Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Kıbrıs’ta adil ve sürdürülebilir bir çözümün empati, diyalog ve eşit muamele ile mümkün olabileceğini vurgulayarak, Avrupa Birliği ve ilgili tüm aktörleri Kıbrıslı Türk toplumunun hissettiklerini anlamaya davet etti.
TDP’den yapılan açıklamada, Rum Yönetimi’nin, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesi nedeniyle düzenlenen resmi açılış törendeki açıklamalar ve törenin içeriği değerlendirildi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta kapsamlı, adil ve kalıcı çözümün AB için öncelik olmaya devam ettiğini ifade etmesi ve bu kapsamda eski Komisyon Üyesi Johannes Hahn’ın Kıbrıs için AB Özel Temsilcisi olarak atandığını açıklamasının önemli olduğu belirtilen açıklamada, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki sürece destek verilerek, 2026 yılının Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi yönünde bir ivme yılı olarak değerlendirildiği hatırlatıldı.
100’den fazla Kıbrıslı sanatçı ve kültür profesyonelinin yer aldığı programa rağmen, bir sanatçı dışında törende Kıbrıslı Türk toplumunun temsil edilmemesini “ciddi bir eksiklik” olarak değerlendirildiği açıklamada, Kıbrıslı Türk liderlerin, AB tarafından tanınan Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Mehmet Harmancı ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın veya siyasi partilerin davet edilmemesinin, “adil ve kapsayıcı çözüm” söylemiyle çeliştiği kaydedildi.
Açıklamada, “2004 referandumu sonrası Kıbrıs’ın AB üyeliğini hatırlatan bu gece, Kıbrıslı Türklerin varlığının bir kez daha görmezden gelinmesi duygusunu pekiştirdi” denildi.
TDP açıklamasında, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık haklarının yıllardır ihlal edilmesi, mahkeme kararlarına rağmen dosyaların bekletilmesi ve Lefkoşa’nın kuzeyinin AB yatırımlarından dışlanmasının hâlâ yanıtsız bırakıldığına da dikkat çekildi.
Kıbrıs’ta adil ve sürdürülebilir bir çözümün empati, diyalog ve eşit muamele ile mümkün olabileceği vurgulanan açıklamada, Avrupa Birliği ve ilgili tüm aktörler, Kıbrıslı Türk toplumunun hissettiklerini anlamaya davet edildi.
Açıklamada, “Biz varız. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olduğumuz ve bundan sonra oluşturulacak ortak bir devletin siyasi eşit ortağı olacağımız gerçeği unutulmamalıdır. Bu adada varlığımızı, sesimizi ve sözümüzü duyurarak yaşamaya devam edeceğiz.” denildi.





