Uluslararası politikanın kilit coğrafyası Ortadoğu'da barış için beklenen adım atıldı.
ABD ve İsrail ile İran arasında başlayan ve bir ara dünya halklarının yüreğini ağzına getiren sıcak savaşın bittiği duyuruldu.
Duyuruyu ilk yapan, bu barış anlaşmasında arabuluculuk rolü üstlenen ve barışın mimarı olarak nitelenebilecek kişi olan Pakistan Başkanı Şahbaz Şerif oldu.
Şerif savaşın Lübnan dahil bütün cephelerde sona erdiğini, resmi imza töreninin 19 Haziran'da Cenevre'de yapılacağını açıkladı.
Şahbaz Şerif'in açıklamalarından sonra hem ABD hem de İran yetkilileri anlaşmaya varıldığını teyit etti.
Şerif, beklenen ve arzu edilen barış anlaşmasının Pakistan yanında Katar ve Suudi Arabistan'ın katkıları ve Türkiye'nin vizyoner liderliği sayesinde olduğunu da vurguladı.
Tabii, açıklanan ve Cuma günü imzalanacağı duyurulan anlaşma ile her şeyin bittiğini ve kalıcı barışın geldiğini söylemek için zaman henüz erken.
Çünkü, anlaşmaya göre ABD ile İran aralarındaki esas anlaşmazlık konularını çözmek için 60 günlük müzakereye oturacak.
Bir başka anlatımla, gerçek ve kalıcı barış için zorlu bir süreç asıl şimdi başlıyor.
ABD ile İran zorlu konuları ele almak, tartışıp çözmek için mesai yapacak.
Aslında, ilk bakışta, müzakerelerin kalıcı barışa ulaşmasını iki taraf da arzuladığına göre mutlu sona varmak zor olmaz diye düşünülse de, süreçte belli zorluklar bulunduğunu vurgulamak gerek.
Örneğin Trump, İsrail Başbakanı Netenyahu'nun varılan mutabakata karşı olduğunu açıkladı.
Hatta Trump, “Netanyahu çok zor bir adam ama bize minnet duymalı” diyerek Netanyahu'ya aba altından sopa göstermeyi de tercih etti.
Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda İsrail'in iki saat bile ayakta kalamayacağını, bunu engelleyenin ABD olduğunu söyledi.
Özetle, Orta Doğu'da kalıcı barış için önemli bir aşamaya gelindiğini ama henüz kat edilmesi gereken ciddi bir süreç bulunduğunu vurgulamak gerekir.
