Koronavirüs salgınının yayılmasıyla birlikte ABD'de marketlerin, özellikle de temizlik ürünlerinin bulunduğu rafların, bomboş görüldüğü kareler hala hafızalarda yerini koruyor. 

O dönem tuvalet kağıdı kıtlığından duyulan korku, halkı bidelere yöneltti. 

Mart 2020'de yapılan haberlerde ABD merkezli Bronell şirketinin sözcüsü taharet musluklu klozetlere yönelik talepte fırlama gördüklerini söylerken satış rakamının günde bini bulduğunu da sözlerine eklemişti.

Independent Türkçe'nin haberine göre geçen 4 yılın ardından ABD'nin Washington Post gazetesi, bu yeni kullanıcıların bideler hakkında neler düşündüğünü araştırdı. 

"Pandemi sırasında panikle bide aldılar ve bu, hayatlarını değiştirdi" başlıklı haber, taharet musluğuna alışan Amerikalıların asla eski alışkanlıklarına dönmeyi düşünmediklerini aktardı:

Bide alanlar ona gerçekten inandı, ailelerine ve arkadaşlarına yaymaya çalıştı. Bu konuda Birleşik Devletler'in dünyanın diğer bölgelerine yetişmesini sağlamak için uğraştılar.

Salt Lake City civarında yaşayan Rosanne Orgill, kendisiyle tanışmadan önce dünyayı gezen eşinin ABD'de bide kullanılmamasına şaşırdığını sıklıkla söylediğini anlattı. Tuvalet kağıdı kıtlığı üzerine de evlerindeki taharet musluğu eksiğini giderdiklerini belirtti:

Onlara bayılıyorum artık. İnsanlar onsuz nasıl yaşıyor bilmiyorum.

Arlingtonlı Sydney Cano, kendisine bide kullanma tavsiyesi veren Müslüman arkadaşlarını daha önce dinlemediği için pişmanlık duyduğunun altını çiziyor. Taşınabilir taharet aparatı aldığını sözlerine ekliyor:

Hiç abartmıyorum, hayatım gerçekten değişti. Seyahat için de bir tane aldım, böylece hiçbir zaman onsuz kalmıyorum.

Floridalı Ryan Deitsch da çocukken kasırgalar sırasında tuvalet kağıdı depoladıklarını, pandemiyle beraber benzer bir sıkıntı yaşayınca alışkanlıklarını sorguladığını söyledi: 

Yaptığımız şeylerin doğru olduğundan, en iyisini yaptığımızdan emin miyiz? Başka yol yok mu? İnsanlar gündelik alışkanlıklarını parça parça sorgulamaya başladı. Benim gibi pek çok kişi de bide aldı.

Tuvalet kağıdı kullanmayarak çevreye zararını azalttığını, daha az para harcadığını ve daha temiz hissettiğini belirten Deitsch, taharet musluğu hakkında "Gerçek bir fanı oldum" diyor. Artık New York'ta bir kiracı olduğunu hatırlatarak tutacağı evin bide takmaya uygunluğunun da tercihinde büyük rol oynayacağını vurguluyor. 

BidetKing.com'un kurucusu James Lin, Kovid-19 pandemisinin başlarını hatırlatırken "ABD'de endüstri coşmuştu. İsteseniz de bide alamıyordunuz. Hepsi tükenmişti" ifadelerini kullanıyor. 

Özellikle Asya, Avrupa ve Güney Amerika'da taharet musluğu kullanılıyor. 

Kişi başına düşen tuvalet kağıdı tüketiminde dünya lideri olan ABD, bide kullanımında hâlâ gerilerde. 

Japonya'da her 10 haneden 8'inde bide bulunurken ABD'de bu oran yalnızca yüzde 6. Ancak YouGov'un ABD'de düzenlediği bir ankete göre yüzde 41'lik bir kesim evine bide yaptırmaya sıcak bakıyor. 

Amerikalıların birbirine bide hediye etmek gibi bir alışkanlık edindikleri de haberde bildirildi. Bir lüks gibi görünen taharet musluğu alışkanlığının bu yolla yayıldığı vurgulandı.