İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Kıbrıs meselesini öncelikli gündem maddesi olarak nitelendirdi. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçiminin “Kıbrıslı Türklerin geleceği açısından son derece önemli” olduğunu belirterek, Türkiye’den herhangi bir aday desteğinin verilmesinin doğru olmayacağını söyledi.
Toplantıda Kıbrıs’ın varlığı ve güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, “Ben, Kıbrıs Türk halkının iradesine etki etmemek için buradan bir adayı desteklemek gibi bir saygısızlık içinde olmak istemem” diyerek, İYİ Parti’nin duruşunun “KKTC’nin egemenliğine ve iradesine saygı” olduğunu vurguladı. Dervişoğlu, parti olarak önceliklerinin “Ada’daki Türk varlığının huzur ve güven içinde ilelebet var olması” olduğunu aktardı.
Dervişoğlu, çözüm tercihleriyle ilgili olarak federasyon ya da konfederasyon arayışlarının yerine iki devletli çözümü savunduklarını ifade etti.
Konuşmasında devletin itibarına dikkat çeken Dervişoğlu, son dönemde KKTC ile ilgili gündeme gelen olumsuz iddialara temkinli yaklaştı; “Bir devletin itibarını tüketerek onun bağımsızlığını savunamazsınız” sözleriyle, bir devletin saygınlığının korunmasının gerekliliğini belirtti. Ayrıca Kıbrıslıların beklentisinin “özgür, müreffeh ve kural temelli bir ülkede yaşamak” olduğunu kaydetti.
Güvenlik kaygılarına değinirken dünya genelindeki çatışma örneklerine atıfta bulunan Dervişoğlu, Gazze, Ukrayna ve Suriye’deki durumları örnek gösterdi ve “Bugün Gazzelilerin yaşadığı dramın bir sebebi de onları koruyacak bir devletlerinin olmamasıdır. Bu yüzden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti var olmalıdır ki Kıbrıs Türklüğü de var olabilsin” dedi.
Ekonomik ve askeri tedarik süreçlerine dair eleştiriler de yapan Dervişoğlu, ambargolar ve dış tedarik problemlerinin milli bedelini sıraladı. Savaş uçakları, yangın söndürme uçakları ve F-16 / F-35 tedarik süreçlerine dair yaşanan belirsizliklere dikkat çekerek, bu tür tedarik sorunlarının güvenlik maliyetleri yarattığını ifade etti: “Milyonlarca hektar ormanımız yanmasın diye söndürme uçağı alamayarak ödüyoruz... kendi savaş uçaklarımızın motorsuz olduğunu öğrenerek ödüyoruz.”
Dervişoğlu’nun konuşması, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Türkiye içindeki siyasi aktörlerin söylemlerinde egemenlik, güvenlik ve uluslararası tanınma meselelerinin nasıl ön plana çıktığını bir kez daha gösterdi. İYİ Parti liderinin “Kıbrıs Türk halkının egemenliğine saygı” vurgusu, parti çizgisinin seçim sürecinde Türkiye’den doğrudan müdahil olunmaması yönündeki duruşunu netleştirdi.






