Kıbrıs

KTOEÖS: Algıyla eğitim yönetilemez, Bakanlık yeni öğretim yılına kaosla hazırlanıyor

Abone Ol

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Milli Eğitim Bakanlığı'nı öğretmen nakilleri ve öğretmen ihtiyacının belirlenmesi sürecinde mevzuata aykırı hareket etmekle suçladı. Sendika, Bakanlığın gerçek öğretmen ihtiyacını gizlediğini ve bu nedenle yeni öğretim yılına okulların eksik kadrolarla başlayacağını savundu.

KTOEÖS tarafından yapılan yazılı açıklamada, son iki yıldır öğretmenlerin yer değiştirme (nakil) sürecinde yasa ve tüzüklerin göz ardı edildiği ileri sürüldü.

Sendika, Öğretmenlerin Yer Değiştirme Tüzüğü ile ilgili mevzuatın; bekleme listelerinin uyumlaştırılması, okul ihtiyaçlarının belirlenmesi ve itirazların değerlendirilmesi gibi süreçlerde Bakanlığın sendikayla istişare etmesini zorunlu kıldığını belirterek, buna rağmen sendikanın sürecin dışında bırakıldığını savundu.

Açıklamada, Bakanlığın hukukun öngördüğü yöntem yerine öğretmenleri baskı altına alma, cezalandırma ve sindirme anlayışıyla hareket ettiği iddia edildi.

"İhtiyaç olmasına rağmen nakiller yapılmadı"

KTOEÖS, yaptığı incelemelerde ihtiyaç bulunmasına rağmen birçok branşta öğretmen nakillerinin gerçekleştirilmediğini öne sürdü.

Sendikanın verilerine göre;

29 rehber öğretmen,

18 özel eğitim öğretmeni,

15 din kültürü öğretmeni,

4 metal öğretmeni,

farklı branşlarda ise 43 yarım ihtiyaç,

"daire farkı" gerekçesiyle görevlendirmeye bırakıldı ve bu alanlarda hiçbir nakil yapılmadı.

Açıklamada, bekleme listelerinde sırası gelen öğretmenlere yer değiştirme hakkı tanınmadığı ve açık öğretmen ihtiyacına rağmen tek bir naklin dahi gerçekleştirilmediği ifade edildi.

"Gerçek ihtiyaç 535 öğretmen"

KTOEÖS, okul müdürlerinden doğrudan alınan bilgiler doğrultusunda yaptığı çalışmada Bakanlığın belirlediği öğretmen ihtiyacıyla ciddi farklılıklar tespit edildiğini açıkladı.

Sendikaya göre Bakanlık bu yıl 276 öğretmen ihtiyacını esas alırken, okul bazlı incelemelerde gerçek ihtiyacın 535 öğretmen olduğu belirlendi.

Açıklamada, iki rakam arasındaki 259 öğretmenlik farkın yalnızca nakil bekleyen öğretmenleri değil, atama bekleyen öğretmen adaylarını da mağdur edeceği savunuldu.

Sendika, gerçek ihtiyaçların gizlenmesinin ilan edilecek münhal kadro sayısını doğrudan etkileyeceğini, en az 259 öğretmen adayının atanma fırsatını kaybedeceğini ve okulların yeni öğretim yılına eksik öğretmen kadrolarıyla başlayacağını öne sürdü.

Bakanlığa altı soru yöneltildi

KTOEÖS açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığına şu soruları yöneltti:

Artan disiplin sorunları ve akran zorbalığına rağmen 29 rehber öğretmen ile 18 özel eğitim öğretmeni ihtiyacının neden karşılanmadığı,

ihtiyaç bulunmasına rağmen 15 din kültürü ve 4 metal öğretmeni için neden nakil yapılmadığı,

259 öğretmenlik gerçek ihtiyacın neden göz ardı edildiği,

mevcut öğretmen sayısıyla okulların sağlıklı, güvenli ve nitelikli eğitim hizmeti sunamayacağının bilinip bilinmediği,

özellikle yabancı dil öğretmeni ihtiyacının düşük gösterilmesinin gerekçesi,

eğitime daha fazla bütçe ayrılması, altyapının güçlendirilmesi ve öğretmen kadrolarının tamamlanması yerine neden sorunların derinleştirildiği.

"Algı yönetimiyle eğitimde her şey yolundaymış görüntüsü veriliyor"

KTOEÖS, Eğitim Bakanı'nın öğretmenlere ve sendikaya düşmanca bir anlayışla yaklaştığını iddia ederek, "sahte büyük projeler ve algı yönetimiyle eğitimde her şey yolundaymış görüntüsü verilmeye çalışıldığını" savundu.

Açıklamada okulların öğretmensiz bırakıldığı, eğitim bütçesinin yetersiz olduğu, öğrencilerin konteyner sınıflarda eğitim gördüğü, yeterli beslenme olanaklarından ve güvenli eğitim ortamlarından mahrum bırakıldığı öne sürüldü.

Bilimsel, laik ve kamusal eğitimin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan sendika, mevcut anlayışın yalnızca öğretmenleri değil, öğrencileri ve toplumun geleceğini de olumsuz etkilediğini savundu.

KTOEÖS, "Eğitim, algı yönetimiyle değil; hukukla, bilimle, planlamayla ve liyakatle yönetilir" ifadelerini kullanarak, öğretmenlerin haklarını ve çocukların nitelikli eğitim alma hakkını savunmayı sürdüreceklerini, Eğitim Bakanlığı'nın hukuka aykırı olduğunu savunduğu uygulamalarına karşı her platformda mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.