Herkesin en çok merak ettiği konuların başında seçim sonuçları ve bu sonuçlar sonrasında nasıl bir hükümetin kurulacağı gelmektedir.
Gerçekten de önemli bir konudur ve merak edilmesi de son derece normal bir durumdur.
Siyasetin hayatımızda önemi ve gerekliliği açısından doğru bir konumda olduğumuzun da bir göstergesidir.
Gerçekten de nasıl bir hükümet bizi bekliyor..?
Bu konuda ilk başta hemen söyleyebileceğimiz tek şey UBP-CTP hükümeti olmayacağıdır.
Evet, bir kez denendi ama tekrar bu olur mu belli değil.
Ama bu sefer olmayacağı kesin.
Çünkü içerisinde bulunduğumuz siyasi atmosfer buna uygun değil.
Düşünün bir kere, CTP sürekli olarak hükümeti ve en fazla da onun büyük ortağı UBP’yi eleştirmekte. Bunu yaparak da seçimde hükümet olma şansı yakalamış ve gidip hükümeti o en fazla eleştirdiği parti olan UBP ile kuracak.
Unutun bunu.
Diğer seçeneklere bakalım.
Söylemleri dikkate almadan sadece anketlere ve sokağın nabzına baktığımızda CTP’nin birinci parti çıkacağı görüntüsü ortada.
Böyle olduğunda, yani CTP birinci parti çıktığında farklı bir hükümet senaryosu olacaktır.
CTP hükümet çoğunluğunu sağlayacak bir formülle hareket edecek ve mümkün olan en az partili bir koalisyonu tercih edecektir.
Çünkü ülkemizde çok partili koalisyonlar yürümüyor.
Koalisyonda çok parti demek çok sorun demektir.
Ve bu sorun olarak nitelenen durumların çoğu da partiler arası çıkarlarla çakıştığı için de çözümü pek mümkün olmuyor.
O yüzde CTP ilk parti olarak seçimi tamamlaması halinde ilk tercihi ikili bir koalisyon olacaktır.
Matemametik buna uygun olursa dert yok.
Ama değilse işte o zaman işler karışacak.
Mecburen koalisyondaki parti sayısı da çoğalacak.
Parti ismi zikretmek gerekirse, CTP’nin ilk tercihi tartışmasız TDP olacaktır.
Cumhurbaşkanı seçiminden bu yana uyumlu hareket eden bu iki partimiz görünen odur ki hem yerelde hem de genelde bu uyumu sürdürecekler.
Her ne kadar da bazı noktalarda farklı sesler çıksa da sonuç olarak ittifak yapmanın çıkarlarına olduğunu her iki partimiz de artık iyi biliyor.
O nedenle de seçim sürecinde uyumlu hareket edecekler ve sonuçların uygun olması durumunda da hükümet kuracaklar.
Ben her iki partimizin hükümet protokolü konusunda bile şimdiden taslaklarının hazır olduğunu düşünmekteyim.
Bu önemli çalışmayı seçim sonrası psikolojisine bırakmak istememişlerdir.
Akıllıca bir tutum…
Ama işin bir de “ya ikisinin sayısı hükümete yetmezse” sorusu var.
İşte o zaman devreye mecburen üçüncü parti girecek.
Burada “mecburen” kelimesini siyasi anlamını bilerek koydum.
Çünkü yukarıda da anlattık, ikili koalisyonun daha rahat hareket alanı olacağı için ilk tercih bu modeldir.
Ama bunun dışında, üçlü koalisyonda üçüncü partinin hangisi olacağı meselesi de ciddi bir sorudur.
Bu noktada uyumu yakalamak adına kanımca HP tercih edilecektir.
Her ne kadar da Genel Başkan Arıklı “kilit parti olacağız” diyorsa da, CTP başkanlığında kurulacak hükümetlerde YDP’nin tercih edilmeyeceğini düşünmekteyim.
Bunun nedeni olarak son dönemde Genel Başkan Arıklı’nın belli kesimlere yönelik sert çıkışlarının etkisi çok büyük.
O nedenle de, CTP’nin ilk parti olarak çıkacağı bir seçim sonrasında kurulacak hükümetin formülü ya CTP-TDP olur ya da CTP-TDP-HP olur.
Bunun dışında bir formül olası görünmüyor.
Yazımızın başlığı “dörtlü hükümet” ile ilgili, farkındayım.
Ama dilerseniz bunu “UBP’nin başkanlığında kurulabilecek hükümetler” başlığında bir sonraki yazımıza bırakalım.
Çünkü o konu da önemli.
Ve o olasılık da hayli yüksek…
Perşembe günü devam etmek umuduyla….