Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Kanal T’de Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programında değerlendirmelerde bulundu.
Serdaroğlu, Çalışma Bakanlığı’nın Akol Grubu’na yönelik gerçekleştirdiği denetimleri değerlendirerek, denetimlerin bütün işletmelere eşit ve şeffaf biçimde uygulanması gerektiğini söyledi.
Programda, Akol Grubu bünyesindeki Bağımsız Gazete ve Kanal T’nin Silo faciasında Çalışma Bakanlığı’nın sorumluluğunu gündeme taşıyan yayınlarının ardından Akol şantiyelerinde denetim yapıldığına dikkat çekildi.
Denetim yapılmasına karşı olmadıklarını vurgulayan Serdaroğlu, yalnızca belirli bir işletmeye yönelinmesinin denetimin amacı konusunda soru işaretleri yarattığını savundu.
Serdaroğlu, “Denetim olması lazım mı? Biz en başta denetimin olması gerektiğini savunanlarız. Denetim olsun ancak baskın ve korku verme şeklinde olmasın” dedi.
“Eleştirinin ardından denetim yapılması düşündürücü”
Akol Grubu’na yönelik denetimin, Çalışma Bakanlığı’nı eleştiren yayınların hemen ardından yapılmasına dikkat çeken Serdaroğlu, bunun eleştirenleri susturmaya yönelik bir girişim olduğu izlenimi verdiğini ileri sürdü.
Serdaroğlu, daha önce de hükümet yetkililerini eleştiren bazı işletmelere yönelik benzer uygulamalar yapıldığını iddia ederek, denetimlerin siyasi tepkiye göre değil, önceden belirlenmiş objektif kurallar doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Akol Grubu’nun yaptığı haberlerin Çalışma Bakanı’nı rahatsız etmiş olabileceğini savunan Serdaroğlu, “Verilmek istenen mesaj, ‘Benim hakkımda yazmaya devam edersen seni denetimlerle rahatsız ederim’ şeklindedir. Eleştirenleri bu yöntemle susturmaya çalışmak doğru değildir” ifadelerini kullandı.
Yeltekin’in açıklamasına verilen yanıta tepki
Serdaroğlu, Hür-İş Genel Sekreteri ve Liman-Sen Başkanı Ali Yeltekin’in liman işçileriyle ilgili açıklamasına Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun verdiği yanıtı da eleştirdi.
Yeltekin’in açıklamasında geminin kaptanı veya mürettebatını değil, liman çalışanlarını ve limandaki toplu iş sözleşmesinin uygulanmamasını gündeme getirdiğini belirten Serdaroğlu, Hasipoğlu’nun “elma ile armudu karıştırıyor” şeklindeki değerlendirmesinin konuyu yanlış anlamaktan kaynaklandığını savundu.
Serdaroğlu, “Sayın Yeltekin elma ile armudu karıştırmadı. Söylediği konu liman ve liman işçileriydi. Bakan, açıklamayı okumadan mürettebat ve gemi çalışanları hakkında konuşulduğunu düşünmüş olabilir” dedi.
“Denetlenecekse bütün iş yerleri denetlenmeli”
Çalışma Bakanlığı’nın temel görevinin bütün iş yerlerinde çalışma yaşamını, iş sağlığını ve güvenliğini denetlemek olduğunu vurgulayan Serdaroğlu, denetimlerin kişi veya kurumlara özel şekilde uygulanamayacağını söyledi.
Serdaroğlu, “Akol Grubu da denetlensin ancak bütün iş yerleri denetlensin. Denetim doğru, şeffaf ve herkese yönelik olmalıdır. Bütün vatandaşlar ve işletmeler eşit muamele görmelidir” ifadelerini kullandı.
Silo faciasında daha önce hazırlanan raporlar ile alınması gereken tedbirlerin de kamuoyuna açıklanmasını isteyen Serdaroğlu, gerekli çalışmaların maliyet nedeniyle ertelenmiş olabileceğini ileri sürdü.
“Bir maliyet ortaya çıktı ve sürekli maliyetten kaçıldığı için gerekli çalışma yapılmadı” diyen Serdaroğlu, “Hiçbir maliyet insan hayatından daha önemli değildir” şeklinde konuştu.
Serdaroğlu: Denetim yapılmalı ancak baskı ve korkutma aracına dönüştürülmemeli
Yorumlar






