Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), yönetim kurullarında temsil edildiği Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) ile Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nda (BRTK) yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Birlikten yapılan açıklamada, TAK’ta iki gazeteciye Yönetim Kurulu kararıyla terfi verilmesi ve söz konusu kişilerin yaklaşık sekiz aylık sürecin ardından emeklilik başvurusunda bulunmasının kamuoyunda ve meslek çevrelerinde tartışmalara yol açtığı hatırlatıldı.

KTGB, yönetim kurulu temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerde, alınan karar doğrultusunda kimsenin hakkının yenmediğinin, kurum bünyesinde geçmişte de benzeri uygulamaların bulunduğunun ve terfi alan gazetecilerin görevleri hak edecek bilgi, birikim ve mesleki deneyime sahip olduklarının tespit edildiğini belirtti. Benzer terfi ve yükselme uygulamalarının Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nda da aynı yöntemlerle gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.

Açıklamada, yaşanan süreçlerin Birlik açısından samimi bir öz eleştiri ve yüzleşme gerekliliğini de beraberinde getirdiği ifade edilerek, gerek TAK’ta gerekse BRTK’de kadro, terfi, yükselme ve istihdam gibi tüm süreçlerin demokratik, şeffaf, ölçülebilir ve yarışmacı bir sınav sistemi üzerinden yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Bu tür uygulamaların “emeklilik öncesi bir avantaj ya da imtiyaz” algısına yol açmaması için yasal düzenlemelere ve daha geniş kapsamlı bir kamu reformuna ihtiyaç olduğu kaydedilen açıklamada, hem Türk Ajansı Kıbrıs Yasası’nın hem de Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Yasası’nın güncellenmesi sürecinde liyakat ve fırsat eşitliğinin tartışmasız biçimde güvence altına alınmasının temel bir gereklilik olduğu belirtildi.

KTGB, her iki kurumda görev yapan Birlik temsilcilerinin Genel Kurul tarafından seçildiğini hatırlatarak, temsilcilerin hem Genel Kurul’a hem de üyelere karşı sorumlu olduğunu, gazetecilik disiplini, meslek etiği ve kamusal yayıncılık değerlerinin yükseltilmesine katkı sunacak görüş ve önerilerin genel kurullarda gündeme taşınmasının önemine işaret etti.

Açıklamanın sonunda, yaşanan gelişmelerin bir suçlama ya da yargılama zemini üzerinden değil; ders çıkarılması, eksiklerin görülmesi ve geleceğe yönelik daha adil, daha şeffaf ve daha kurumsal bir yapı oluşturulması amacıyla değerlendirildiği vurgulandı.