Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulunda güncel konuşmalarda sağlık, yaşlılar ve eğitim konuları ele alındı. Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, 750 milyon TL’lik ilaç ihalesinin tamamlandığını, sıranın ilaçların alınmasına geldiğini açıkladı. Dinçyürek ilaç konusunda otomasyona geçilmesi için çalışmaların devam ettiğini, düzenlemeleri tamamlamaya çalıştıklarını da ifade etti.

-Birinci

Meclis Genel Kurulunda ilk olarak, CTP Milletvekili Ceyhun Birinci “Egemen Eşitlikte Yok Oluş ve Sağlıkta Devam Eden Ciddi Sorunlar” konusunda konuşma yaptı.

Ülkede yaşanan yolsuzluklara işaret eden Birinci, yoklaşma, derinleşen bir ekonomik kriz, insan kaçakçılığı, sahte diploma, reçete soruşturması, mafyalaşma, ciddi boyutta artan uyuşturucu, trafik cinayetlerine dikkat çekti.

Trafik cinayetleri konusunda önlem alınamamasını eleştiren Birinci, ülkede yaratılan tahribatın her geçen gün arttığını, temiz eller operasyonuna yukardan başlanması gerektiğini söyledi.

Birinci, "Artık gitmeniz gerek, gitmek için ne bekliyorsunuz?” diye sordu.

Sahte diploma skandalı ve üniversitelerde yaşanan sorunlara değinen Birinci, ülkede tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi enflasyonu yaşandığını, üniversitelerin denetlemesi ve kalitesi konusunda yapılan uyarıların dinlenmediğini kaydetti.

Bu konuda da hükümet edenleri eleştiren Birinci, tüm üniversitelerin kötü olduğunu söylemediğini, ancak yeni bir akreditasyonla, şeffaf bir denetleme sisteminin kurulması gerektiğini söyledi.

Ülkede sekiz tıp fakültesi olduğuna dikkat çeken Birinci, tıp fakültesi açılabilmesinin kriterlerine dikkat çekerek, tüm üniversitelerin yeni bir akreditasyon ve kalite denetiminin yapılması gerektiğini yineledi.

Sağlık hizmetleri konusunda yaşanan sıkıntılara da değinen Birinci, vatandaşların sağlık hizmeti alamadığını, hastaların doktora, ilaca ulaşamadıklarını, sağlık çalışanlarının ise risk altında ve mutsuz olarak çalıştıklarını kaydetti.

Nüfusu bilmeden planlama yapılabilmesinin mümkün olmadığına işaret eden Birinci, her bölgenin kendine özel sorunları olduğunu söyledi.

Bütün sağlık altyapısının desteklenmesi gerektiğini belirten Birinci, eksikler konusunda rakamlar verdi.

Kanser hastaları için hayati önem taşıyan “PET/CT” cihazının Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine bir an önce alınması gerektiğini vurgulayan Birinci, başta tüberküloz olmak üzere ülkede artan bulaşıcı hastalıklar konusunda uyarılarda bulundu.

Birinci, Sağlık Bakanlığının bu konuda da hızla önlem alması, bu konularda ciddi planlamalar yapılması gerektiğini kaydetti.

Ceyhun Birinci, ülkede yeni tespit edilen kanser tanılarının çok fazla olduğunu, koruyucu sağlık hizmetlerinin arttırılması ve taramaların her bölgeye yayılması gerektiğini vurguladı.

Sağlık ocakları/merkezleri, laboratuvarlar, ambulans, doktor, ekipman, ilaç, personel eksiklikleri, sigortalı hastaların ilaca erişimi gibi konulara değinen Birinci, asistan hekimlerin yaşadığı sıkıntılar, maaş, ücret ve ödeneklerinde adaletsizlikler olduğunu, bu sorunun bir an önce düzeltilmesinin şart olduğunu söyledi.

Birinci, acilen nüfus sayımı ve planlanmasını yapılması gerektiğine de dikkat çekerek, evdeki yaşlı kronik hastalara sağlık hizmeti götürülmesi ihtiyacına işaret etti.

-Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, Ceyhun Birinci’ye cevaben yaptığı konuşmada, göreve geldiği günden bu yana sağlık merkezleri konusundaki iyileştirmelere değinerek, sağlık merkezlerinin sayısının arttırıldığını, hekimleri, uzmanları ve verilen hizmetleri arttırdıklarını söyledi.

Yeni hastaneler konusunda da bilgiler veren Bakan Dinçyürek, projelerin hızla devam ettiğini, alet edevat eksikliklerinin giderilmesi için çalışmalar yaptıklarını ve bunları kamuoyuyla paylaştıklarını kaydetti.

Ürolojide son bir ayda yapılan ameliyatlara değinen Dinçyürek, ambulansların hem sayısının arttırılması, hem iyileştirilmesi konusunda çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Tüberküloz konusunda üçüncü dünya ülkelerinden gelenlere taramalar yapıldığını, tedavi ve takip konusunda sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Dinçyürek, kızamık vakalarında artış olduğuna dair bir veri olmadığını kaydetti.

Kanser taramaları konusunda hemfikir olduklarını, bu konuda da ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Dinçyürek, sağlıkta bazı sıkıntılar olduğunu, her gün üzerine koya koya sağlık hizmetlerini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi.

-"750 milyon TL'lik ilaç ihalesi tamamlandı"

Bakan Dinçyürek, 750 milyon TL’lik ilaç ihalesinin tamamlandığını belirterek, “sıra ilaçların alınmasına geldi.” dedi.

Tamamen ilaç içeriği eşit birden çok ilaç olduğunu ancak ilaç ve eczacılık sisteminde farklı isimle arandığında ilacın yok gibi göründüğünü, dolayısıyla var olduğu halde erişilemeyen ilaca erişim sorununu çözeceklerini belirten Bakan Dinçyürek, ilaçta otomasyona geçilmesi için çalışmaların devam ettiğini, düzenlemeleri tamamlamaya çalıştıklarını anlattı.

Asistanlar konusunda yaşanan sorunlara katıldığını, her asistanın artık birer hekim olduğunu, dolayısıyla çalışma koşullarının kendileri için önemli olduğunu belirten Bakan Dinçyürek, bu konuda ilgililerle toplantılar yaparak imkanlar doğrultusunda bir iyileştirilme yapılabilmesi için görüş alışverişinde bulunacaklarını, bir orta yolun bulunacağını ve buna uygun adımlar atılacağını vurguladı.

Bakan Dinçyürek, kürsüden milletvekillerinin sorularını da yanıtladı.

-Çolakoğlu  

“Yaşlılarımız ve Çirkef Yatağında Gülistan Olur mu?” konulu konuşma yapan CTP Mağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu da, yaşlıların yaşadıklarını sıkıntılara değinerek, yaşlıların bugün ilaca erişimde büyük zorluklar yaşadıklarını, ayda bire denk gelen elektrik zammıyla karşı karşıya kaldıklarını, alım güçlerinin her geçen gün zayıfladığını, her geçen gün güvenlik korkusu yaşadıklarını kaydetti.

“Yaşlılara Saygı Haftasında” yaşlılara iyi haberler, sorunlarının çözüldüğüne dair müjdeler vermek istediğini ancak, geçen yıldan bu yana yaşlılara verilen hizmetin geliştirilemediğini ifade eden Çolakoğlu, Huzurevi Yasası ve Özel Huzurevleri Yasası’nın hiçbir şekilde uygulamaya konulamadığına dikkat çekti.  

Her iki yasanın da birtakım eksiklikleri olmasına rağmen hiçbir maddesinin yürürlüğe konulamadığını belirten Çolakoğlu, huzurevlerinin kriterleri konusunda örnekler verdi.

"Huzurevi nitelemesi yapılan yerler maalesef bakımevi niteliğindedir" diyen Çolakoğlu, yaşlıların bakım ve rehabilitasyonlarıyla ilgili ciddi planlamaların yapılması gerektiğini anlattı.

Koruyucu sağlık hizmetleri konusunda yerel yönetimlerin verdiği katkının desteklenmesi ve devletin yerel yönetimlerle hareket etmesi gerektiğini ifade eden Çolakoğlu, huzurevleri konusundaki önerilerini okudu.

-Rogers

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers “Eğitim Kurumları, Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı” konusunda güncel konuşma yaptı.  

Rogers, eğitim kurumları konusunda yaşanan sıkıntılara değinerek, ülkede birçok konuda olduğu gibi Milli Eğitim Bakanı ve YÖDAK’ın da üzerine düşen görevleri yapmadığını söyledi.

Üniversitelerin YÖDAK, eğitim kurumlarının ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından izinlendirilip değerlendirildiğini ifade eden Rogers, bu eğitim kurumlarına gelen öğrenci rakamlarının gerçekleri yansıtıp yansıtmadığını sorarak, bu eğitim kurumlarına gelen öğrencilerin muhaceret izinlerinin sorgulanmadığını kaydetti.

Ülkeye eğitim kurumlarında eğitim almak için gelenlerin yüzde 87’sinin ortada olmadığını söyleyen Rogers, bu bilgilerin muhaceret tarafından verildiğini kaydetti.

"Cyprus Massachusetts Center of Innovation’un eğitim kurumu diye izin alıp üniversite diye eğitim verip, ön lisans diploması dağıttığını ve herkesin uyuduğunu" söyleyen Rogers, “Ondan sonra da soruyoruz bu eğitim kurumuna talep neden arttı diye. Talep, ikamet izni verdiğiniz ve öğrencilerin nereye gittiğini denetlemediğiniz için arttı.” dedi.  

Rogers, polis kayıtlarına bakıldığına, söz konusu eğitim kurumunun 79 öğrencisi olduğunu, bunlardan sadece 16’ısına ulaşılabildiğine değindi.  

Kalfalık ve ustalık belgelerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilmeye başladığını, ülkedeki eğitim kurumlarına gelenlerin kaç tanesin ustalık belgesi için başvurduğunun ise hiç sorgulanmadığına işaret eden Rogers, “Ülkede 39 eğitim kurumu var, 5 bin kişi kayıtlı görünüyor. Eğitim kurumlarına bakıldığında öğrenci yok denecek kadar az veya ustalık belgesi için başvuran kişi sayısı yok denecek kadar az.” dedi.

Mesleki Teknik Öğretim Dairesinin de artık herhangi bir arz olması halinde kurslar açılabildiğini, bütün bunlar devam ederken neden iki aylık kursa gelen öğrencilere bir yıllık ikamet izni verip sonra ne yaptıklarının denetlenmediğini soran Rogers, denetlenmeyen bu insanların bir çoğunun suça karıştığını ve hapishanelerin dolduğunu, halkın vergilerinin de bu insanların bakımına harcandığını söyledi.  

Ülkede çalışma izinleriyle ilgili de çok ciddi sıkıntılar olduğuna değinen Rogers, gerçekte eğitim vermeyen eğitim kurumlarının hemen kapatılması için hükümete çağrı yaptı.

-Oğuz

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da Rogers’e verdiği cevapta, yaşanan sıkıntılara katıldığını ifade ederek, bugün Bakanlar Kuruluna İkamet Tüzüğü konusunda bir değişiklik getirileceğini belirterek, ülkeye geliş koşullarında daha ciddi tedbirler alınacağını kaydetti.

İlgili tüzük değişikliğini bugün geçirdikten sonra, eğitim kurumlarıyla ilgili ciddi bir çalışma yapılacağını ifade eden Oğuz, aktif öğrenci sayısının pasif öğrenci sayısından daha az olduğunu, bundan sonra gerçekten eğitim yapmayan eğitim kurularının kapatılacağını ve denetim mekanizmasının ciddiyetle işletileceğini vurguladı.