Yılın kalan bölümünde TL’nin kaderini, ülke içindeki siyasal gelişmeler, para politikasının kredibilitesi ve küresel doların seyrinin belirleyeceği belirtiliyor.

Uzmanlara göre 2026’da kademeli ancak sürekli bir yükseliş izleyen kur üzerinde üç temel baskı unsuru öne çıktı:

1) KKM çözülmesi: Kur Korumalı Mevduat'tan çıkan bir kısım tasarruf sahibinin yeniden dövize yönelmesi talebi artırdı.

2) Yapışkan enflasyon: Yıllık enflasyonun %35 seviyelerinde seyretmesi, TL'nin reel getirisini baskıladı ve güveni zayıflattı.

3) Güçlü küresel dolar: Fed'in faiz indirimlerini geciktirmesi, gelişmekte olan para birimlerinden çıkışa neden oldu.

TCMB DURDURAMADI

TC Merkez Bankası politika faizini %30 civarında sabit tutarak kurdaki oynaklığı sınırlandırsa da, genel değer kaybı eğilimini durduramadı. Avrupa'daki durgunluk ve enerji maliyetleri de cari dengeyi olumsuz etkiledi.

YILSONU BEKLENTİLERİ VE ÜÇ ANA SENARYO

Analistler, 2026 yılının kalan dört ayı için TL’nin seyrine ilişkin üç farklı senaryo üzerinde duruyor. Piyasa katılımcıları arasında yapılan anketlere göre yılsonu dolar kuru beklentisi ortalama 47,50 TL seviyesinde şekilleniyor. Ancak bu ortalamanın altında yatan riskler oldukça geniş.

1. Baz Senaryo: “Yumuşak İniş” (Olasılık: %50)
Bu senaryoya göre TCMB, enflasyondaki düşüşü hızlandırmak için faiz indirimlerine son çeyrekte 500 baz puan ile sınırlı şekilde devam edecek. Hükümetin yeni tasarruf paketleri ve KKM’nin tamamen bitirilmesi ile iç talep dengelenecek. Petrol fiyatlarının varil başına 80 doların altında kalması ve turizm gelirlerinin güçlü seyretmesiyle kurda yılsonuna doğru kademeli bir değer kaybı yaşansa da bir şok yaşanmayacak. Baz senaryoda Dolar/TL’nin yılı 47,00 - 50,00 bandında kapatması bekleniyor.

2. Risk Senaryosu: “Enflasyon- Kur Sarmalı” (Olasılık: %30)
Eğer TCMB, artan enflasyona rağmen büyümeyi desteklemek adına faiz indirimlerine çok agresif başlarsa veya hükümet yılsonu bütçe hedeflerini tutturmak için genişlemeci politikaya yönelirse, TL’deki kayıp hızlanabilir. Özellikle KKM dönüşlerindeki aksaklıklar ve yastık altındaki dövizlerin yeniden bankacılık sistemine girmemesi bu senaryoyu tetikleyebilir. Küresel piyasalarda da gelişen ülkelere yönelik bir satış dalgası yaşanması halinde Dolar/TL’nin yılsonunu 50 TL’nin üzerinde kapatma ihtimali bulunuyor.

3. İyimser Senaryo: “Yabancı Girişi ve Reel Değerlenme” (Olasılık: %20)
Bu senaryonun gerçekleşmesi için iki kilit koşul var: İlk olarak, Türkiye’nin gri listeden çıkarılması sonrası başlayan yabancı tahvil girişinin 2026’nın ikinci yarısında hızlanması; ikinci olarak da Fed’in yılsonunda beklenenden hızlı faiz indirmesi. Bu koşullarda TL’ye yönelik carry trade (faiz getirisi amaçlı döviz kazancı) yeniden cazip hale gelebilir. Enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve swap maliyetlerinin normalleşmesiyle kur, nominal olarak artsa bile sepet kur bazında reel olarak değer kazanabilir. İyimser senaryoda Dolar/TL’nin yılı 43-45 TL bandında kapatması mümkün.