Şair-Gazeteci Ahmet Uçar'ın "Deniz Öksürüğü" başlığını taşıyan ilk şiir kitabı okuruyla buluştu.

   Işık Kitabevi Yayınları'ndan çıkan kitabın tanıtım etkinliği, Işık Kitabevi'nde BLCBRD Social Coffe'de dün akşam gerçekleştirildi.

   Etkinlikte, Ahmet Uçar ile kitabın editörlüğünü üstlenen Halil Karapaşaoğlu konuşma yaptı.

   Etkinlik konuşmaların ardından gerçekleştirilen imza töreniyle sona erdi.

Uçar: Tüm şiirlerde yaşanmışlıklar var

   Şair-Gazeteci Ahmet Uçar, kariyerindeki şiir yolculuğunda iki önemli dönüm noktasının olduğunu, bunlardan birinin Fatoş Avcısoyu Ruso, diğerinin de Halil Karapaşaoğlu ile tanışması olduğunu söyledi.

   Uçar, Ruso’yla tanışmasının ardından şiirin belli bir estetik kurallarının olduğunu öğrendiğini ve bunun birinci dönüm noktası olduğunu dile getirdi.

   İkinci dönüm noktası olarak nitelendirdiği Halil Karapaşaoğlu’yla tanışmasına da değinen Uçar, şiirin tüm kuralların üzerinde olduğunu, şairin özgürlükçü yanını ve şiir ile edebiyatın bu şekilde gelişeceğini gördüğünü belirtti.

   Uçar, Freud’un kişilik kuramından yola çıkarak şairlerin üç döneminin olduğunu, bunların sırasıyla id, süper ego ve ego dönemleri olduğuna dikkat çekti.

   İd döneminde şairin haz tutkusuyla duyguların olduğu gibi sanatsallıktan uzak bir şekilde anlatıldığını; süper ego döneminde şiirin estetik kurallarının olduğunu ve ego döneminde ise hem duyguların hem de estetik kuralların bilincinde olunduğunu, ancak şairin bunları aşması gerektiğinin de fark ettiğini kaydetti.

   Uçar, kitaptaki tüm şiirlerde yaşanmışlıkların olduğunu belirterek özellikle şiirlerinde yer alan "yalnızlık" ve “kimlik problemleri” ve “göç” kelimelerine işaret etti.

   Yalnızlığı varoluşsal bir olay olarak gördüğünü belirten Uçar, şiirlerinde yer alan çocukluğun da varoluşsal bir imge olarak işlendiğini söyledi.

Karapaşaoğlu: Denizin öksürtülmesi çok yaratıcı

    Kitabın editörlüğünü üstlenen Halil Karapaşaoğlu, ülkede şiir yazan çok insan olduğunu, ancak edebiyat ve şiir düşünen çok az kişinin bulunduğunu belirtti.

   Karapaşaoğlu, şiirin çeşitli şekillerde okunabileceğini, bir şiir üzerinden tartışma konusu da belirlenebileceğini söyledi.

   Denizin öksürtülmesinin çok yaratıcı bir imge olduğunu belirten Karapaşaoğlu, Ahmet Uçar'ın şiirlerinde öne çıkan kelimelere dikkat çekti.

   Yorgunluk, çocukluk, yalnızlık, yoksulluk, kimliksizlik ve yüz kelimelerinin "Deniz Öksürüğü" kitabında yer alan şiirlerde çok fazla kullanıldığını belirten Karapaşaoğlu, şairin çocukluk anılarından beslendiğini, birçok şiirde de bunun görüldüğünü söyledi.

   Karapaşaoğlu, ülkede kimlik krizi yaşandığını, şairin şiirlerinde bu konuyu da işlediğini belirtti.