Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından KKTC’ye döndü. Erhürman, Ercan Havalimanı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Guterres’in görüşme talebine beklenilenden daha kısa zamanda yanıt verdiğini aktaran Erhürman, “İlk görüşmeydi, ilk defa ‘yüz yüze’ aktarmak istediklerimizi aktardık” dedi.
Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini aktarma fırsatı bulduğunu belirten Tufan Erhürman, 4 maddelik metodoloji ve güven yaratıcı önlemler ile ilgili de bilgi verdiğini ifade etti.
Görüşmede, Guterres’in Kıbrıs sorunu ve buna bağlı gelişmelere dair ilgisinde herhangi bir azalma olmadığının anlaşıldığına işaret eden Erhürman, geçiş noktaları ve hellim konusu ile ilgili bilgi verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, spor müsabakalarına ilişkin de görüşlerini aktarma fırsatı bulduğunu belirtti.
“Sayın Genel Sekreterin randevu talebimize çok kısa süre içerisinde yanıt vermesi önemliydi” vurgusu yapan Tufan Erhürman, “Sayın Genel Sekreterin ‘çok daha sık temasta olacağız’ diyerek, görüşmeyi bitirmesi bizim açımızdan önemliydi” ifadelerini kullandı.
Crans Montana’dan bu yana, çok fazla ‘anlamlı’ diye tanımlanacak bir süreç yaşanmadığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erhürman, bunun nedeninin; Güney Kıbrıs’ın güvenlik ve enerji konusunda attığı adımlar olduğunu, bunların da görüşmede gündeme geldiğini aktardı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile BM Genel Sekreteri Guterresi ile görüşme öncesi ve sonrasında telefon görüşmesi yaptıklarını dile getiren Erhürman, “Hakan Fidan ile ‘uzun’ bir telefon görüşmesi yaptık, toplantıya girmeden önce de toplantı sonrası da Sayın Fidan ile telefonda görüştük” dedi.
“Biz yeni metodoloji derken, yeniden zaman kaybetmek istemiyoruz” ifadelerini kullanan Erhürman, “Hristodulidis, son toplantıda, kalın bir dosya ile geldi ve dosyada kendi yakınlaşmaları olduğunu söyledi, bu tam da istemediğimiz şey; ‘senin yakınlaşmaların, benim yakınlaşmalarım’ diye bir şey olursa, ortada yakınlaşma diye bir şey yok demektir, ortada demek ki yakınlaşma diye bir şey yoktur” dedi.






