-1.000 hektar, yani yaklaşık 7.500 dönüm alan yandı. Resmi kaynaklarda yaklaşık 280 bin ağacın zarar gördüğü belirtiliyor. Yangın ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü'ne kadar ulaştı, kampüs ve Kalkanlı Yaşam Evi tahliye edildi.

2022 MERSİNLİK-AĞILLAR-TATLISU YANGINI: Son yılların en dramatik yangınlarından biri. Dönemin kriz merkezi yaklaşık 5.000-5.500 dönüm alanın yandığını açıkladı. Yangın dört güne yayıldı; Mersinlik tahliye edildi, çevredeki köyler tehdit altında kaldı. Türkiye, İngiliz Üsleri ve Kıbrıs'ın güneyinden hava araçları müdahaleye katıldı. Yangın ancak 24 Haziran'da kontrol altına alınabildi.

2023 İSİAS OTEL VE “ŞAMPİYON MELEKLER” FACİASI: Olay KKTC sınırları dışında, Adıyaman’da meydana geldi ancak Kıbrıs Türk toplumunun yakın tarihindeki en büyük toplumsal travmalardan biri oldu. Gazimağusa Türk Maarif Koleji voleybol kafilesinden öğrenciler, öğretmenler ve veliler dahil 35 vatandaşımız, İsias Otel’in yıkılması sonucu hayatını kaybetti.

2024 SAHTE DİPLOMA VE ÜNİVERSİTE SKANDALI: Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi merkezli soruşturma kısa sürede büyüdü. Üniversite yöneticileriyle birlikte siyasetçi, bürokrat, polis, asker ve medya mensuplarının isimlerinin soruşturmalarda gündeme gelmesi, yükseköğretim sisteminin güvenilirliği konusunda ağır bir kriz yarattı.

2024 YENİDOĞAN YOĞUN BAKIMINDA “ALKOLLÜ MAMA” VAKASI: Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi gören 20 günlük Mihrimah Toymuradov hayatını kaybetti, diğer bebekler de etkilendi. Mama hazırlanmasında etil alkol kullanıldığı yönündeki bulguların ortaya çıkması üzerine sağlık çalışanları tutuklandı; olay siyasi sorumluluk ve denetim tartışmasına dönüştü.

2026 KUMYALI TÜK SİLO FACİASI: 24 Temmuz 2026’da Toprak Ürünleri Kurumu’na ait 2 bin 500 tonluk silonun göçmesi sonucu 46 yaşındaki Lokman Hacıhasanoğlu hayatını kaybetti. Meslek örgütleri ve sendikalar bakım, korozyon, denetim ve iş güvenliği konusunda ciddi sorular yöneltti.

2026 GİRNE FERİBOT FACİASI: 30 Ağustos 2026’da, Girne’den Taşucu’na gitmek üzere 267 kişiyle hareket eden Filo Jet’in alabora olup batması son yılların en büyük toplumsal şoklarından birini yarattı. 1 Eylül 2026 itibarıyla sekiz kişinin hayatını kaybettiği doğrulandı ve kayıpları arama çalışmaları devam ediyor.

HAFIZALARA KAZINAN OLAYLAR: Toplumda infial yaratan söz konusu olayların yanı sıra, 1989 ve 1996 yılları arasında siyasi ve siyasi partilere yönelik bombalı saldırılar, 2000 ve 2004 yılları arasında gazetelere yönelik bombalı saldırılar, 2018 yılında Afrika (Avrupa) Gazetesi’ne yönelik organize linç girişimi ve Meclis Binası’nın çatısına çıkılması olayları da toplumun hafızasına kazınan ve ülke güvenliğinin sorgulanmasına neden olan olaylar arasında yer edinmiş durumda.

Yine aynı şekilde ülkemizde yaşanan onlarca cinayet, soygun, kurşunlama, bombalama olayı; son yıllarda ülkeyi vahşi batıya çeviren tetikçiler de toplumun huzurunu kaçıran, ülkenin güvenliğini sorgulatan olaylar arasında yerini aldı.